Özel Öğretim

Eğitime ilişkin ideallerimiz ne olursa olsun, kimi zaman realiteler çarpıcı bir tablo halinde her zaman karşımıza çıkmaktadır. Önemli olan, durumun farkında olarak, bir yandan ülkenin hemen her konudaki veri tabanlarını yükseltecek bir hamle gerçekleştirirken, öbür yandan da, ülkenin mevcut imkanlarını eh verimli şekilde kullanarak Bilgi Toplumu'na geçişi kolaylaştıracak ve hayatın her kademesinde etkisini gösterecek sağlıklı bir yapılanmayı oluşturmaktadır.
Türkiye'nin en acil ihtiyacı etkin ve sürekli eğitimdir. Türkiye bu acil sorunu akılcı formüllerle çözebilmeli, dinamik ve genç nüfusunu Bilgi Toplumu'na en iyi şekilde hazırlayabilmelidir.
 Cumhuriyetten Günümüze Genel Durum
Cumhuriyetin kuruluşuyla başlatılan toplumsal değişim' sürecinin amacı, geleneksel toplum yapışma çağdaş bir yön vermek, çağdaş yurttaşlık bilincini kazandırmak ve toplumsal yapıyı eğitim yoluyla oluşturmak olarak düşünülmüştür.
Mustafa Kemal Atatürk, bugünkü adı Talim ve Terbiye Kurulu olan Millî Talim Terbiye Dairesi'nin kuruluşuyla ilgili 1 Kasım 1926'da TBMM'de yaptığı konuşmada; "Memlekette talim ve tedris esaslarını, ilmî ve müstakil bir merkezden sevk ve idare maksadı ile Talim ve Terbiye Dairesi tesis edilmiştir." demiştir.
Bu düşüncelerle başlayan Türk Eğitim Sistemi'nin yeniden yapılandırılması süreci, Cumhuriyetin ilanından bu yana eğitim sisteminin her kademesinde kayda değer gelişmelerle sürmüş; okul, öğrenci ve öğretmen sayısında artışlar olmuş; eğitim imkanlarının yurt geneline yayılmasında çaba gösterilmiştir.
Cumhuriyetten günümüze eğitimin değişik tür ve kademesinde; 1923 yılında 5.1 bin okul varken, geçen süre içinde okul sayısı 9 kat artarak 2001 yılında 48.9 bine yükselmiştir.
Bunun yanında;
-1923 yılında 361.5 bin öğrenci öğrenim görmekte iken, öğrenci sayısı 44 kat artarak 2001 yılında 16 milyona,
- 1923 yılında 12.2 bin öğretmen görev yapmakta iken, bu sayı 46 kat artarak 2001 yılında 578.8 bine ulaşmıştır.
2001-2005 Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının 2002 Yılı Programının eğitimle ilgili bölümünde, eğitim-öğretim hizmetlerinin günümüzdeki mevcut durumuna ilişkin aşağıdaki bazı önemli tespitler sıralanmıştır. Buna göre;
O 2000-2001 öğretim yılında okullaşma oranı, okul öncesi eğitimde yüzde 10,1'e, ilköğretimde yüzde 100,7'ye yüzde 22,2'si mesleki teknik eğitim ve yüzde 41,8'i genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde yüzde 64'e, yüksek öğretimde ise yüzde 17,8'i örgün öğretimde olmak üzere toplam yüzde 28'e ulaşmıştır.
O Okul öncesi eğitimdeki öğretmen açığının giderilmesi amacıyla, kız meslek lisesi çocuk gelişimi bölümü mezunlarına Anadolu Üniversitesinde ön lisans ve lisans tamamlama imkanı getirilmiş ve bu çerçevede 3.344 usta öğretici yetiştirilerek görevlendirilmiştir. Bu kapsamda 66.880 çocuğun daha okul öncesi eğitim hizmetinden yararlanması sağlanmıştır.
? 2000-2001 öğretim yılında toplam 25.520 okuldan 602.643 öğrenci 77 ildeki 5.051 okula taşınmış ve böylece bu öğretim yılındaki ilköğretim öğrencilerinin yaklaşık yüzde 5'i taşımalı eğitimden yararlanmıştır.
?  2000-2001 öğretim yılında yaygın eğitim ile kamu ve özel kesim eğitim merkezlerinde yaklaşık 3.174 bin kişiye genel, kültürel,  mesleki,  çıraklık ve  hizmet içi eğitim imkanı sağlanmıştır. 2000-2001 öğretim yılında 109 ana meslek grubunda 200 bin aday çırak, çırak ve kalfa eğitim görmüştür.
Bugünkü Durum
2001-2002 öğretim yılı itibariyle ülkemizin genel eğitim istatistiklerini şu şekilde vermek mümkündür:
?  Resmî ve özel 58.9 bin eğitim kurumunda 16.1 milyon öğrenci öğrenim görmekte, 578.8 bin öğretmen görev yapmaktadır.
?  Okulların yüzde 88'i, öğrencilerin yüzde 80'i ve öğretmenlerin yüzde 91'i örgün eğitim sistemi içerisinde yer almaktadır.
?  Okulların yüzde 12'si, öğrencilerin yüzde 20'si ve öğretmenlerin yüzde 9'u yaygın eğitim sistemi içerisindedir.
 
?  Örgün eğitimde okulların yüzde 20'si okul öncesinde, yüzde 68'i ilköğretimde, yüzde 12'si ortaöğretimde; öğrencilerin yüzde 2'si okul öncesinde, yüzde 80'i ilköğretim ve yüzde 18'i  ortaöğretimde;  öğretmenlerin  ise  yüzde  3'ü  okul öncesinde, yüzde 71'i ilköğretimde, yüzde 26'sı ortaöğretimde bulunmaktadır.
? Örgün eğitim sistemi içerisinde okulların yüzde 96'sı, öğrencilerin yüzde 98'i ve öğretmenlerin yüzde 95'i resmî kurumlardadır.
? 51.6 bin okulun 22.7 bini şehirde, 28.8 bini köyde bulunmaktadır. Buna göre yerleşim yerine göre okulların yüzde 44'ü şehirde, yüzde 56'sı köydedir.
? Bu okulların 39.8 bininde normal öğretim, 11.7 bininde ise ikili öğretim yapılmaktadır. Buna göre normal öğretim yapan okulların yüzde 38'i şehirde, yüzde 62'si köyde bulunmaktadır.
? Okulların yüzde 77'sinde normal öğretim, yüzde 23'ünde de ikili öğretim yapılmaktadır.
O Genel ortaöğretim okullarının yüzde 14'ü köyde, yüzde 86'sı şehirde; mesleki teknik ortaöğretimin ise yüzde 7'si köyde, yüzde 93'ü şehirde bulunmaktadır.
?  2000-2001 öğretim yılında;  dersliklerin yüzde 0.5'i bağımsız anaokulunda, yüzde 77.0'ı ilköğretimde ve yüzde 22,5'i ortaöğretimde yer almaktadır.
?  Ortaöğretimde dersliklerin yüzde 59'u genel ortaöğretimde, yüzde   41'i   meslekî-teknik  ortaöğretimdedir.   Bağımsız anaokulu dersliklerinin yüzde 98'i, ilköğretim dersliklerinin yüzde 59'u ve  ortaöğretim dersliklerinin yüzde 93'ü şehirdedir.
  DERLEYEN.EDİTÖR
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar