Sonsuz

SONSUZ ŞİMDİ;Bilinçaltı geçmiş veya gelecek diye bir şey bilmez. Hep şimdiki zamanda çalışır. Sonsuz Şimdi'de çalışır.Olup biten şimdidir; ve olması gereken zaten olmuştur; ve Tanrının geçmiş olana ihtiyacı vardı,
Öznel zihin denen bilinçaltı tamamıyla bilince bağlıdır. Tek akıl vardır; o da Düşünce'nin Evrensel havuzunun bireysel kullanımıdır.
Hipnotize edilmenize izin vermeli, bilinçaltınızı geçici olarak başka birinin bilincine bağlı kılmalısınız. Hipnotizma kelimesi Yunanca "uyumak" anlamına gelen "hypnos" kelimesinden alınmıştır. Yunan mitolojisinde Tanrı Hypnos uyku tanrısı olarak kabul edilirdi. Hipnotizma, hipnotizmacılar tarafından yaratılan suni bir uyku ortamıdır. Hipnotik uyku görünüşte normal uykuya benzer, ama farklıdır. Hipnotik testlerle aklın ikili yapısını anlayabildik.
Bilinciniz, bilinen deneyimlerden ve inanmak istediği çeşitli fikirlerden yola çıkarak çıkarımsal mantık yürütme yapar. Öte yandan bilinçaltı tam tersine işler. Ona bir şeyi
gelecekte bir gün başarmayı arzuladığınızı söylerseniz arzunuzun gerçekleşmesini hep gelecek bir zamana erteler, iç Benliğe verilmesi gereken direktif her zaman şu an için verilmelidir. Arzuların gerçekleşmesi göreceli yer ve zaman dünyasına bağlı olarak ifade edildiği için sonuç yine gelecekte ortaya çıkıyormuş gibi görünebilir. Direktiflerimizin yerine getirilmesi için şimdi kelimesi kullanılmalı ve direktifimiz "şimdi" için geçerli kabul edilmelidir.
 İsa'nın kendini-yönetme alanındaki başarısının nedenlerinden biri buydu sanırım. Hayata verdiği emirleri şimdiki zamanla vermekle kalmaz, öyle bir otoriteyle söylerdi ki, sonuç hemen gelirdi.
Isa konuştuğunda istediği hemen oluyordu; çünkü düşüncenin kullanımına sınır koymamıştı, bir bekleme dönemi gerektiğini de hissetmiyordu. Sakat kollu adama "Elini uzat" dedi. Emir "şimdi"ydi. "Kolun zamanla iyileşecektir; ileride belki de tamamen şifa bulursun" demedi. Adamın bütünlüğünü o anda kabul etti.
Doğuştan kör olan i damı hatırlıyor musunuz? Görmeye başladığı zaman "Tek şey biliyorum, kördüm, şimdi görüyorum" dedi. Gecikme yoktu, çünkü direktif şimdi idi. Hemen iyileşti, çünkü Isa hayatın tümünün o dakikada ifade edildiğini biliyordu.
Bilinçaltına emirler verirken, onun zaman ve yerden habersiz olduğunu hatırlayalım. Onu koşullandıran bizleriz. Henüz dört ay var ve sonra hasat mevsimi gelir diyen biziz. Hatırlayın, Isa, Tarlalar biçilecek kadar beyazlaşmış bile dedi. "Bir gün o geziye çıkacağım" diyen ve sonra arzularımızın gerçekeşmesinin neden bu kadar uzun sürdüğünü merak eden bizleriz. Ve bir gün kolay bir şekilde direktifi "şimdi" diye veririz. Geziye çıktığımızı gözümüzde canlandırırız. Düşüncemizde Vaat edilmiş Topraklar'a doğru yürürüz; gardro-bumuzu seçer, zihnimizde valizleri hazırlarız ve neyle gideceğimize karar veririz. Ve işte oldu. Farkına varmadan geziye çıkarız. Gelecek zamanda verdiğimiz direktifler her zaman uzanamayacağımız bir yerde bizi cezbederek sallanır dururlar. Gönüllü hizmetçi bilinçaltı böyle istediğimizi düşünür, iyileşmenin, başarılı olmanın, hayat arkadaşımızı bulmanın, istenen geziye çıkmanın uzun zaman alacağını düşünürsek gerçekten uzun zaman alır. Yanıt, kendini-yönetmedir; ama unutmayın, bilinçaltı zaman veya yere bağlı değildir. Mucize zamanı "şimdi"dir! Orağını salla, tarlalar biçilecek kadar beyaz!
Şimdi kendimi zamanın bağlarından kurtarıyorum. İlk önce yapılması gerekeni ilk önce yaparak zamana hakim oluyorum. Bilinçaltımı eldeki işi kolaylıkla ve kesinlikle yapacak şekilde yönetiyorum. Sonsuzluğun düzenli olarak benimle yaşamasına izin vererek hayatın tüm çılgınlıklarından kurtuluyorum. Ne geçmişe bağlıyım ne de gelecekle sınırlıyım. Şimdi, şu anda yaşıyorum.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar