Yaşama Dair Öyküler

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Dünyanın En Zengin Cimrisi

Hetty Green, 1835 yılında Amerika'nın Massachusetts blgesinde doğdu. Babası milyoner bir işadamıydı ve onu iki yaşından itibaren iş yerine gtrmeye başladı. Altı yaşma geldiği zaman, gnlk ekonomi gazeteleri okumaya başlamış ve bankada kendi adına hesap atırmıştı. Babası ldğ zaman kendisine 7.5 milyon dolarlık bir servet kalmıştı. New York'a gitti ve parasını Wall Street'te değerlendirdi. En ucuz lokantalarda yiyor, her kuruşun hesabını yapıyordu. Kısa zamanda dnyanın en zengin, en cimri ve en sevilmeyen insanı olmayı başardı. Kendisine The Witch of Wall Street (Wall Street Cadısı) lakabı takıldı. Otuz yaşında kendisi gibi bir milyoner olan Edward Green ile evlendi. Ned ve Sylvia ismini verdikleri iki ocukları oldu. Hetty'nin cimriliği efsane haline gelmişti. Dkknlarda fiyatlar zerine kavga eder, bir kutu biskvi almak iin drt-beş d

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Yaz Tatili

Geen yaz tatilinde, Edremit'te Maliye Bakanlığı'na ait denize sıfır nefis manzaralı bir yerde, teyzemin davetlisi olarak kalmaya başlamıştım. Binamız drt katlıydı ve bizim dairemiz ikinci kattaydı. Tatilde bir şey dışında her şey yolundaydı. nc katta kalan delikanlı, gnler getike asabımı bozuyordu. Gndz ve gece hemen hemen vaktinin tamamını balkon-da geiriyordu. İyi ama bundan sana ne diyeceksiniz. Balkonda mzik setinin sesini sonuna kadar aıyordu. stelik de dinlediği tek şey hibir şey anlamadığım klasik mzikti. Bir kez olsun plajda ve denizde kendisini grmemiştim. stelik bazen market veya plaj dnş istemeyerek gzm onların balkonuna takılsa gzlerini hep zerimde buluyordum. Ben ona bakınca kendisini geriye ekiyordu. Aslında yakışıklı birisine benziyordu, ama ok ukalaydı. B

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Gelincik

Ailesinin tek varisi o idi. Ailesinden kendisine geniş toprak paraları, bol miktarda para ve gayri menkuller miras kalmıştı. Ambarlarındaki rnlere dadanan farelerin canını sıkmasından başka bir derdi yoktu. Gnlerden bir gn hayvanat bahesinde alışan bir arkadaşına dert yanınca, arkadaşı da ona retim fazlası gelinciklerin hayvanat bahesinde bol miktarda olduğunu, eğer isterse satın alabileceğini syledi. Ancak hayvanat bahesi mdr, gelincik besleme konusunda dikkatli olması gerektiğini, gelinciklerin insanlar gibi kıskan olduklarını syleyince, biraz korkmuş, fakat sonra glp gemişti. Gelincik kısa sre iinde eve, daha doğrusu ambara alışmış, farelerin peşinden ayrılmıyordu. Bu arada kedi, kpek ve gelinciklerden kurulu dnyanın yeterli olmadığını dşnmeye başladı. Elbette şminenin

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Gel de Çık İşin İçinden

23 Mart 1924'te Ronald Opus'un cesedini inceleyen adli tabip, adamın kafasından yediği kurşunla ldğ sonucuna vardı. Ronald Opus, on katlı bir binanın tepesinden, intihar niyetiyle aşağıya atlamıştı. Umutsuzluğunu, geride bıraktığı bir notta aıklıyordu. Ancak dokuzuncu katın nnden geerken, pencereden gelen kurşun başına isabet etmiş, hayatı bu kurşunla sona ermişti. Apartmanın sekizinci kat penceresi dzeyinde cam silicilerini korumak iin konulmuş bir ağ vardı; ama, bu ağın varlığını ne silahı eken, ne de len Ronald Opus biliyordu. Aıkası, kurşun olmasaydı, Opus'un intihar girişimi başarılı olmayacak; zemine akılmadan sekizinci kattaki ağa takılıp kalacaktı. Opus'un, dokuz kat aşağıda yere akılmayıp da dşerken başına gelen kurşunla vurulmuş olması -yere akılmış olsaydı bile- muhtemelen onun lm sebebini intihardan cinayete &cce

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Dublör

Einstein konferanslarına hep şofryle birlikte giderdi. Yine bir konferansa gitmek zere yola ıktıkları bir gn Einstein'ın olduka yorgun grndğn fark eden şofr Einstein'a dedi ki: stadım bu İzafiyet Teorisi'ni, sizinle birlikte en az elli defa takip ettim. Artık btn syleyecekleriniz ezberimde; isterseniz sizin yerinize ben geeyim siz bu arada arka koltuklarda benim giysilerimi giyerek biraz kestirebilirsiniz. Şofrnn sylediklerini nce nemsemeyen Einstein; şofr arabayı srerken btn teoriyi virglne kadar ezbere anlatınca, bu fikre aklı yatmaya başladı. nk o konferanstan birka saat sonra bir konferansı daha vardı. Konferans salonuna girmeden nce Einstein şapka ve pardssn şofrne verdi ve onun şof

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Kurnaz Yaşlı

Emekliliğimde dinlenirim, diyordu, ama evi lisenin tam karşısındaydı ve her akşam lisedeki yaramaz ocuklar, dış kapının yanındaki p kutularına taşlar atıyor, tekmelerle p kutusunu yerlere boşaltıyorlardı. Buna bir are bulmak gerektiğine inanan yaşlı adam bir gn ocukları ağırdı ve onlara, Genler inanın sizin bu neşeniz ve canlılığınız bana genliğimi hatırlatıyor. Ltfen buralardan uzaklaşmayın, bakın her gn gelip bu p kutularını devirip, bağırıp ağırırsanız size ikişer dolar vereceğim, dedi. Genler biraz şaşkınlıkla birlikte bu işi seve seve yapabileceklerini sylediler. Bir hafta bu şekilde inanılmaz grltler yaptılar ve her gn ikişer dolarlarını aldılar. İkinci haftanın başında yaşlı adam genleri yanına ağırdı ve onlara, ocuklar, artık size ikişer dolar veremeyeceğim, ancak birer dolar

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Napolyon'un Rusya Seferi

Napolyon, Rusya ilerinde ilerlerken kk bir kasabada hi ummadığı bir direnişle karşılaşmıştı. O kadar ki, Napolyon'un ordusu bir an dağılmış, Napolyon, Rus askerlerinin nnde kamaya başlamıştı. Dar bir sokakta aresizce bir deri dkkanına girdi ve sahibine onu saklaması karşılığında ok byk bir dlle karşılık vereceğini syledi. Adam onu kşedeki deri yığınının altına gizledi. Az sonra dkkna giren Rus askerleri her yeri aradılar. Yığınları tek tek altst etmek vakit kaybettireceği iin ilerine snglerini batırdılar. Sngler şans eseri Napolyon'a isabet etmedi. Daha sonra Napolyon'un askerleri de dkkana ulaştı. Napolyon adama teşekkr etti ve onu bir kese altınla dllendirdi. Tam dışarı ıkarken dkkn sahibi, Efendim bir şey ğrenmek istemiştim, dedi. &qu

