Giyim

Ünlü Fransız romancı Balzac'ın ölümsüz bir sözü vardır: "İlkel insan örtünür, zengin ya da budala süslenir, şık insan giyinir." On dokuzuncu yüzyıl içinde söylenmiş olan bu sözler günümüzde hâlâ geçerliliğini sürdürüyor.
Giyiminiz ve saç modeliniz sizin yaşam biçiminizi yansıtır! Bu iki şeye çok önem vermelisiniz! İyi giyimli kişi toplumda kabul gördüğünden, onun kendine olan güveni ve saygısı, cesareti artar. Olumlu, özenli görünmezseniz sizde de olumlu ve özenli davranılmaması doğaldır. Giyimde dikkat edilecek en önemli husus; giyiminiz, duruma, çevreye ve bulunduğunuz kültüre uygun olmalıdır.
Amerika'da 'başarı için giyim' kavramı son yıllarda çok önem taşımaya başlamıştır. Kendi tarzınıza uygun bir giyim mi, yoksa tarzınız ne olursa olsun kültürünüze uygun bazı katı giyim kurallarına mı uymanız gerekiyor? Yoksa modacıların her ürettiğini üzerinize giymeniz mi iyi giyimin anahtarını oluşturuyor? Siz bu sorulara yanıt ararken gelin değişik giyim tarzlarına bir göz atalım...
Klasik Görünüm: Senelerce araştırılıp bulunmuş giyim tarzlarının nesilden nesile kabul görüp beğenilmesiyle belirmiş bir giyim stilidir. Bugün gittikleri her yerde imaj ve etki yaratmak isteyen devlet adamları, üst düzey yöneticiler, iyi bir izlenim bırakmak isteyen insanlar tarafından benimsenmektedir. Bu giyim tarzıyla kabul görmek istediğiniz yere gidin. Bu stil giyimle baştan yadırganmaz aksine olumlu karşılanırsınız. Gene bu giyim tarzıyla saldırgan ve tehditkar görünmezsiniz. Sadece geriye düzgün bir yüz ifadesi takınmak kalır. Bunu da başarırsanız çevre tarafından %80 gibi yüksek bir oranda benimsenirsiniz. Veya en azından bu kurallara uyduğunuzda puan kaybetmezsiniz.
İlk izlenimler kalıcıdır! Görüntünüzle, duruşunuzla, yüz ifadenizle, göz teması aracılığıyla ilettiğiniz mesajlarla karşınızdaki kişi size ya ilgili ve saygılı kalır, ya da tamamen ilgisiz kalır. Bir topluluğa girdiğinizde oradakiler sizi tek bir bakışla tepeden tırnağa tartarlar. Bu bağlamda dikkatleri çeken ilk şey sizin duruşunuz, şekliniz, şemaliniz ve giyiminizdir.
Duruşunuz ve omuzlarınızın şekli kendinize olan güveninizi göstermektedir. Kendine güvenen insanın duruşu şöyle olmalıdır. Dik durup göğüs kafesinizi yukarı kaldırın, karnınızı içeri çekip omuzlarınızı geriye verin, arkadan belinizi içeri itip tam dik durmayı sağlayın. Kafanız iki dik omzunuzun ortasında dimdik yükselsin. Bu duruş, gücünüzü ve insanlar üzerindeki etkinizi artırır. Buna kendine güven duruşu denebilir.
Bundan sonra yüzünüz çok önem taşır. İnsanlar yüzünüzü görmek isterler. Yüzünüzü büyük, kara kara gözlüklerle kaplamayın. Gözlerinizin üzerine düşen saçlar, yüzünüzü örten sakallar ya da herhangi bir şeyle saklanmış bir yüz insanlardan başka şeyler sakladığınız, düzen karşıtı ya da sahtekar olduğunuz izlenimini yaratır. Yüzünüz karşınızdaki insanla ilişki kurmanızı sağlar. Göz temasının büyük bir gücü vardır. Gözler olmadan herhangi biriyle gerçek bir iletişim kurmanız olanaksızlasın
Ya yüzünüzden hoşlanmıyorsanız, o zaman ne olacak? Hemen estetik cerrahına mı koşacaksınız? Bazıları bu yola başvuruyor. Saç biçiminizi değiştirerek yüzünüzün biçim ve görüntüsünü değiştirmek elinizde. Saçlarınızı bir resmin çerçevesi gibi düşünüp yüzünüzün, dolayısıyla kişiliğiniz saç modeliyle nasıl etkilenebileceğinin bilincine varmalısınız. Bu nedenle kendinize çok kaliteli bir berber edinin. Bu arada makyaj sayesinde de yüz güzelliğinde mucizeler yaratılabileceğini unutmayalım. Doğru saç modelini ve doğru makyajı yakalayan, kendini seven, kendisiyle barışık olan insan için sorunlar en aza iner.
 Günlük makyaj yalnızca yüzünüzün güzel hatlarını vurgulamak, sizi daha sağlıklı ve daha canlı göstermek amacını taşıdığından çok sade ve doğal olmalıdır. Abartıya kaçılmamalıdır.
