Platon

Platon (MÖ 427-347)
Platon, idealar (düşünceler) dünyasıyla fenomenler dünyasını birbirinden ayırır ve ona göre dış dünyanın bilgisine ancak tümelin (ideanın) bilgisiyle ulaşılabilir. Platona göre, her ruh var olan öğrenme gücünü kullanarak idealardan hareketle nesneler dünyasını anlayabilmekte; dış dünyanın bilgisine ulaşabilmektedir. Platon'un dış dünyayı anlamak için aradığı idealar ortaya konmuş doğrular; gerçeklere ilişkin tümel yargılar olup bunlara doğuştan sahibiz. Bu tümel yargıları, yani bilgileri doğrudan izlenimlerde değil, izlenimler üzerine düşünmekle buluyoruz. Varoluş ve doğruluğu kavramak da izlenimlerle değil düşüncelerle olanaklı olmaktadır.
Platon bu düşüncelerini"Devlet" kitabında verdiği "mağara" örneğiyle de örneklendirmektedir; "yaşamları boyunca dış dünyadaki var olanlarla hiç karşılaşmamış, sadece onların gölgelerini görmüş olan mağaradaki mahpus insanlar, mağaradan çıkarıldıklarında güneş gözlerini kamaştırdığından, önce hiçbir şey göremezler, ama daha sonra gözleri ışığa alışır ve önce gölgeleri; insanların ve nesnelerin sudaki yansılarını sonra da kendilerini görürler. Daha sonra da gözlerini yukarı kaldırıp yıldızları, ayı ve güneşi seyrederler. Güneş, Platon'a göre tüm ideaları kendinde toplayan bir tümel; "iyi" ideasıdır ve yukarıda seyredilen güzellikler de ruhun düşünceler dünyasına yükselişidir. İnsan onu kolay kolay göremez. Görebilmek için de dünyada iyi ve güzel ne varsa, hepsinin ondan geldiğini anlamış olması gerekir. Görülen dünyada ışığı yaratan ve dağıtan odur. Kavranan dünyada da doğruluk ve kavrayış ondan gelir. İnsan ancak onu gördükten sonra, iç ve dış hayatında bilgece davranabilir".
Platon'un sözünü ettiği güneş, ideaların toplandığı yerdir ve ideaları (evrensel yargıları) doğru anlamanın, doğru bilgiye (epistemeye) ulaşmanın yolu da düşünmedir; doğuştan sahip olduğumuz ideaları anımsamadır.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :felsefe - felsefe nedir - Platon - Platon kimdir -

Yorumlar