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Ayakkabımın Teki

Bir bilge bir gn tam trene biniyordu ki, ayakkabılardan birisi ayağından ıktı ve yere dşt. Aşağı inip onu alması imkansızdı, nk tren oktan harekete gemişti. Yanındaki arkadaşları ne yapacağını merakla bekliyorlardı. O gayet sakin bir biimde, diğer ayağındaki ayakkabıyı da ıkardı ve az nce dşrdğ ayakkabıya yakın bir yere fırlattı. Talebelerinden birisi dayanamayıp sordu: ... Neden byle yaptınız? Glmseyen bilgenin cevabı gayet basit ama hakikat yklyd.: Demiryolunun zerindeki ayakkabı tekini fakir birisi bulursa, diğer tekini de bulup giyebilsin diye. DERLEYEN... (EDİTR) İletişim:bilgi@

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Ressam

Bir lkenin yle bir padişahı vardı ki; kılı kırk yarar, haklı ile haksızı, doğru ile yanlışı tam ayırır, adaletinde kimsenin şphesi kalmaz, verdiği karar gnl rahatlığı ile herkes tarafından kabul grrd. Bir gn tebaasında bulunan inliler ile Rumlar: - Biz en iyi ressamız! - Hayır, en iyi ressam bizleriz! diye aralarında tartışır, lakin bir sonuca varamazlar. Ulu hakem olarak Padişah'a arz ederler durumlarını. O zamana kadar yaptıklarını bir bir sayar dkerler ve bununla diğerine stnlk kurmaya yol ararlar. Padişah: - Sizi imtihan edeceğim, bakalım hanginiz davasında daha haklı? inliler: - Padişahim; bizlere iki ayrı oda verin, marifetlerimizi bir birimizden habersiz ve gizli olarak icra edelim... Ta ki nihayetinde hakemimiz olarak vereceğin karar ile stn olan belirlensin... Rumlar: - Padişahim:

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
Gerçek Mutluluğun Gizemi

lkesi yerkrenin en nemli blgesinde bir denizden bir denize dek uzanıyordu. Halkı onu ok seviyordu. Rzgarla yarışan svarileri, koca dalgalara kafa tutan kalyonları vardı. Zengindi. Yemek yediği tabaktan su itiği eşmelere dek her şeyi altındandı. Sarayın odaları tıka basa dnyada eşi menendi bulunmayan değerli taşlarla, altın paralarla doluydu. Sarayının eşitli odalarında yaşayan kadınlarına taktığı kolyeler, gerdanlıklar, tek taş pırlantalar, ayaklarındaki halhallar ylesine ağırlık yapıyordu ki kadınlar neredeyse yryemiyordu. Tm diğer lkelerin hkm- ::.. darları onun gc ve zekası karşısında şaşkın ve suskundu. ||| Dnyanın en gl, en zengin ve zeki hkmdarı bir sabah uyandığında yatağından kalkamadı. Kollarını, bacaklarını hareket ettiremiyordu. Yardımcıları

Eklenme Tarihi: 2012-01-28
 Baltayı Bilemek

Bir zamanlar gr ağalarla dolu bir ormanda iki oduncu ağa kesiyorlardı. Birisi sabahları diğerinden ok daha erken kalkıyor, ağaları kesmeye başlıyor, bir ağacı devirir devirmez hemen tekini kesmeye başlıyordu. Dinlenmediği gibi, ğle yemeği iin bile kendine zaman ayırmıyordu. Akşamları ise arkadaşı eve dndkten sonra bile alışmalarını srdryordu. ikincisi ise, ağa keserken zaman zaman dinleniyor, ğleyin gzelce karnını doyuruyor, akşamzeri de evine dnyordu. Bir sre sonra, ikisi de kestikleri odunları ayrı ayrı dizmeye başladılar. Sonu şaşırtıcıydı, ikinci oduncu, ok alışan arkadaşından neredeyse iki kat daha fazla odun kesmişti. ok alışan adam, hayretler iinde: Nasıl olur, anlamıyorum? dedi. Ben senden daha ok alıştım halbuki... &O

Gösterilen Makale 1-11 (Toplam Makale 11)
Sayfa:1