Seçimi zor olan bir başka şey de gözlük biçimidir. Yeni buluşlar sayesinde üretilen lensler ve çerçevesiz gözlükler bu sorunu büyük ölçüde çözmektedirler. Gözlük çerçevenizi seçerken, çerçevenin yüz orantınıza uygun olmasına dikkat etmelisiniz. İri yüzlüler büyük gözlük, küçük yüzlüler küçük gözlük çerçevelerini tercih ederlerse orantı daha iyi sağlanabilir. Daha olgun ve entel bir havaya bürünmek istiyorsanız altın ve gümüş rengi gözlük çerçevelerini tercih etmelisiniz. Olduğunuz gibi ya da daha genç görünmek istiyorsanız, lens takmayı tercih edin. Bulunduğunuz ortamda kabul görmenizi sağlayacak tabi yüzünüze hiçbir çaba gerektirmeyen, üstelik hiçbir masrafa da yol açmayacak iki şeyi daha ekleyebilirsiniz. Tatlı bir gülümseme, cana yakın, hoş ve orada olmaktan mutlu olduğunuzu gösteren bir yüz ifadesi... Gergin bir yüz, sıkıntılı olduğunuzu gösterir ve etrafınızı sıkar. Böyle durumlarda kalırsanız, derin bir nefes alın, sakinleşmeye çalışın, kaslarınızı gevşetin. O zaman yüzünüzün ifadesi de kendiliğinden olumlu yönde değişecektir. Etrafa pozitif enerji verecektir.
Yüzünüzden sonra en çok dikkat çeken şey ayaklarınızdır!.. 'Dost başa, düşman ayağa bakar' atasözünü unutmayın. İnsanı ele veren ayakkabı ve çoraplardır. Tozlu, topraklı, boyasız, aşınmış ayakkabılar ya da bileklere düşmüş buruşuk çoraplar, karakter kusurları olarak değerlendirilir. Kişinin ayrıntıya önem vermediğini, bütünlük duygusundan yoksun olduğunu gösterir. İnsanlar sizi yalnızca on saniye tepeden tırnağa gözden geçirip izlemekle kişilik ve karakteriniz hakkında bir yargıya varırlar veya sizi ciddiye alırlar, ya da dışlarlar. Yargılar yalnızca göz yoluyla değil, aynı zamanda öteki duyular aracılığı ile edinilen bilgiye dayanır. Hiç tanımadığınız biriyle bir iş görüşmeniz olduğunu farz edelim. Odaya giriyorsunuz.
1. Odadaki kişi önce sizi görüp yukarıdan aşağıya bir bakışla yukarıda tarif ettiğimiz gibi sizin hakkınızdaki ilk yargıya varır.
2.  Sonra sizi işitir. Ses tonunuz ve söyledikleriniz bir başka izlenim doğurur.
3.  Tokalaşmak için yaklaştırdığınızda iyi ve ayarında sıkılmış bir koku ise size bir artı puan daha kazandırabilir.
Ortama uyum sağlayacak mümkün olan en iyi izlenimi çevrenize verebilmeniz için gardırobunuzda koyu renk ceket, pantolon, etek takımınız hazır bulunsun. Bunun içine giymek üzere üç tane açık renk gömlek, erkekler için deseni abartısız gömlek ve ceketinin rengine uyan kravat, kadınlar için gömlek ve ceketin rengine uyum yapan fular sizi çok şık gösterebilir. Kilo almadığınız müddetçe bu giyim tarzına her zaman, ne giyeceğinizi bilemediğiniz zamanlarda, başvurabilirsiniz. Aksesuarlarınız da fazla abartılı olmamalı. Elinize bir iki yüzükten fazlasını takmayın. Ayakkabılarınızın renginde, küçük metal tokalı bir kemer çok şık görünmenizi sağlayacaktır. Takacağınız saat de hangi sosyal çevreden geldiğinizi gösterecektir. Çok zenginler Rolex, Omega gibi saatler takarlarken gençler Swatch ve diğer marka saatleri tercih etmektedirler. Tabii bu arada, ilim adamı ve yöneticilerin en önemli aksesuarı kalemleridir. Bunlar deri kayışlı, sade saatleri takıp altın Cross kalemlerini yanlannda taşımayı severler. İşverenler ise paha biçilmez, İsviçre malı dolmakalemler kullanabilmekte, bunları yöneticilerine hediye etmektedirler. Bu da onların fazla göze batmayan, fakat fark eden insanların farkına varmalarını sağlayan aksesuarlarıdır.
Ayakkabıların koyu renk olanları tercih edilmelidir. Spor ayakkabıları sadece spor yaparken kullanmalıdır. Klasik bir görünümde spor ayakkabıların yeri yoktur. Şık bir elbisenin altına giyeceğiniz spor ayakkabılar sizi gülünç kılacaktır. Hanımlar elbiselerinin rengine uygun çanta ve ayakkabı kullanırlarsa daha şık görüneceklerdir. Erkeklerse elbiselerinin ve kemerlerinin rengine uygun ayakkabı giyerlerse uyum sağlamış olur, bu sayede daha şık bir görünüme sahip olabilirler.
