Matematiksel Yetenek

Matematiksel Yetenek
Matematiksel yeteneği belirleyen dört ana faktör olduğunu şimdi biliyoruz ve bunlar ırk veya cinsiyete dayalı değil, şunlara dayalıdır:
1.  teknikler
2.  pratik
3.  bellek
4.  beynin temel yeteneği
1.  TEKNİKLER.     Matematiksel hesapların değişik şekillerini ele almak için matematikçiler yıllar boyunca giderek kolaylaşan teknikler geliştirdiler. Bunlar şimdi kolaylıkla elde edilebilmekte ve onları kullananlar ister istemez kullanmayanlara nazaran daha iyi "hesaplayıcı-dırlar". Bu bölüm daha basit olan teknikleri örneklerle özetlemektedir.
2.  PRATİK.      Tüm iyi hesaplayıcılar, özellikle "büyük" sayılanlar, becerilerinin sadece teknikle değil, aynı zamanda pratikle elde edildiğini itiraf etmişlerdir - hiç birisi "sayılarla hokkabazlık" yapamıyordu. Diğer zihinsel alanlarda olduğu gibi, hesaplama yeteneği bir beceridir ve beynin, işin farklı yönleriyle aşina olabilmesi için pratik gerektirir.
3.  BELLEK.      İstisnasız tüm büyük hesap adamları sanatlarının gerektirdiği temel teknikleri ve formülleri ezberlediler. Daha önceleri bu, belleğin sınırlı kapasitesi olduğunu düşünenlerce aşılması olanaksız bir engel olarak görülüyordu. Bellek ile ilgili bölümden şimdi öğrendiğiniz gibi, her birimizin neredeyse sınırsız belleği vardır ve belleğiniz doğru kullanılırsa tüm belleksel görevlen, matematik dahil, nispeten daha kolay bulacaktır.
4- BEYNİN TEMEL YETENEĞİ.       Nasıl geçmişte belleğin kapasitesini küçümsediysek, aynı şekilde beynin genel yeteneğini de küçümsedik. Bazı kişilerin temelde matematiğe karşı yetenekli olduğu, bazılarının ise ne kadar yardım alırlarsa alsınlar, olmadıkları varsayılıyordu. Şimdi tabii, beynin neredeyse sınırsız kapasitesi olduğunu biliyoruz ve bu kapasite tüm konulan kapsıyor, "bilim" ve "sanat" dahil.   Profesör Ornstein'ın beynin sağ ve sol yarıları ile ilgili araştırmaları, her birimizin, "matematiksel" beyni ve "hayal gücü" olan beyni olduğunu ve her birindeki potansiyelimizin temelde eşit olduğunu göstermiştir. Sahip olabileceğimiz herhangi bir "yeteneksizlik" muhtemelen beynin işleyişindeki temel bir hatadan ziyade, o alanı bakımsız bırakmaktan kaynaklanmaktadır.
Matematikteki zayıflık ilk gelişme çağında yeteneğin bastırılmasından da kaynaklanabilir. Örneğin, altı yaşında bir erkek çocuğu matematik dersinde öğretmeni matematik sorusunu sorduğu dakikada yanıtlayabiliyordu. Çocuk hiçbir zaman bir şey yazmıyordu ve sonuçta "yanlış" yaptığı söylendi. Bunu birkaç gün düşündü, sınıfa geldi, kafasında hesaplamaları yaparken "ay sayılan" kullandığını söyledi. Ay sayılarının, büyük sayıları küçük birimlere indirgemekte kullandığı sayılara verdiği özel ad olduğu anlaşıldı. Küçük sayıları hesaplayıp, sonra da doğru cevap olan büyük sayıya dönüştürüyordu. Onlara "ay sayıları" diyordu çünkü birisi ona güneş sistemini ve yıldızları anlatmıştı ve eğer sayılar "yanlış' ise dünyanın ötesinden gelmiş olmalılar diye düşünüyordu. Sonuçta onları kullanmamaya zorlandı; çünkü, diğer öğrencilerin anne ve babalan bütün sınıfın fazla hızlı sürüklendiğini ve diğer çocukların ona yetişemediğinden şikayetçi oldular.
İyi bir hesaplamacı olmak için bu dört nitelik, fiilen herkesin yapabileceğini göstermektedir. Eğer kimsenin halen şüphesi varsa ve "Hesaplama ve matematiği asla yapamayacağımı biliyorum," diye ısrar ediyorsa, eğer matematik yapamıyor olsalardı yaşayamayacakları anlatılmalı. Günün neredeyse her saniyesi süresince beynimiz en inanılmaz matematiksel hesaplamaları yapmaktadır.
Uyanık olduğunuz her dakika gözleriniz milyonlarca ufacık ışık bilgileriyle "hesap yapmaktadır". Bu bilgi parçacıkları dikkatinize, motivasyonunuza ve genel duyarlılık durumunuza göre sürekli toplanmakta, çıkarılmakta, harmanlanmakta ve çarpılmaktadır.
Aynı anda beyninizin işitmeden sorumlu kısmı sesteki milyonlarca değişik nüans arasındaki ayırımları hesaplamakta, aynı zamanda da sesin yüksekliğine dair bir fikir verebilmek için ses dalgalarının yoğunluğunu toplayıp çarpan, karmaşık formül üzerinde çalışmaktadır.
Bütün bunlar olurken, beyniniz kendi içersinde her dakika oluşan elektrokimyasal reaksiyonların sayısının, (100.000 ila 100.000.000 arasında bir sayı) mükemmel bir dengede oluşunu, ayrıca bedenin yakıt ve enerji gereksinimi için her dakika kalp atışlarının ve nefes dışlarının doğru sayıda oluşunu hesaplıyor.
Ve nihayet bütün bunlar olurken, siz kendinize pastanın en büyük parçasını seçiyor olabilirsiniz (üç boyutta bir cismin büyüklüğünün ve uzaydaki hacminin anlık Seometrik hesabı) ve onu yiyor olabilirsiniz (beyninizin, baydaki bir başka üç boyutlu cismin hedefe tam yöneldiğinden emin olmak için onun ağırlığını, hacmini, hızını ve yönünü hesaplamasını gerektiren bir faaliyet).
Bütün bunları düşündüğünüzde herkesin, sevse de sevmese de "matematikte iyi olduğu" anlaşılıyor. Dolayısıyla yanlış terimlerle ve korkularla zaman kaybedeceğimize, bunu yapabilecek olan beyninize, zihinsel aritmetiğini, toplama, çıkarma, çarpma, bölme yeteneğini ilerletmesi için basit teknikleri nasıl ele alacağını gösterme işine devam edelim.
Çabuk Hesaplama Örneği Eğer bir sayıyı, 100, 1.000, 10.000, 100.000, 1.000.000 gibi sayılardan çıkarmak istiyorsanız, geleneksel tarzda yapıldığı gibi sağdan çalışmayın.
Soldan sağa doğru çalışın, her sayıyı 9'dan çıkarın, son sayıyı 10'dan çıkarın.
Örneğin, eğer 100'den 76 çıkarmak istiyorsanız, 9'dan 7 çıkarıyorsunuz, 2 kalıyor; 10'dan 6 çıkarıyorsunuz, 4 kalıyor; doğru yanıtı buluyorsunuz: 24/
Eğer 1000'den 527 çıkarmak istiyorsak, soldan çalışıyoruz, 9'dan 5 çıkarıyoruz, 4 kalıyor; 9'dan 2 çıkarıyoruz, 7 kalıyor; 10'dan 7 çıkarıyoruz, 3 kalıyor; doğru cevap: 473.
Eğer 10.000'den 792 çıkarmak istiyorsak 9'dan 0 çıkarıyoruz, 9 kalıyor; 9'dan 7 çıkarıyoruz, 2 kalıyor; 9'dan 9 çıkarıyoruz, 0 kalıyor; 10'dan 2 çıkarıyoruz, 8 kalıyor; yine doğru cevap: 9.208.
Görebileceğiniz gibi alttaki sayıyı yalnız 0'lardan ç~ karıyoruz, l'den değil. Eğer alttaki sayı üstteki sayıdan çok daha küçük ise, üstteki sayının en soldaki 0'ına ulaşana kadar alttaki sayının önüne 0'lar ekleniyor, tıp ki 10.000'den 0792 çıkardığımız son hesaplamada olduğu gibi.
Bu yönteme diğer bir bakış açısı şöyle: örneğin 10.000'den bir sayıyı çıkarırken, 10.000'i bir an için 9999'la değiştiriyoruz ve telafi etmek için en sonunda  ekliyoruz.
Asgari miktarda pratikle bu zihinsel aritmetiği neredeyse anlık yanıta geliştirebilirsiniz ve çoğunlukla, eğer başkalarıyla iddialaşırsanız, neredeyse size sormalarıyla onları yanıtlamanızın aynı anda olacağı aşamaya gelebilirsiniz.
Bu tekniği hem sayıları ve yanıtları yazarak, hem de "kafanızda" onları yaparak deneyin.
DERLEYEN... (EDİTÖR)

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :Matematiksel - Yetenek - Matematiksel Yetenek -

Yorumlar