Uyku ve Uyku Bozuklukları

Hayatımızın vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri olan uyku, gündüz kaybettiğimiz enerjiyi toplamamızı sağlar, zihnimizi dinlendirir, bizi dünyanın meşgalelerinden biraz olsun uzak tutar. Uykusuz bir hayat bizleri zayıf düşürür, dikkatimizi azaltır. Çocuklar için uyku daha da önemlidir çünkü uyku sırasında büyüme hormonu salgılanır.
Uyku ihtiyacı kişiden kişiye değişir. Bazı insanlar 5-6 saat uykuyla yetinebilirken, bazıları ancak 8-10 saatlik bir uykuyla dinlenmiş olarak kalkabilirler.
İçimizde ne zaman uykuya dalacağımızı gösteren biyolojik bir saat vardır. Gündüz saatlerinde, ışıklı ortamlarda uyku hormonu diyebileceğimiz melatonin salınımı baskılanır; buna karşın gece saatlerinde ve karanlık ortamlarda artar. Gece boyunca parlak ışığa maruz kalanlarda melatonin salınımı baskılanır ve uyku-uyanıklık ritmi gecikir.
Uyku dört-beş döngüden ibaret bir süreçtir. Her bir döngü beş evreden oluşur ve bu döngü gece boyunca dört-beş defa tekrarlanır. Bu evrelerden ikisi yüzeysel yavaş uyku, ikisi derin yavaş uyku ve sonuncusu REM dediğimiz asıl dinlendirici olan uyku fazıdır. REM uykusunda beyin kanlanması ve metabolizmanın hızı uyanıklık durumundakinden bile daha fazladır. Gecenin ilk döngüsünde REM uykusu çok kısa sürelidir fakat ilerleyen döngülerde REM giderek uzar. Son REM evresinde görülen rüyalar çok daha net hatırlanır.
Uyku gelmeye başladıktan sonra insanın derin uykuya geçmesi an meselesidir. Uykusu gelen insan yirmi dakika içinde aniden derin uykuya geçebilir. Uyuduğumuz zaman dış dünyayla irtibatımızı keseriz. Hatta derin uykuya geçtiğimiz zaman artık sesleri bile algılamaz hale geliriz. Çok derin uykulardan ancak çok güçlü seslerle uyanabiliriz.
Uykunun ne denli vazgeçilmez olduğunu göstermek için fareler üzerinde yapılmış deneyi hatırlatalım. Dakika başı uyandırılan fareler üç-dört hafta sonra ölürler. Uykusuzluğun insanlar üzerinde bu kadar ağır tesirleri yoksa da kaliteli uyumamak bizim de sağlığımızı tehdit eder, hayattan aldığımız tadı bozar. Uykunun kaliteli olması, her şeyden önce uykunun bölünmemesi demektir.
Çok yoğun çalışan insanlar, özellikle sınav dönemlerinde öğrenciler daha uzun süre uyanık kalabilmek için uyarıcı haplar alırlar. Bu tür gelişigüzel kullanılan uyarıcılardan mutlak surette uzak durmak gerekir. Bu hapların uzun vadede çok ciddi zararları olabileceği gibi uyarıcı hapların desteğiyle elde edilen bilgiler çok kısa sürede zihinden uçup gider. Hatta bazı uyku hapları unutkanlığa sebep olabilir. Üstelik ertesi gün kendimizi çok iyi hissetmememize de yol açar.
İçimizde ne zaman uykuya dalacağımızı gösteren biyolojik bir saat vardır. Gündüz  saatlerinde, ışıklı ortamlarda uyku hormonu diyebileceğimiz 1 melatonin salınımı baskılanır; buna karşın gece i saatlerinde ve karanlık ortamlarda artar.
 DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogreci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar