USTA BİR ATIŞ

Bu çok ustalık isteyen bir konudur. Çünkü sihirli bir ok ola "hoşa gitme"yi tanımlamak güçtür. Nasıl hoşa gidileceğini tam olarak hemen hiç kimse bilemez. Beğenilmek için çok çabalayan insanlar genellikle beğenilmezler. Sanki öyle görünüyor ki, bazı insanlar adeta başkaları tarafından beğenilecek nitelikte, bazıları ise hiç beğenilmeyecek nitelikte doğarlar. Ama gerçekte, beğenilme dereceniz ile ilgili birşeyler yapabilirsiniz.
Nasıl yapılacağını tam olarak kimse söyleyemez ama, hoşa giden insanların sahip olduğu bazı şeyleri tanımlamak mümkündür. Hoşa gitmeyen davranışları tanımlamak da yardımcı olur. Böylece o davranışları yapmaktan kaçınabilirsiniz. Hoşa gitmeyen insanlar problemlerinden yakınırlar, sürekli olarak anlamsız şeyler hakkında saçmalarlar ve monoton bir şekilde konuşurlar. Aşırı derecede ciddidirler. Nadiren gülümserler ve herhangi bir şey hakkında nadiren espri yaparlar. Genellikle ben-merkezlidirler.
Hoşa giden insanların bir niteliği, başkalarının iyiliği ile özel olarak ilgilenmeleridir. Bu yapmacık bir biçimde "Bugün nasılsın?" diyerek ilgi gösterir gibi yapmak ve sonra o kişi yanıt verirken boş gözlerle bakmak değildir. Beğenilmemenin garantili bir yolu, başkalarına üst perdeden konuşmak ve onları aşağı görmektir. Ralph Weldo Erverson'dan en sevdiğim alıntılardan biri "Niye o kadar yüksek sesle konuşuyorsun, ne söylediğini duyamıyorum," ifadesidir.
Bana danışan insanların en azından üçte biri ya konuşmacı ya da dinleyici olarak kibirli ya da saldırgan olma sorununa sahiptirler. Diğer insanlara yanıt vermezler ve onlarla uyumsuzdurlar. Çünkü aşırı derecede kendi duygu ve düşüncelerini başkalarına yüklerler ve anlama yetenekleri düşüktür. Başarının talihsiz yan ürünlerinden biri çoğunlukla kibirliliktir.
Belki siz de bundan dolayı bazen kendinizi suçlu hissedersiniz. Hoşa gitmemek istiyorsanız, başkalarıyla konuşurken şu ifadeleri kullanın: "Sen anlamazsın", "Açıkça belli ki", "Dur bir kez daha anlatayım", "Basit sözcüklerle ifade edilirse", "Bak sana birşey açıklayayım" ya da "Bunu belki de bilmiyorsun ama". Eğer bu ifadeleri söyler ya da işitirseniz, karşılıklı konuşmaya bir soğukluğun egemen olacağından emin olabilirsiniz. Bir dinleyici olarak öylesi küçültücü sözleri dikkate alırsanız, dinleme ve anlama yeteneğinizi de kapatırsınız.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar