Kuantum Eğitimi

Kuantum teorisinin bulgularının felsefi anlamlarının peşine düştüğümüz anda kendimizi zorlukların ve kafa karıştırıcı unsurların içinde buluruz. Bu yalnızca mikrokozmosun ince ve karmaşık yapısından kaynaklanmaz, asıl önceliğe ve öneme sahip, Rene Descartes'den bu yana düşünsel alanda hakim bir konuma sahip olan belli yanlış metafizik öncütlere bağlanmaktan kaynaklanır.
   Bu öncüller nelerdır? telkin, renk gibi "İkincil" ya da niteliksel özelliklerin tümünden yoksun olduğu sanılan, "yer kaplayan varlıklar" veya resextansa diye adlandırılan varlıklardan oluşan bir Kartezyen dış dünya tasavvuru söz konusudur. Bu felsefeye göre geriye kalan her şey res cogitans ya da "düşünen varlıklar" diye sınıflandırılmaktadır ki, bunların yapısal eylemi, deyim yerindeyse yer kaplamak değil düşünmektir. Böylece Descartes'e göre evrende "res extensa" olmayan her şey "bir düşünce nesnesi"dir, başka bir deyişle, belirli bir res cogitans'ın veya zihnin dışında varlığı olmayan bir şeydir.
   Bu ikiliğin kendine özgü bir işleve sahip olduğu kabul edilir; aslında ikincil özelliklerin, Kartezyen kategorilerin ikincisine atfedilmesi yoluyla birinci kategoriler bir adımda ölçülemez derecede basitleştirilir. Geriye kalan, aslında tam da matematiksel fizikçilerin prensipte "artıksız dünya" diye düşündükleri "dış dünya" olacaktır. Ancak bunun bir bedeli vardır: Bir kez gerçek ikiye bölündüğü için hiç kimse parçaların tekrar nasıl bir araya getirileceğini bilmemektedir. Bilhassa res cogitans, "res extensa "nın bilgisine nasıl sahip olacaktır? Elbette algı yoluyla; ama bu sefer de algıladığımız şeyin ne olduğu sorusu gündeme gelecektir. Kartezyen öncesi dönemde felsefeciler ve felsefeci olmayanlar tarafından paylaşılan ortak düşünce, görsel algı edirniyle bizim gerçekten "dış dünyayı gözlem"lediğimizdi. Rene Descartes buna karşı çıkar ve iyi bir neden göstererek Kartezyen ipso faeto res cogitans'a ait olmalıdır, çünkü res extansa hiçbir surette renge sahip olamaz. Böylece Descartes baştaki ilk ön kabullerini izleyerek çatallanma diye bilinen görüşün teorisini kurmaya yönelmiştir. Bu tez, yani algısal nesnenin münhasıran res cogitans'a ait olduğunu veya başka bir deyişle bizim gerçekte algıladığımız şeyin özel ve öznel olduğunu öne sürer. Kartezyencilik ortak inanca kaba bir karşı çıkışla bizim "dış dünyayı gözlem"lemediğimiz üzerinde ısrar eder. Bu felsefeye göre bizler gerçekliğin içinde hapsolmuş durumdayızdır, her birimiz kendi özel dünyası içinde yaşamaktadır ve normalde bizim dış dünyanın bir parçasını oluşturduğumuz görüşü aslında bir hayal varlığı algısal eylemin ötesine geçmeyen -düş gibi- zihinsel bir kurgudur.

Kuantum Eğitimi hakkında ayrıntılı bilgiye 0.232.422.59.54 numaralı telefondan ya da Buraya tıklamanız yeterlidir.

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :Kuantum Eğitimi - kuantum - kuantum teorisi - kuantum nedir - kuantum yaşam - kuantum felsefesi - kuantum fiziği - kuantum kitap -

Yorumlar