Kuantum Değer Bilirlik Enerjisi

Bahsedeceğimiz manyetik enerji, kişisel alandaki en değerli titreşimlerinizden biridir: Değer bilmek. Şükrederek yaşamayı, içimizdeki ve çevremizdeki değerin bilincine varmayı, zaten sahip olduğumuz bütün güzel şeyleri fark etmeyi seçmektir. Ama bu titreşimi yaratmak için, günlük hayatımızdaki baskın titreşim farkındalık ve minnettarlık olmalıdır. Bu yalnızca idealist bir fantezi değil, gerçek mutluluğun nereden geldiğini değerlendirmek için gerekli bir enerjidir.
Bir şeylerin değerini bilmeden gerçekten mutlu olamazsınız. Mutlu olduğunuz zamanlarda nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı ve kimlerle olduğunuz hatırlayın. Bir an durun ve o güzel zamanlarınızı düşünün, gülümser ve kalbinizde hoş bir rahatlama hissedersiniz. Bu sahneleri hatırladığınızda kendi kendinize sorun, ben bu anlardan neden hoşlanmıştım?
Fark etseniz de etmeseniz de kendinizi değerli bulduğunuz anlarda mutlu olursunuz. Hangi konuda heyecanlandığınızın bir önemi yoktur, önemli olan bir şeyin değerini bilmektir. Bu titreşimi ne kadar çok hissederseniz o kadar mutlu bir hayat yaratırsınız. ; Çekim Yasası'na göre değer bilirlik enerjisi geleceğinizi daha iyi değerlendirmenizi sağlar.
Böylece yetkiyi elinize alır ve kendinizi rahat bırakırsınız, çünkü uzak bir geleceğin belirsiz bir noktasında mutluluğun gelmesini beklemek, mutluluğunuz için daha fazla para, yeni bir aşk, daha büyük bir ev ya da daha iyi bir iş gibi şeylere bel bağlamak zorunda değilsinizdir. İşe önce kendi değerinizi bilerek başlayabilirsiniz. Bunu gerçekten hissetmeye karar verdiğiniz zaman günlük hayatınıza mutluluk katarsınız.Bu, enerji ve bilinç üretiminde çok önemli bir noktadır.
Sizi daha sonra mutlu kılacağını düşündüğünüz için amaçlarınızı izleyebilirsiniz, ama bu durumda şu an mutlu olmanız mümkün değildir. Buna rağmen, her şeyi gerçek bir değerbilirlik filtresinden geçirirseniz, aradığınız şeyi yaratmakla kalmaz, gelecekteki mutluluğu da kendinize çekersiniz.
Hangi var oluş biçiminden geliyorsunuz?
Duygusal hayatımıza baktığımızda, sürekli olarak bir varoluş durumundan diğerine geçtiğimizi görürüz: Bir gün mutlu, ertesi gün mutsuz, bazen heyecanlı, bazen endişeliyiz. Ruhsal durumlarımız dış etkenler tarafından kolaylıkla şekillendirilebilir ve çoğumuz olumsuz etkilere çok daha du-yarlıyızdır. Genellikle kolayca korkar ve bazen ufacık şeylerle kendimizi üzeriz. Peki bu değişimlerin altında yatan nedir?
Daha önce de gördüğünüz gibi, her mutluluk duygusunun altında değer bilme anlayışı yatar. Olumsuz duyguların altında ise bir çeşit memnuniyetsizlik vardır. Siz en çok hangi zihinsel eylemle meşgul oluyorsunuz: Bilinçli olarak şimdiki zamandan keyif almaya, sahip olduğunuz şeylerin farkına varmaya çalışıyor musunuz? Yoksa hayatınıza bakıp kaybettiğiniz şeyleri mi düşünüyorsunuz? Eğer ikincisini yapıyorsanız bu tutumunuzun hem bilincinizi hem de enerjinizi etkilediğini ve zaten hissettiğiniz üzüntüyü sürdürdüğünü bilmelisiniz.
, Bazı insanlar sürekli bir memnuniyetsizlik içinde yaşarlar. Hayattaki gidişatlarından, yanlış giden şeylerden şikayet eder ve sahip olmadıkları şeyleri düşünürler. Hiçbir şeyden mutlu olamayacaklarını düşünürler ve yaydıkları enerji bu üzüntüyü gerçeğe dönüştürür. Evrensel Yasalar şu sonucu değiştirmez: Odaklandığınız şey hayatınıza yayılır. Eğer dikkatinizi sürekli olarak sizde olmayan şeylere veriyorsanız, hayatınızdaki eksiklikler giderek artacaktır.
Sizde eksik olan şeylere odaklanmak çözüm yerine sorunu düşünmek demektir. Bu da başarı bilinci oluşturmayı im-kansızlaştırır, bunun yerine her şeye yokluk bakış açısıyla bakarsınız. Yalnızca bilincinizi oluşturan parçalarını düşünün: Bu parçalardan ilki algılamadır. Kendini yoklukla özdeşleştirmek mutsuzluk duygusu yaratan neuropeptitler üretir, ama bu olumsuz bilinç yaratımını hızlandırır.
İkinci bölüm hayal gücüdür. Yokluk görüntüsü sizi muhtaç, ısrarcı ve korku dolu biri haline getiren mahrumiyetin, karanlık bir boşluğun imgesidir, Çelişki Yasasının zorlayıcı güçlerini devreye sokar.
Bilincinizi oluşturan son parça ise beklentilerinizdir. Her şeyi yokluk içinde görmeye eğilimli olduğunuzda nasıl beklentilere sahip olduğunuzu inceleyin. Beklentiniz neyse başınıza gelen de odur.

Bazı insanlar genel memnuniyetsizliklerini belirli olaylara yüklerler. Örneğin, kilolarından asla memnun olmayan çok sayıda müşterim var. Bunlardan biri hayatındaki her şeyi, her deneyimi, ilişkiyi ve sarf ettiği emeği bu sorununa bağladığını açıklamıştı. "40 yaşında" demişti "tropik bir adaya muhteşem bir tatile çıkmıştım, ama hiç mutlu olamadım, çünkü mayoyla ne kadar korkunç göründüğümü düşünüp duruyordum."
Nasıl göründüğünü düşünüp endişelenerek kaybettiği zamanlar için üz1ilüyord*ü. Hayatının çoğunu, yaşadıklarını bu memnuniyetsizlik süzgecinden geçirerek harcadığına inanıyordu. Ama artık eskisinden daha yaşlı ve daha kilolu olmasına rağmen, kilosuyla ilgili endişelerinin gerçek mutluluğu yaşamasını engellemesine izin vermeyeceğine yemin etti.
Zihinsel odağını bilinçli ve sürekli olarak değiştirme çalışmalarını yaparken, oldukça tuhaf bir olay gerçekleşti, geç-182' miste asla başaramadığı kadar kolay bir şekilde kilo vermeye başladı. Çelişki Yasası doğru söylüyordu: Bu konuyu kafasına takmayı bıraktığında neşe içinde ve kolaylıkla kilo kaybetmeye başlamıştı. Her zaman istediği gibi incecik biri olamasa da, sonunda kendisini, görüntüsüyle ilgili memnuniyetsizliği yüzünden yaşayamadığı mutlu hayata kavuşmuş olarak buldu.
Birçok insansa paraya ve bir şeylere sahip olmaya odaklanır. Ne kadar kazandıklarının hiç önemi yoktur, çünkü bu parayı hiçbir zaman yeterli bulmazlar. Son model bir arabaya sahip olabilirler ama bu da yeterli değildir, çok güzel bir evde yaşayabilirler ama ev yeterince büyük değildir. Sahip olduklarının değerini anlayana kadar, onları gerçekten mutlu edecek şeyi kendilerine çekemezler.
Ne yazık ki birçok insan bir ihtiyaç duygusunun hakimiyeti altındadır: İstediklerini elde etseler de daha fazlasını isterler. Büyük zenginliklere sahip bir kültürümüz var, ama zenginlikler bizi doyurmak yerine yalnızca ihtiyaçlarımızı artırıyor. Memnuniyetsizliğimiz elde ettiklerimizle orantılı olarak artar!
 

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kuantum teorisi - kuantum yaşam - kuantum teorisi - kuantum çekim yasasi - Kuantum Değer Bilirlik Enerjisi -

Yorumlar