 Çoraplar da çok önemlidir. Erkekler pantolonlarının ve ayakkabılarının rengine uygun çoraplar giymelidirler. Kadınlar, tenlerinin bir ya da iki ton koyusu ince ten rengi çorapları tercih etmelidirler; veya eteklerinin, ayakkabılarının rengine uygun olan çoraplar da kullanabilirler. Abartılı, çarpıcı renkli, desenli, işlemeli çoraplardan uzak durursanız hem boyunuz kısa gözükmez, hem de Bayan Bacak olmamış olursunuz.
Giyinirken bütünlüğünüzü bozacak renk ve aksesuarlardan kaçının. Yoksa birden siz siz olmaktan çıkarsınız ya gömlek, ya çorap, ya da kravat, ya da mücevher reklamındaki eşyalar gibi siz değil üzerinizdeki eşyalar dikkat çeker. Üzerinize giydiklerinizin içinde kaybolmayınız.
Pardösü de koyu renkte, klasik giyiminizin rengine uygun ve sade olmalıdır. Şemsiyeniz manto veya pardösünüzün rengine uygun olursa bütünlüğü yakalama şansınız daha da artmaktadır.
Çantanız mümkün olduğunca küçük olmalıdır. Eğer dosya, evrak vs. taşıyorsanız, pisada satılan evrak çantalarının işinize yarayanlarının en incesini tercih edin. Ayakkabınızın, kemerinizin rengine uygun olan çantayı tercih edin ki giyimde bütünlük sağlansın.
Giyiminizde bir bütünlük yakaladığınız zaman karşınızdaki insanların dikkatlerini daha çok yüzünüze çekmeyi de başarmış olursunuz. Dolayısıyla da iletişim kurmanız kolaylaşır. İşinizin ehli havasına girersiniz. Sizinle görüşen insanları rahat ettirin. Kendiniz de heyecansız ve rahat olun ki karşınızdaki insan da rahat olsun. Gireceğiniz topluluğun giyim kültürüne dikkat ederek giyinirseniz, o ortamdaki insanlarla iletişim kurmanız daha kolay olacaktır.
Ses tonunuz, karşınızdakiyle iletişim kurmanızda çok önemli bir rol oynar. Yüksek ses tonuyla konuşmak gergin, sinirli ya da heyecanlı olduğunuzu gösterir. Alçak ve derinden gelen bir ses ise olgun, güçlü, kendine güvenen biri olduğunuz izlenimi verir. Çok hızlı konuşmak ise anlaşılamamanıza neden olur.
 İnsanların çoğu dinlemeyi sevmez. Bu nedenle karşınızdakine süre tanıyan, tane tane konuşma stili ile hitap edin ki o kişi söylediklerinizi duyup, beyin süzgecinden geçirip onları anlaya-bilsin. Çok yavaş konuşmak da iyi değildir. Bu da geri zekalı olduğunuz izlenimini verir. En iyisi kaliteli haber sunucularının hızında ve tonlamasında konuşmaya çalışmaktır. Kendinizi eğitin. Gerekirse güzel konuşma dersleri alın.
İnsanın kendi kendisiyle olumlu bir ilişki içerisinde olması, bütün bu bilgilerden daha fazla önem taşır. Ne kadar kendinize iyi bakarsanız bakın, berberlerde çok güzel saçlar, makyajlar yaptırırsanız yaptırın, en pahalı giysileri giyerseniz giyin, diyetler yapıp incecik mankenler gibi olursanız olun kendinize güvenmiyorsanız, kendinize saygınız yoksa görünüşünüzün iyi olması mümkün değildir!.. Kendinizden emin değilseniz, kendinizden hoşlanmıyorsanız, bu dışarıya yansıyacaktır. Her şey den önce kendinize güvenmeyi, kendinize öğretin.
Yalnız, kendini sevmekle kendini beğenip başkalarını küçük görmek ayrı şeylerdir. Siz nasıl dünyadaki en önemli varlıksanız, karşınızdaki de öyledir. Karşınızdaki insanları da sevin, sayın. Onları küçük görme küçüklüğünü sakın yapmayın! Başkalarını küçük görmek sizi son derece bayağı, aşağılık, sevilmeyen, itici bir insan yapar. Ama kendinizi sevdiğiniz gibi başkalarını da sevip sayarsanız, onlar da sizin davranışınızı size yansıtırlar, yani sizi sever ve sayarlar. Bir insanın davranışları, karşısındaki insan ya da insanlarım davranışlarını belirler.
Evinizde karşı karşıya duran iki boy aynanız olmalı. Bunların arasına geçtiğinizde kendinizi önden ve arkadan, boydan rahatlıkla görebilmelisiniz. Giyiminizdeki hataları ve uyumsuzlukları bu şekilde bir başkasına gereksinim duymadan rahatlıkla görebilirsiniz. İdealinizdeki sizi düşünüp, kendi giyim bilincinizi yaratın ve de paralel aynalar yardımıyla sonsuz görüntünüzün ve sonsuzluğun tadını çıkarın.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencgelisim.com
 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar