Kuantum Amaç Enerjisi

Amaçlarınız var mı? Seçimlerinizde yardımcı olan ve sizi geleceğe taşıyan temel bir ilkeniz ya da başlıca bir amacınız var mı? Eğer yoksa hemen çalışmaya başlamalı, farklı bir yöne doğru hareket etmek için zaman ve enerji harcamak, ve seçiminize giden yoldan asla vazgeçmemelisiniz.
İnsanın bir amacı olmasıyla olmaması arasındaki fark tilt oyunundaki topla bowling topu arasındaki farka benzer. Amaçsızsanız bir olaydan diğerine atlayıp durursunuz, beklenmedik olayların saldırısına uğrarsınız, çıkmaz sokaklarda asıl amacınızdan saparak ilerlersiniz. Hayatınız bir tilt oyununa benzer, enerjiniz etrafa saçılır ve sonuçlarda şansın etkisi olur.
Amaç ve kararlılıkla yaşamak sizi hayatınızın merkezine koyar ve odaklar, doğru yola doğru iter. Enerjiniz ve hayatınız amacınıza giden yolda, bowling topu gibi dolaysız bir yol izleyerek ilerliyor demektir. Elbette enerjinizdeki küçük bir
değişiklikle topu her zaman kenardaki oluğa atma olasılığınız vardır, ama anlamlı bir titreşim sonunda kusursuz bir vuruş yapmanızı sağlayacaktır.
Başlıca amacınız nedir diye sorsak ne dersiniz? Düşünmek için biraz zaman ayırın. Eğer yanıtınız işinizle ilgiliyse yeniden düşünün, bu sizin profesyonel amacınızdır. Amacınızın ailenizle ilgili olduğunu düşünüyorsanız, bir kere daha denemelisiniz, çünkü bu da sizin kişisel amacınızdır.
Başlıca amacınızın sizden başka bir şeyle ilgisi olamaz, amacınız içinizdeki hayatla ilgilidir. Anne karnından ölüme kadar geçen zamanda gerçekleştirilmesi gereken çok önemli bir şey vardır. Bu büyük bir ev sahibi olmaktan ya da golf kulübüne üye olmaktan, servetten hatta ünden daha önemlidir: hayatı terk ettiğinizde yanınıza alacağınız tek şey kendi kişisel ve manevi gelişiminizdir.
Başlıca demek ilk ve en önemli olan demektir, ruhsal — amacınızı tanımlamak için bu iki anlam da kullanılır. Bu gerçeğe ulaşmanın ilk motivasyonu ve onu sürdürmenin en önemli nedendir. Algı açıklığı, kendine hakim olma ve sevgiyi derinleştirme, insani deneyimlerimizin başlıca anlamı olan manevi öz sürecinin parçalarıdır. Bu nitelikler hayatınızın merkezinde oldukları sürece, enerji ve bilinçliliğe doğru dramatik bir kayış yaratırsınız ve böylece diğer bütün amaçlarınız da bir düzene girer.
Manevi amacınızın ne olduğunu yalnızca siz belirleyebilirsiniz, ama genellikle bu amaç aşkla ilgilidir. Konu ister kendiniz ya da başkalarıyla ilgilenmek, ister Tanrı ve evren ile ilişkinizde daha büyük bir tutkuyu keşfetmeyi öğrenmek olsun, sevgi bizim en büyük eğitimimizdir. Ve bu eğitimi aldığımızda, bilinçle uygulamamız gerekir. Yayılan Etki Yasası da bu noktaya değinir.
Nefreti bırakıp sevgiyle yaşamayı seçersek, yarattığımız enerji yalnızca bizim dünyamıza değil herkesin dünyasına yayılır. Bazen bütün gün şu sözleri tekrarlıyorum: Sevgiyi seç, sevgiyi seç, sevgiyi seç. Eğer aynaya bakıp kendimi eleştiriyorsam, hemen bu olumsuz düşünceyi bir kenara bırakıyor ve "sevgiyi seç" diye tekrarlıyorum. Eğer biri işime engel oluyorsa, öfkelenmiyorum, derin bir nefes alıp kendi kendime hatırlatıyorum: Sevgiyi seç. Eğer iş yerinde biri bana sorun çıkarmaya çalışıyorsa, üzerime gelen nefrete bakıyorum ve yalnızca kendi kendime tekrar ediyorum: Sevgi, Sevgi, Sevgi.
Manevi amaç olarak sevgiyi seçmek, bir yeni çağ saçmalığı, anlamsız bir amaç değildir. Güçlü bir enerji seçimidir, ağır, yoğun, dünyevi bir titreşimden, hafif, akıcı ve çok çekici bir titreşime geçme sürecidir. Sonuç olarak manevi amacınız kişisel ve profesyonel amacınızdan tamamen farklı olamaz. Bu manevi önceliğiniz için ne kadar çok çalışırsanız, titreşiminiz her alana o kadar çok yayılır.
Bütün amaglerımın ortak bir noktasını bulabildiğim ve meslek olarak yapmayı sevdiğim bir işi seçebildiğim için son derece şanslı biri olduğumu düşünüyorum. Hayatımın başlıca manevi amacının Tanrısal sevgiyi mümkün olan her boyutta yaşamak ve sonra bunu dünyaya yaymak olduğunu hissediyorum. Bir yazar, konuşmacı ve danışman olarak bu karar, profesyonel amacımın da büyük bir parçası halini aldı. Elbette kişisel hayatımda bir eş ve anne olarak da en önemli amacım bu. Son yıllarda, bir de evlat edinme savunuculuğu görevini üstlendim. Bu özellikle çok tatmin edici bir iş, çünkü sevgiyi kalbime çok yakın bir yerde tutyor.
Sayısız insan manevi, kişisel ya da profesyonel amacını bulmak için uğraşmaktadır. Amaçlarını bulamamalarının sebebi amaçları ve motivasyonları arasındaki çelişkidir. Her ay kiranızı ödemeye motive olmuş olabilirsiniz ama bu hayatınızın amacı mıdır? Eğer çoğu insan gibiyseniz, genellikle acil ihtiyaçlarınıza göre şartlanırsınız, bu ihtiyaçlar da amaç olmaktan çıkıp hayatın zorlayıcı güçleri halini alırlar.
Ama enerjinizi Evrensel Yasalara göre düzenlemeniz için amacınızın ne olduğunu belirlemek ve sonra ona saygı duymak zorundasınız. Hayatınıza katabileceğiniz en zorlayıcı ve manyetik değer tutkunuzu ateşleyen kıvılcımdır.
Tutku + Amaç = Güç
Bir çok insanın başarmak istediği şey için neyi amaçlaması ya da ne yapması gerektiğini gerçekten bilmediğini, ama buna rağmen başarıyla ilgili nasıl hayaller kurduğunu görmek beni her Saman şaşırtır! Bir çok insan bana çok zengin ya da ünlü olmak istediklerini söylemiştir, onlara bunu nasıl yapacaklarını sorduğumda ise kesinlikle hiçbir yanıt veremezler. Ama eğer amacınızı net olarak belirlemediyseniz elde etmeniz imkansızdır. Başlangıç noktasında net bir yol çiz-168) mediyseniz, arzularınızı gerçeğe dönüştürmek için yeterince odaklanamazsınız.
Bir hayalciyle, eylemci arasında büyük bir fark vardır. Hayalci insan kendini hayalinde güzel bir araba kullanırken, egzotik ülkelere yolculuk yaparken canlandırır, ama bunun nasıl gerçekleşeceğiyle ilgili hiçbir fikir yürütmez. Amaçsız hayaller, içinde hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceği, başarının elde edilemeyeceği bir hareket ve enerji boşluğu yaratır.
Bütün hayatları boyunca sıkıcı bir işte öfkeyle çalışan ve hala piyango kazanmayı ya da beklenmedik bir mirasa konmayı bekleyen sayısız insan vardır. İstedikleri şeye sahip olan insanları kıskanırlar, bu duyguya kendi amaçsızlıklarının eklenmesi yalnızca, kıskandıkları şeyi kendilerinden uzaklaştıran daha iç karartıcı enerji yaymalarına neden olur.
Eylemci bu tuzağın farkındadır. Hayalci gibi davranmaz, ne tür bir işi gerçekleştirmeye çalışacağını belirler. Onun da bir hayali vardır, ama bu hayali gerçekleştirmek için ne gerektiğini bilir ve gereken herşeyi yapmaya hazırdır. Amaçsız biri gibi, eylemci de kendini pahalı bir araba kullanırken ya da dünyayı jetle dolaşırken hayal eder ama bu görüntüleri sağlam bir kişisel amaç, planlama, aktivite ve gerçek bir tutku üzerine kurar, bu da enerjinin etkisini artırır. İşi gerçekleştirmeye çalışmak için ne kadar istekli olursanız başarı o kadar yakındır.
Peki tutkuyla bağlanacağınız bir amaç nasıl bulacaksınız? Bazı insanlar erken yaşlarda ne tür bir yol izleyeceklerine karar verecek kadar şanslıdırlar. Onlar içsel bir bilgiyle ya da doğal bir yetenekle hareket ederler, güdülenirler. Eğer bu yolda devam ederlerse hem kişisel hem de maddi açıdan tatmin olacakları bir iş bulurlar.
Oysa çok fazla insan mesleğini bilinçli olarak seçmez. Rastlantılar ya da beklenmedik olaylar kariyerlerini belirler. 18 yaşında geçici olarak girdikleri bir işte 30 yıl boyunca çalışan birçok insan tanıyorum. Eğer şansları varsa izledikleri yol onlara mutluluk ve tatmin getirir.
Ama pek çok insan iyi bir iş bulma şansına sahip değildir. İşin kendilerine uygun olup olmadığını anlamaya çalışarak, gerçekten mutlu olsalar da olmasalar da yıllarca aynı yerde çalışırlar. Alışkanlıkları yüzünden, içinde bulundukları durumu korumak için hayallerinden vazgeçmeyi tercih ederek aynı yerde kalmayı seçerler. Kolayı seçmenin rahatlığı oldukça çekicidir. Mutlu olmasanız bile bu rahatlığa alışırsınız, hele yeterince iyi para kazanıyorsanız iş daha cazip hale gelir. Ne yazık ki kazanç ve alışkanlık birleşimi bir tuzak olabilir.
Bu tuzak korkudur ve umutlarınızla hayal gücünüzü çelik bir parmaklık gibi sarar. Kendinizi hoşlanmadığınız bir işte iyi para kazanırken görünce, sevdiğiniz bir işi yaptığınız takdirde aynı parayı kazanamayacağınız korkusuyla hızla kapanır. İronik olan, size mutluluk getireceğini düşündüğünüz parayı elde etmek için mutluluğunuzdan vazgeçmeye istekli olmanızdır! İnsanlar yıllar, on yıllar hatta bütün hayatları boyunca bu tuzakta kısılı kalırlar. Şöyle düşünürler: Yeni bir şey denersem asla başaramam. Bu işi uzun yıllardır yapıyorum, yeni bir şeye başlamak için çok geç.
Ama tutkunuzu kıvılcımlayacak ve sizi hoşlandığınız bir şeyin peşine düşürecek amacı bulmak için asla geç değildir. Çünkü diğer yandan, hoşlanmadığınız bir alanda ya da nefret ettiğiniz bir işte gerçek başarıyı elde etmeniz neredeyse imkansızdır. Olumsuz duyguların çevresindeki titreşimler hayatınıza hiçbir neşeli şeyi çekmeyecek kadar yıpratıcıdır.
Diğer taraftan, tutku işte başarının katalizörüdür. Çünkü hayatınıza saf arzunu-n enerjisini, heyecanı katar. Bu ateş olmadığı sürece Evrensel kanunları harekete geçirecek gerekli heyecan seviyesini yaratamazsınız. Ama tutku olduğunda heyecan sizi hareket etmeye iter ve enerji alanlarını ateşleyerek muhteşem sonuçlara ulaştırır.
Başarı günlüğü
Amacınızı ve büyük olasılıkla kişisel tutkunuzu ateşleyecek hedeflerinizi belirlemeye yardımcı olacak bazı ipuçları aşağıdadır. Bu alıştırmayı günlüğünüze uygulamak için zaman ayırın ve her maddeyi ciddiye aldığınızdan emin olun. Kişisel ve profesyonel amaçlarınızın sizin kişiliğinizi anlattığını unutmayın.
•   Sizi benzersiz yapan şeylerin listesini çıkarın. Buna, yapmaktan hoşlandığınız etkinlikler gibi kişisel ilgi alanlarınız da dahildir. (Örneğin: politikayla ilgilenmek, futboldan, ata binmekten hoşlanmak)
•   Şimdi bu listeyi gözden geçirin ve her biriyle ilgili yapabileceğiniz çalışmaları, hobileri yazın. Eğer yanıt bulamıyorsanız araştırma yapın.
•   Verdiğiniz yanıtları düşünün. Bu uğraşlardan hangileri sizin için profesyonel bir amaç haline gelebilir? Hangisi sizi daha çok heyecanlandırıyor?
Memnuniyet duymak için amacınız, kişisel değerlerinizi yansıtmalıdır. Eğer amacınız gerçek düşüncelerinizle çelişiyorsa, kendinizi sürekli olarak dengesiz hissedersiniz, hatta neredeyse bir yalanı yaşarsınız. Enerjiniz zehirlenir ve asla gerçekten mutlu olmazsınız. Bunu aklınızda tutun ve diğer adımlara geçin.
•   En değer verdiğiniz şeylerin listesini yapın. Bu listeye para maddesini de ekleyebilirsiniz ama listenizi bununla sınırlandırmayın. Maddelerden bazıları önceki listenizde de bulunabilirler. (Örneğin: aile ve arkadaşlarınızla geçirdiğiniz zaman, açık hava etkinlikleri, dini ya da ruhani arayış.)
•   Hangi amaç, -kişisel ya da profesyonel- bu değerlere öncelik verir?
•   Bu amacı günlük hayatınızın bir parçası yapmak için ne gerekir?
Bunlar çok önemli1; hatta yaşam değiştirici sorulardır ve eğer gerçek bir başarı deneyimi yaşamak istiyorsanız dürüstçe yanıt vermeniz gerekir. Bu Saf Arzu yasasının çekimi en kuvvetli enerjisidir. Çünkü kişisel amaçla uyum içinde yaşamak oldukça dinamik ve çekici bir titreşim yaratır. Kararlılık (iyimserlikle beraber) tutkulu bir yaşam yaratmanın en önemli şartıdır. Bu şart çekim sürecinin arkasındaki en büyük güç, kişisel memnuniyetin en önemli kaynağıdır.
Eğer amacınız işinizle uyum içindeyse, şöyle hissedersiniz: Bu benim. Yapmam gereken şey bu. Kariyer yolunuza bakıp bu şekilde düşünebiliyorsanız, genel olarak zaten başarıyı elde etmişsinizdir.
Güçlü bir amaç için olumlamalar
•   Amacım, mutlu ve umutlu bir hayat sürdürmek.
•   Her gün sevgiye, anlayışa ve güvene ulaşmaya çalışıyorum.
Kuantum Başarı
Tutkuyla ve kişisel güçle yaşıyorum. Her zaman kendim gibi davranıyorum.
Her şeyi sıraya koyarak yaşıyorum. Amacımın merkezinde ve ona odaklı kalıyorum. Kararlıyım.           
Mutluluğun peşinde olmak bana güven veriyor. Kendimi onurlandıracak seçimler yapıyorum.
 

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kuantum teorisi - kuantum yaşam - kuantum teorisi - kuantum çekim yasasi - Kuantum Amaç Enerjisi -

Yorumlar