Histerik Kişilik (Histrionik)

Bencil, gösterişe düşkün, kaprisli, fiziksel çekicilikle aşın ilgili, herşeyi abartan, kendini övmek için hikayeler uyduran kişilerdir. Başkalarının ilgisini çekmekten hoşlanırlar. Aşırı hayalci ve şıpsevdi tiplerdir. Ayartıcıdırlar, ancak cinsel yönden soğukturlar. "Başkaları ile ciddi bozuk ilişkileri yaşam sürdürürler"  Telkine elverişlidirler. Sık sık iç organlarından şikayet ederler. Taklit kabiliyetleri fazladır. Utangaç, ürkek ve aşın heyecanlıdırlar. Tatlı kaygısızlık hali görülür, yalancı intihar girişimlerinde bulunabilirler. Sık sık yalan söylerler. Ancak bu yalanlar zararsız yalanlar (White Lie)  biçimindedir. Egosantrik, narsisist ve eksibiyonisttirler. Hipnoza (elverişli tiplerdir. Sürekli övülmek, beğenilmek ve güvenilmek  ve ilgi odağı olmak isterler.
Yapılan araştırmalar ülkemizde histerik tiplerin, sevgi ilişkilerinin yüzeysel, yalancı, egosantrik ve oral bağımlı olmadıklarını, tam tersine çalışkan, ciddi ve başkalarını hoşnut etmeye yönelik bir kişiliğe sahip olduklarını göstermiştir. Bunlar (duyarlı, başkalarının (anne, baba, eş) istek ve komutlarına uyan,  ağır yaşam koşullarına uzun süre uysal uyum yapabilen, duygu İve düşüncelerini dışa vuramayan, çocukluktan beri aile içinde özel yer ve sorumluluk yüklenmiş kişilerdir.
Bu olumlu özellikler, özellikle yakın çevresi için geçerlidir. Anne, baba ya da eş dışında histerik kişiliğin klasik özellikleri daha çok görülmekte ve böylece çifte standart sergilenmektedir. Bu kişilerin konuşmaları ayrıtıdan yoksundur. Engellenme dayanıklılıkları azdır.
Histerik kişilik kadınlar arasında üç kat daha fazla görülür. Prethovvan'a göre antisosyal kişilik, kadınlardaki histerik kişilikle kimi hallerde örtüşmektedir. Junlar yapmacık hareket ederler ve ölçüsüz dramatik tepkiler [sergilerler. Heyecanlan büyük iniş çıkışlar gösterir. Bir an çok fyinıser biraz sonra çok kötümserdirler. Özgürlüklerini kaybetmekten çok korkarlar. İşlerinde plansızdırlar, her "yeni şeye hemen heveslenirler, ancak bunları sürdüremezler. Boşanmalar ve evden kaçmalar bu kişilerde sıklıkla görülür. Çabuk arkadaş olurlar, fakat ilişkileri yüzeyseldir. İnsanlar arası ilişkilerde saf ve bağımlıdırlar. Sevgi açlığı gösterirler. Kullandıktan savunma mekanizması dönüşüm (konversiyon) ve çözülme (Dissosiasyon). Dönüşüm mekanizmesini kullanmakla sekonder kazanç sağlarlar.
Histeride Bayılma
Histerik kişilik aşın zolanmalar nedeniyle ileri boyutlara ulaşırsa histerik nevroz meydana gelir. Ancak histerik kişilik yapısı olmayanlarda da histerik nevroz olabileceği ileri sürülmüştür. Bu durumda felç ve çarpılma, bayılma, duyum bozuklukları, sürekli öksürme ve öğürmeler, iştah yitimi (anorexia). yalancı hamilelik, gülme ve ağlama krizleri görülebilir. Çözülme mekanizmasını kullanan histerilerde ise amneziler, kaçmalar, çoğul kişilik ve depersonalizasyon belirtileri görülebilir. Hastalığına karşı "tatlı kaygısızlık" hali görülür.
Histeri nevrozunda aşın duyarlık ya da duyarsızlık görülebilir. Vücudun belirli bölgeleri ağrıya karşı duyarsız olabilir; ya da hiç bir acı duymayabilir. Devinim bozuklukları olarak felçler ve konuşma bozuklukları görülebilir. Vücudunun sağ ve sol yansı, alt kısmı, ya da tamamı felç olabilir. Burada fonksiyon yitimi söz konusudur. Organik bir bozukluk görülmez. Konuşma bozuklukları ise hiç konuşamama (mutizm) ya da kısık sesle konuşma (afoni) biçimlerinde olabilir. Histeride yapay ateş yükselmesi ve uyku krizleri görülebilir. Histeri nevrozu kimi durumlarda bulaşıcı bir biçimde kitle histerileri biçminde görülebilir. 1967 yılında Aydın ilinin bir köyünde 75 vakadan ibaret kitle histerisi görülmüştür.
Histeri nevrozunda kişi anksiyeteye karşı primer, semptoma (felç, körlük gibi) karşı ise sekonder kazanç sağlamaktadır. İkinci Dünya Savaşına katılan bazı pilotlarda gece körlüğü, paraşütçülerde ise ayak sakatlıktan görülmüştür. "Glove anestesia" durumunda hasta dokunma ve hissetme duygularını yitirmiş gibidir (sinir sistemi eldivenle kaplanmış gibidir). Örneğin eşi tarafından aldatılan bir kimse felç olmakla daha kötü bir akıbetten (eşini ve aşığını öldürmek) kurtulmuştur. Hastalıklar ve kazalar abartılarak, ilgi çekme ya da tazminat alma gibi sekonder kazançlar sağlanabilir.
Freud histeriyi, anksiyete (DSMIV de panik bozukluğu) ve konversiyon olmak üzere ikiye ayırmış; nedenini de fallik devredeki saplantı (Oidipus Kompleksi) ile açıklanmıştır. Histeri nevrozunun oluşumunda pek çok neden rol oynamaktadır. Psikosomatik hastalıklardan farklı olarak felçler, bilincin denetimi dışında olan bağırsaklarda oluşmamaktadır. Epilepsi (sara) krizleri ile histerik krizler arasında bazı ortak özellikler olmakla birlikte farklı özellikler de vardır. Örneğin histerikler yere düşerken yaralanmazlar ve gözbebekleri işlevini sürdürür. Ayrıca epilepsi nöbetleri daha kısa sürer. Nöbel histeride olduğu gibi bir strese bağlı olarak bir grup önünde oluşmaz.
Dissosiatif tepkilerden çoğul kişilikte, birbirinden çoğu kez bağımsız ve habersiz olan farklı kişilik özellikleri periyodik olarak değişir. Birinci kişiliğinde dürüst, sevecen ve duyarlı olan kişi, ikinci kişilik yapısında acımasız, saldırgan olur ve toplum kurallarını çiğneyebilir. Çoğul kişiliğin en önemli nedeni yapısal yatkınlığın yanında çocukluktaki önemli korkulardır.
Uykuda gezerlik de bir çözülme tepkisidir. Kişi sonradan anımsayamadığı bir dizi eylemde bulunur. Sonradan kendi kendine normale döner. Çocuklarda daha sıklıkla görülür. Ancak bunların çoğu geçici niteliktedir.
Kişiliğin kendine yabancılaşması (depersonalizasyon) da bir tür çözülme tepkisidir (Çevrenin, kişiye yabancılaşmasına derealizasyon denir). Kişi kendini üçüncü şahıs olarak, başkasıymış gibi algılar. Dejavu durumunda ise kişi başından geçen olayı sanki daha önce de yaşamış gibi hisseder. Pek çok kişide bu durum görülebilir. Histerik kaçışlarda kişi nedensiz ve amaçsız bir biçimde (bilinçdışı nedenler), bulunduğu ortamı terk eder. DSM IV sınıflandırmasında dissosiatif bozukluklar, histeriden ayn olarak ifade edilmiştir.Amnezi durumunda hasta en olağan kişi ve anıları unutur. (Örneğin çocukluğunu, annesini, evli olduğunu)
Histerik kişiliğin nedenleri konusunda pek çok görüş ileri sürülmüştür. Bunlar arasında fallik saplantı, fiziki örselenmeler, psiko - sosyal etmenler sayılabilir Taklit yeteneğinin ve yaratıcılığın üstün olması nedeniyle histerik kişiler güzel sanat dallarında, özellikle tiyatro ve sinemada başarılı olabilirler. Histeri nevrozu, psikoterapiye en iyi yanıt veren bir nevrozdur. Ayrıca hafif elektroşok ve çevre değiştirme terapileri, kas gevşetici minör trankilizanlardan yüz güldürücü sonuçlar alınabilir (librium, trankilin, diazem, nobrium, pertralik, serepax, nervium). Fizikçi Paskal histerik kişiliğe örnek olarak gösterilmektedir.
Örnek 1.
Coşkulu, gösterişe ve her şeyi abartmaya eğilimli histerik bir kadın başarısız birçok flörtten sonra yakışıklı ancak psikolojik olarak zayıf bir adamla evlenir (Histerik kişiler en çok depreşif kişilere bağlanırlar). Koca, karısının kendisini birçok bakımlardan yönetmesinden hoşlanır. Kadın, kocasının güzel giyinmesine özen gösterir ve geniş çevresinin yardımıyla işinde yükselmesini sağlar. Kocasının başarılarından ötürü kendisine hayranlık duyulmalıdır. Koca, anlaşmayı bozacak olursa, histerik kadının yardımseverliği derhal nefrete dönüşebilir. Adam, onun kendisini yükselttiği gibi yıkacak güçte de olduğunu hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır.
Kadın, kocasını, kendisinin zayıf yanını kapatan tamamlayıcı narsistik figür olarak kullanmakta, böylece fallik erkeksiliğini güvenceye almaktadır. Başkalarına, koca, karısının histerik gaddarlığının, zavallı bir kurbanı gibi görünürse de, bu kaderinden tümüyle kendisi sorumludur. Çünkü evlenmeye kendisi karar vermiştir.
Plan uyarınca kadın çocuklarını da senaryoya uygun biçimde yetiştirir. Çocuklarda iyice göze batmalı; herkes onları sormalı, onları aramalıdır. Çevreden yankı gelmemesi, kendilerine ilgi duyulmaması kadar kadını üzen bir şey olamaz. Bu durumda derhal aşağılık duygusuna kapılır. "Büyük oğulları gösteri sanatının gönüllü bir oyuncusudur. Annesi, onu ortalıkta çekici, şirin bir oğlan olarak görünmeye alıştırmış ve histerik baştan çıkarma taktikleriyle küçük bir jigolo gibi kendisine bağlamayı başarmıştır". Oğlan oldukça zayıf ve bağımlı kalmış; böylece babasına benzemiştir.
İkinci çocuk bağımsız, açık yürekli bir kızdır. Histerik rol kavramına girmeye uygun olmadığından anneye sorun olmaktadır. Aklına geleni söyler ve yapar. Anne yine de ona bir rol bulur. "Kız saf çocuk rolüne sokularak sömürülecektir." O'nun, duygu ve görüşlerini sakınmadan açıklamasına alkışlarla gülünür. Böylece kız bir soytarı bir palyaço haline sokulmuştur. "Giderek acıyla anlar ki, bu role girmek ve içinden geçenleri söylemeden susmaktan başka çaresi yoktur. Ancak o zaman onu sever, ilgi ve dostluk gösterirler. Aksi halde yalnız kalacaktır."
Üçüncü çocuk annesiyle kolayca özdeşleşmiştir. Erkekleri baştan çıkarma, kendisine hayran bırakma konusunda uzmanlaşmıştır. Soylu bir işadamı ile evlenir, fakat damat kısa sürede iflas eder. Gösterişe düşkün olan karısı onu terk eder ve alkole yenik düşer.
Anne bir kazada öldüğü zaman koca tümüyle çöker. Depresif çaresizliği içinde kendini toparlayamaz ve İsviçre'de bir sanatoryuma yatırılır. Karısıyla birlikte "en iyi yarsını" yitirmiş; telafi işlevi ortadan kalkmıştır. Ailenin diğer üyeleri, bu histerik aile oyunundan öç almaya başlarlar. Her biri öğrendikleri roller dışında nasıl davranacaklarım bilemeyen birir şaşkındır .
Dissosyatif kişilik örneği.
Örnek 2.
Genç bir kız, asıl adı Sora. İkinci kişiliğinin adı Mod. Bu iki kişiliğin yürüyüşleri giyinişleri düşünüşleri birbirinden çok farklı idi. Sora’nın yürürken çok ağırbaşlı olmasına karşılık Mod kırıtarak, sıçrayarak yürürdü. Sora üzüntülü ve ruhsal olarak çökük olduğu halde, Mod daima mutlu ve taşkındı. Giyinişleri de değişikti. Sora’nın iki çift terliği vardı. Bir çifti eskimiş, solmuş ve topuksuzdu. Ötekisi ise frapan renkli, burnu açık ve uzun topuklu idi. Sora daima topuksuz olan çifti giyerdi. Mod bu eski terlikleri tiksinti ile bir tarafa iter ve süslü olan topuklu terlikleri ayağına geçirirdi. Sora makyaj yapmazdı. Mod bol miktarda ruj ve allık kullanırdı. El ve ayak tırnaklarını koyu kırmızı oje ile boyar, saçlarını da kırmızı bir kurdela ile bağlardı. Mod'un en sevdiği renk kırmızı, Sora’nın ki ise mavi idi. Sora olgun ve zeki idi. Mantal yaşı 18,2; I.Q.=128 idi. Mod'un mantal yaşı 6,6; I.Q=43 bulundu. Sora’nın Vokabuleri gayet geniş Mod'unki ise çok kısırdı. Sora’nın yazısı işlek Mod'unki ise kötü idi. Sora sigara içmez ve verildiği zaman da beceremezdi. Mod ise sigaraya tutkundu. Mod'da vicdan denilen duygu, doğru ve yanlış düşüncesi yoktu. Daima istediği tarzda hareket etmemek için sebep bulamazdı. İncest şeklinde yaptığı, aşırı cinsel ilişkilerden hiç suçluluk duymazdı. Sora'da ise, evvelce yapmış olduğu ahlak dışı seksüel davranışından dolayı açık suçluluk duyguları vardı.
Gayet iyi olarak anlaşıldığına göre, Sora’nın suçluluk duyguları aşın lastiği zaman, Sora Mod olup çıkıyordu.
Sonuç olarak Mod şeklinde disosiye bir kişilik geliştirmesi Sora'yı taşkın cinsel arzularını bilinçli bir bilginin dışında ve bu nedenle suçluluk duymadan doyurmasına olanak vermektedir. Öte yandan, Sora eski aşırı cinsel ilişkilerinden doğan suçluluk duyguları çok şiddetli bir dereceye ulaştığı zaman hemen Mod'a çevrilmektedir .
DERLEYEN.EDİTÖR
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar