Meslek Tercihi

İlgi-Yetenek-Kişilik Özellikleri Kümesinin Kesişimi:
DOĞRU MESLEK TERCİHİ
Sınav sonrası yapılacak meslek tercihleri en az sınavdan iyi bir puan almak kadar önemlidir. Günümüzde öğrencilerin sınavı kazanmaya yoğun bir şekilde odaklanmaları, meslek tercihlerini ikinci plana atmalarına neden olmaktadır. Öte yandan, okullarımızda meslek tanıtımları ile ilgili çalışmaların yeterli ölçüde yapılmıyor olması da birçok gencimizin meslek seçiminde yüzeysel bir yaklaşımla hareket etmelerine neden olmaktadır.
Bu sebepledir ki her yıl birçok öğrenci okudukları üniversiteyi bırakıp, tekrar sınava hazırlanmakta ve bölüm tercihlerini değiştirmektedir.
Elbette bu hiçbir gencimizin istemeyeceği bir tablodur. Emek verip, kazandıktan sonra, okuduğu bölümün aslında istediği meslek olmadığını keşfetmek üzücü ve yıpratıcı bir süreçtir.
İşte bu sebeple sevgili gençler, meslek seçiminde bilinçli olmak adına kendinizi nasıl değerlendirmeniz gerektiği konusunda sorumluluk size düşüyor. “Sınavı kazanayım, gerisi kolay” mantığını bir kenara koyup, gerçekten ne yapmak istediğinizi bulmanızı sağlayacak bir analiz sürecine ihtiyacınız var.
Çünkü “meslek hayatı” yaşamınızın en büyük dilimini kapsar. Meslek hayatına atıldığınızda, ailenizden çok, iş yerinizde geçecek zamanınız. Okuduğunuz yıllardan çok daha uzun yıllar çalışma hayatınız içinde olacaksınız. Bu yüzden istediğiniz mesleği yapıyor olmanız, genel yaşantınızda ne derece mutlu olabileceğinizi belirleyecek en önemli faktör. Ne de olsa yaşantınızın büyük bir çoğunluğunu meslek hayatınız içerecek.
İşte bu nedenle sağlıklı bir seçim sürecinde ele almanız gereken üç temel adım söz konusu:
İlgi – Yetenek – Kişilik Özellikleri
Kısaca bu üç adımı buluşturmayı başardığınız meslekler, sizin yapmaktan tatmin olacağınız alanları ortaya koymaktadır.
Tatmin edici oranda doğru bir meslek seçiminde, seçtiğiniz alana karşı ilgi duyuyor olmanız, becerilerinizin o alana yatkın olması ve o mesleğin gerekliliklerinin kişilik özelliklerinizle örtüşüyor olması gerekmektedir.
Örneklendirecek olursak, diyelim ki sayısal beceriler gerektiren bir meslek grubuna ilginiz var. Sayısal becerileriniz de gayet yeterli. Ama o mesleği icra ederken, sık sık seyahat etmeniz gerekecek. Eğer kişilik özellikleriniz gereği, bir yerde yerleşmek ve orada düzen kurmaya meyilli iseniz, ilgi ve becerileriniz bu alana uygun olsa da, mesleğiniz zaman içinde yıpratıcı bir sürece dönüşecektir. Çünkü sürekli seyahat etmek, düzen kurmanıza engel olacak ve sizi huzursuz edecektir.
Tersini düşünün. Diyelim ki bu meslek, belli bir yerde yerleşmenizi ve sistemli bir düzen içinde yaşamınızı gerektiriyor, Ama siz keşfetmekten, yeni yerlerde, yeni açılımlar yapmaktan zevk alıyor ve aynı yerde, aynı işleyişle çalışmaktan bunalıyor, bir süre sonra kendinizi monotonlaşmış hissediyorsunuz. O zaman ilgi-beceri adımlarını tutturmuş olmanıza rağmen, yine mesleğinizden tam tatmini yaşama şansınız düşecektir. Çünkü bir kez daha üçüncü adımı tamamlayamadınız.
Bu nedenle sevgili gençler, bir mesleği seçerken her üç açıdan da bakmanız gerekiyor. İlgi duyduğunuz bir alan olmalı. Becerileriniz o alana yatkın olmalı ve kişilik özelliklerinizle uyumlu bir çalışma hayatını kapsıyor olmalı. Satış ve ikna yetenekleriniz harika olabilir. Ama Satış ve pazarlamaya ilgi duymuyorsanız, insanları ikna etmeye çalışmak sizi bunaltıyorsa, yeteneğiniz olduğu halde bu içerikte bir meslekte mutlu olamazsınız.
Cerrah olmak istiyorsunuz. İlginiz var. Gerekli kişilik özelliklerine de sahipsiniz. Uzun çalışma saatleri, beklenmedik anda çıkan acil durumlar kişiliğinizle örtüşüyor. Size heyecan ve canlılık veriyor. Ama gerek el becerileri, gerekse sayısal becerileriniz doğrultusunda farklı bir alana daha yatkınsınız. Bu durumda mesleğinizde iyi olmak sizin için daha zorlayıcı bir sürece dönüşecektir ve başarıyı, tatmini yakalamanız zorlaşacaktır.
Yazmak konusunda ciddi bir yeteneğiniz var. Uzun saatler masa başında oturmak ve sabırla gerekli yerlerde araştırma yapmak kişiliğinize de uygun. Bu yapacak konsantrasyon gücüne ve hevese sahipsiniz. Ama yazarlık mesleği hiç ilginizi çekmiyor. Yüzlerce sayfa yazı yazmak ve kurgulamak size zor ve itici geliyor. Öyleyse yazma yeteneğinize ve araştırma becerilerinize rağmen, ilgisizliğin kurbanı olabilirsiniz. Sizin yapmanız gereken yazım becerilerinizi ve araştırmacı kişiliğinizi kullanacağınız ve ek olarak ilgi duyacağınız farklı bir meslek alanı olmalı.
Gazetecilik ilginizi çekiyor. Yazım ve sözel becerilere, ayrıntıları yakalamanızı sağlayacak duyusal keskinliğe de sahipsiniz. Sürekli yeni bir şeylerin peşinden koşmak, farklılıkların olduğu, hareket gerektiren, seyahat gerektiren bir süreç de sizi canlı tutuyor. Uzun saatler çalışmak, farklılığı yakaladığınız sürece kişiliğinizi zenginleştiriyor. Araştırmacı da bir kişiliğiniz var. İşte o zaman doğru yoldasınız. Çünkü İlgi-Yenek-Kişilik Özellikleri kümelerinin kesişim noktasında bir meslek tercihine sahipsiniz.
Sonuçta bu örnekler doğrultusunda baktığınızda, ne istediğiniz kadar, ne yapmanın sizi gerçekten tatmin ve mutlu edeceğini belirlemek sizin göreviniz sevgili gençler. Çünkü her zaman istediğimizi sandığımız şeyler, gerçekten onları yaşamaya başladığımızda, bulacağımızı düşündüğümüz mutluluk ve tatmini getirmez.
Önemli olan mesleğinizi seçerken, onun yerinin bu üç kümenin kesişiminde yer almasıdır. Bu şekilde sağlıklı bir analiz için de, ilgi duyduğunuz mesleklerin “nasıl” ve “hangi süreçler” ile icra edildiğini araştırmanız gerekiyor.
Böylece ilgi alanlarınızı, becerilerinizi ve kişilik özelliklerinizi masaya yatırdığınızda, araştırmanız sonucu ortaya çıkan meslek tablosunda nelerle örtüştüğünü görebilir ve sağlıklı bir seçimin size sunacağı başarı, mutluluk ve güç üçlüsüne hazır olabilirsiniz.

Zeynep Müge KASAROĞLU/ Bülent ŞENYÜREK
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar