Öğretmenin Kendini Yenilemesi

Günümüzde hemen her gün yeni buluşlara imza atılmaktadır.
Böylesine hızlı değişen dünyamızda gelişmeleri takip edebilmek eskisine oranla daha büyük önem kazan-mıştır.
Bu gelişmeleri özellikle öğret' menlerin yakından takip edebilme' si ise daha önemlidir. İletişim imkanlarının verdiği bilgiye ulaşma kolaylığı sayesinde insanlar sürekli gelişmeli.
      Bir ülkenin geleceği hakkında hüküm vermek isteyenler, o ülkenin gençliğine verilen eğitime baksalar fazlaca bir kehanette bulunmuş olmazlar.            
 Öğrenciler de bu toplumun birer parçası olduklarından çeşitli iletişim kanalları aracılığıyla onların da bilgi dağarcıklarına sürekli bir şeyler akmaktadır. Kimi bilim adamları, 1930'lardaki öğrencilerin bilgi birikimleriyle karşılaştırıldığında şimdiki öğrencilerin ayaklı kütüphane sayılabileceğini ifade ediyorlar.
Öğrencilerin çeşitli yollardan öğrendiği ve duyduklarında heyecanlandıkları ve derste gündeme getirdikleri herhangi bir teknolojik gelişme ile ilgili kimi zaman öğretmenin herhangi bir bilgisi olmayabilir. Bir iki kez bu duruma düşmek normal karşılanabilir.
Fakat öğretmenler, öğrencilerin derste gündeme getirdikleri bilimsel gelişmeler karşısında sürekli olarak ilk kez duyuyormuş gibi davranırlar ve bahsi geçen konular hakkında bir şey bilmediklerini belli ederlerse zamanla öğrencilerin gözünde güvenirliklerini kaybederler.
Yeni gelişmeler hakkında öğretmeninin sürekli geride kaldığını fark eden öğrenciler, öğretmenin anlattığı konuların eski bilgiler olduğu kanaatine vararak derse ilgi göstermemeye başlayabilirler ve yeri geldikçe sırf öğretmeni zor duruma düşürmek için bu tür konulan da gündeme getirebilirler.
Konusuna hakim olan öğretmen, derse gelirken hiçbir kaynak araştırması yapma ihtiyacı hissetmeyecek ölçüde kendisini hazır hisseden öğretmen değildir. Öğretmenler, aynı konuları defalarca anlatmış olmanın verdiği rahatlıkla derslere girerler. Fakat öğretmenler derslerini, fen bilimleri alanında yeni gelişmeler, sosyal bilimler alanında yeni örneklerle zenginleştirerek anlatmazlarsa geçen zaman içinde derslerin içeriğinin güncelliğini kaybedebileceğini bilmelidirler.
 Konusuna hakim olan öğretmen, derse gelirken hiçbir kaynak araştırması yapma ihtiyacı hissetmeyecek ölçüde kendisini hazır hisseden öğretmen değildir.
 Geçtiğimiz 50 yıl içindeki gelişmenin toplamı kadar gelişme son 10 yılda meydana gelirken, şimdilerde ise, hemen her yıl, önceki on yıla paralel bir gelişme insanlığın hizmetine girmekte ve günümüzde ise hemen her gün yeni buluşlara imza atılmaktadır. Böylesine hızlı değişen  dünyamızda  öğretmenlerin gelişmeleri yakından takip edebilmeleri ve bu bilgileri derste öğrencileriyle paylaşmaları önemlidir.
Tekrar yukarıdaki konuya dönersek, konusuna hakim olan öğretmen, yıllardır anlattığı konuları bugün gözü kapalı anlatabilecek kadar tecrübeye ulaşmış öğretmen değil, dersin ilgi alanındaki konular hakkında sürekli yeni gelişmeleri takip eden, yerli-yabancı literatür taraması yapan, dersten önce internete girerek anlatacağı konular hakkında eğer varsa son bilgileri derlemeye çalışan ve anlatacağı konu ile ilgili hemen her şeyi taradığına emin olduktan  sonra öğrencilerinin karşısına çıkan öğretmendir. İşte konusuna] hakim olan öğretmen budur.
Öğretmenler dersle ilgili notlarını ve verdikleri örnekleri sürekli gözden geçirmek durumundadırlar. Doğaldır ki, aynı konu çeşitli sınıflarda anlatılmaktadır. Öğretmen dersi anlatırken öncelikle kendisinin sıkılmaması için her sınıfta konu hakkında başka örnekler verecek kadar bilgi zenginliği içinde olması dersi anlatma heyecanını ve şevkini muhafaza etmesine yardımcı olabileceği gibi, öğrencilerin de daha dikkatli dinlemelerine fırsat vermiş olur. Çünkü heyecanlar gibi, bıkkınlıklar da bulaşıcıdır. Öğretmeni sıkılırsa öğrenciler de sıkılacaklardır.
Öğretmenler gelişmeleri takip konusunda öğrencilerden daha ileride olmak durumundadırlar. İnternet bu açıdan büyük imkan sunmaktadır.
Öğretmen gelişmeleri öğrencilerden duyan değil de, yeni gelişmeleri takip konusunda onları yönlendiren ve öğrendikleri zaman da onlarla bu heyecanı paylaşan bir eğitimci izlenimi oluşturabilirse, öğrencilerin gözünde daha da saygınlık kazanır.
OECD ülkelerinde bir öğretmenin yıllık maaşı 28 bin 519 dolar iken, Türkiye" de bir öğretmenin yıllık ücreti 4 bin doların altında tıkınmaktadır. Böylesine güç koşullarda mesleki yaşamlarını sürdüren öğretmenlerimizin kendilerini nasıl yenileyebilecekleri de üzerinde durulması gereken konudur.
DERLEYEN.EDİTÖR
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar