John Locke

John Locke (1632-1704)


Locke'a göre, üç tür bilgi vardır; ilki sezgisel bilgi olup bunun kesinliğinden şüphe etmeyiz. İkincisi ispata dayanan bilgidir; bunda da bir sezgiden hareket edilip sezgiler zinciri kurularak ve gözleme dayanılarak bilgiye ulaşılır. Ancak bu bilgide, sezgiler zincirini kurmak kolay bir iş olmayıp, sezgiden emin olduğumuz halde, bağlantıyı yanlış kurmak mümkündür. Üçüncüsü ise duyusal bilgidir.


Locke'un "İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme" (I960) adlı eserinde dile getirdiği bu düşüncelerinin temelindeki esas tez, tüm bilgilerimizin deneyle başladığı ve bu deneyle edinilenlerden başka zihinde önceden hiçbir şeyin bulunmadığıdır. Bilgimizin tümü tekillerle başlayıp tümelin bilgisi haline gelir. Locke'a göre insan zihni, bilgilerle dolmadan önce boş bir levha gibidir (Tabula Rasa). Dış dünyadan algılanan her şey (tekiller) bu boş levhaya bir çizik atmak, yani zihne bilgi kazandırmak demektir.


Aristoteles ve Platon'un rasyonaliteye verdiği öneme karşılık Locke, rasyonelliğin empirizmle birlikte, bilgi üretmede önemli bir fonksiyon yüklendiğini savunur. Locke'un düşüncesi doğrultusunda bilgiyi, var olanların zihinde oluşturduğu bir iz (kavram veya kavramlar zinciri), bilgilenmeyi ise bu izleri zihnin kazanması olarak saptadığımızda, öğretim de çeşitli yöntemlerle bireylerde bu kazanımın sağlanması olarak tanımlanmaktadır. Yani öğretim bir yerde, boş levha olarak görülen zihinlere çizgi çizme (bilgi depolama) işidir. Bu kazanımda (bilgilenmede) "ben" (suje), dışında ne varsa hepsini (bu arada kendisini de) nesne (obje) edinir ve bu edinimin sonucunda zihin bilgilenir.


DERLEYEN... (EDİTÖR)


İletişim:bilgi@gencogrenci.com



Bu makale şu konularla ilgili olabilir :felsefe - felsefe nedir - -

Yorumlar