ZORLUKLAR

ZORLUKLAR
Doğru tutumumuzu ve belli bir ölçüde esnekliğimizi koruduğumuz sürece, günlük hayatımızdaki iniş çıkışlara karşı azimli olabiliriz. Zorlu, yönlenmiş olursak ve daha öncekilerden daha sıkı çalışırsak, o "torpidolara lanet olsun" yaklaşımını koruyabilir ve yolumuza çıkan engellere değil, ihtiyacımız olan şeylere odaklanabiliriz.
Hepimiz karşılaşabileceğimiz ve önceden bilebileceğimiz zorluklara karşı kendimizi önceden hazırlamalıyız. Örneğin, büyük yeni oyuncuları Kentucky'ye gelmeye ikna edebileceğimizi ama bunun yanında ülkedeki en iyi o-yuncuların hepsini alamayacağımızı biliyorum. Ayrıca bir sezondaki oyunların hepsini tek tek kazanamayacağımızı da biliyorum. Ve siz de her müşteriden düşündüğünüz rakamı alamayacağınızı veya daima en iyi fikirleri veren tek kişi olamayacağınızı ya da bir rakibin tüm hücumlarına karşı koyamayacağınızı biliyorsunuz.
Diğer bir deyişle, hayatın mükemmel olmayacağını umabiliriz ve bunu bilirsek, o zaman oyundan çıkma fikrinin cazibesine karşı koyabiliriz.
Ancak, hayat yolunuzda karşınıza çıkacak tüm engellere dayanacak kadar güçlü olsanız bile, sizi tamamen yere yapıştıracak aksi bir olayla karşılaşabilirsiniz. Bu kontrolünüz dışında gelişen ve hayatınızı ya da sağlığınızı çok derinden etkileyerek rüyalarınızın sonu gibi görünen bir olay olabilir. Ya da söz konusu olan sizi tamamen yıkan bir hatadır ve tamamlamak için çok uğraştığınız her bir şeyi sorgulamanıza neden olabilir. Maddi bir kayıp olsun, meslektaşlarınızın saygısını kaybetmek olsun, ya da sevdiklerinizi kaybetmek veya benzeri başka travmatik olaylar olsun, bu büyük sorunlar sizi kendinizle ilgili kuşkularınızla başbaşa bırakır ve herşeyin yine eskisi gibi iyi olup olamayacağını merak edersiniz.
Zorluklar her zaman, hepimizin başına gelir. Bazı zorluklar orada, köşe başında sizi bekleyecekler, bazıları da ansızın karşınıza çıkacaktır. Onlar da yediğimiz yemek ve soluduğumuz hava gibi, hayatın bir parçasıdır. Varlıklarını yadsımak, büyük bir kişisel aldatmacadır.
Ama şunu da kabul etmelisiniz ki, tarih kendilerini kolaylıkla ruhen yıkabilecek ve tozun toprağın üzerine savurabilecek güçlüklerle mücadele ederek büyük başarılar yaratan erkek ve kadınların örnekleriyle doludur. Hz. Musa bir kekemeydi ama yine de Tanrı'nın sesi olarak kabul edildi. Abraham Lincoln gelmiş geçmiş en büyük başkanımız olurken zor bir çocukluğun, depresyonların, iki oğlunun ölümünün ve Sivil Savaş sırasındaki sürekli alayların üstesinden geldi. Helen Keller küçüklüğünden itibaren sağır, aptal ve kör olmasına karşın dünyada derin bir iz bıraktı. Franklin Roosevelt'in polyosu vardı. (Polyo: Virüsle bulaşan, genellikle bağırsaklarda parazite neden o-lan oldukça şiddetli bir rahatsızlık. Ç.N.) Wilma Ru-dolph'un da öyle. Rocky Blier, Vietnam'da sakatlanmış olmasına karşın sağlam bir profesyonel futbol kariyerine sahip olmuştu. Bili Clinton Arkansas valiliğini kaybetmesine ve bunu politik kariyerinin sonsuza dek bitmesi olarak düşünmesine karşın Birleşik Devetler'in başkanı oldu.
Bu konuda sonsuz örnekler var, ama siz fikri anlayın.
Bu insanlar zorluklara yüzeysel bakmıyorlardı, aynı zamanda bunları zor şartlarla başa çıkmayı öğrenmek konusunda değerli dersler olarak görüyorlardı.
Bunu nasıl başardılar? Kesin istek, sıkı çalışma, kendilerine olan sarsılmaz inanç ve belki hepsinden daha ö-nemlisi, güçlü bir karakter. Daha fazlası değil. Büyülü iksirler değil. Mucizeler değil. Cennet'ten gelerek hayatlarını değiştiren yıldırımlar da değil.
Bu insanlar yalnızca kendilerine asla vazgeçemeyeceklerini söylüyorlardı.
Elbette ki birçoğumuz Lincoln ya da Roosevelt'in yaptıklarını yapamayız. Yaşadıkları zamandaki şartlar onları biçimlendirdi ve toplum hizmetine yöneltti. Biz, bir savaş sırasında başkan olmayacağız. Bizden zor bir dönemde bir ulusu bir arada tutmamız istenmeyecek.
Yine de bu, büyük işler başarmış insanların hayatlarını bilmenin size bir yararı olmayacağı anlamına gelmez. Bu, o büyük karakterleri oluştururken biraraya getirdikleri tohumları öğrenemeyeceğiniz demek değildir. Bu, o insanların kullanmış oldukları bazı yöntemleri öğrenip bunları kendi hayatınızda kullanamayacağınız veya kesinlikle onlarla mücadele etmemize bir engel olduğu anlamını da taşımaz. Bu büyük insanlar, bizim için önemli modellerdir;
mücadeleleri ve azimleri hepimize ilham verecektir.
Adım 9, yaşamınızdaki zorluklarla mücadele edebilmenize yardımcı olacaktır. Kontrol edebildiğiniz ya da . kaderin korkunç bir patlaması gibi gelen durumlarla başa çıkabilmeniz için size yollar gösterecektir.
Her iki durumda da önemli soru "Neden ben?" yerine "Bu durumla nasıl başa çıkacağım?" olmalıdır.
Zorluğun sizi durdurmasına ve elinizden gelenin daha azmi yapmanızı sağlamasına izin verecek misiniz? Rüyalarınızı durdurmasına izin verecek misiniz? Tam potansiyelinize ulaşmanıza engel olmasına izin verecek misiniz? . Yoksa ondan ders alarak kazanmayı mı öğreneceksiniz?
Sorun budur ve yaptığınız şeyde başarılı olmanız esastır.
Zorluklar bir adım geri çekilerek bulunduğunuz yeri anlamanızı, karşılaştığınız sorunlardan almanız gereken dersleri belirlemenizi sağlar. Ancak kişi olarak kendi değerinizi ve ortaya koyabileceğiniz gücü inceleyerek sağlıklı bir biçimde savaşta geri çekilmenizi sağlayacak stratejinizi belirleyebilirsiniz.

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com


Bu makale şu konularla ilgili olabilir :zor - zorluk - zorluklar -

Yorumlar