ERGENLİĞİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Gelişim psikolojisinde; ergenlik çağı için kesin bir yaş dilimi verilmemekle beraber, kızlar için 13-18, erkekler için 12-21 yaş sınırını içine almaktadır. Ancak son  zamanlarda  gelişim  psikologları  ergenlik  çağının  25  yaşına  kadar   devam Edebileceğini belirtmektedirler.
Ergenlik çağı; çocukluktan yetişkinliğe geçiş hazırlıklarını içine alan bir gelişme dönemidir. Ergenlik öncesi dönem, ani bir boy artması özelliklerinin belirmesiyle başlar. Ayrıca zihinsel ve toplumsal değişme ve olgunlaşma dönemidir. Bu yaşlarda çocuk yetişkin beğenisinden çok, yaşıtlarının beğenisini kazanma yolundadır. Erkek çocuklar daha çok dışarıya bağımlı, kızlar olgun evcil bir görünüme bürünmüştür. Her iki cinste kendi cinsel kimliğinin niteliklerini kazanma yolundadır.
Ergenlik çağında kişinin yetişkin olma yolunda  kimlik kazanması beklenir ki; bu ergeni zaman zaman bir kimlik karmaşasına sürükler. Ergenliğin başlangıcında görülen cinsel uyanış ve kişide gittikçe artan bir bağımsızlık gereksinimi toplumun engellemesiyle bir çeşit bunalıma sebep olur. Toplumun bireyden beklentileri de ayrı bir kaygı kaynağıdır.
Ergenlik çağında başarılması beklenen gelişim görevleri şöyle sıralanabilir;
1-Çocuk büyüme sırasında uygun bir bağımlılık-bağımsızlık tarzı geliştirmek zorundadır. Hem ailesine ve otoriteye itaat ederken hem de büyümüş bir kimse olarak hareket etmesini öğrenecektir.
2-Sevmesini, sevilmesini ve sevilen kişinin başkaları ile paylaşılmasını öğrenecektir.
3-Çeşitli sosyal gruplara dahil olmasını, bu ayrı gruplardaki farklı rolleri ve kendi rolünü öğrenecektir. 
4-Başkalarına ve topluma karşı olan ödevlerini kavrayacak şekilde bir vicdan ve ahlak anlayışı, değerler sistemi geliştirecektir.
5-Kendi cinsinin psiko-sosyal ve fizyolojik özelliklerini ve rolünü öğrenerek bu role göre davranışlar geliştirecektir.
6-Bedenindeki değişiklikleri bilmesi, bu değişikliklere uyum sağlamaya yarayacak özellikleri öğrenmesini sağlayacaktır.
Ergenliğin İlk Yıllarında Kişiliğin Gelişimi ve Ruh Sağlığı:
 Ergenliğin ilk yıllarında birey ne çocuktur ne de gençtir. Bu nedenle ona "Yeniyetme" ya da "Delikanlı" denilmektedir. Kişi bu dönemde çelişkili ve tutarsız davranışlarda bulunurken, ergenliğin son dönenlerinde tutarlı ve belirgin davranışlar geliştirirler.
 Cinsel kimliği tam olarak benimseyememiştir. İlk çocukluk çağından başlayarak kendi cinselliği ile ilgili özdeşimi kendi ana-baba modellerine ve onlarla olan ilişkilerine göre biçimlendirmiştir.
 Çocuğun sıcak ve tutarlı ilişki kurabilen bir ebeveynle özdeşim kurması kolay olmaktadır. Evde küçümsenen, iyi muamele görmeyen bir çocukta özdeşim kusurlu olur. Kadın ve erkek rollerinin kesin sınırları belli olan ailelerde, kişinin kendi cinsiyeti ile ilgili davranışlar geliştirmesi daha sağlıklı olmaktadır.
Evde kendi cinsinden bir büyük kardeşin olması, ailenin karşı cinsten bir evlat sahibi olmaya duyduğu özlemi sözlerinde ve çocuğun dış görünüşünde yansıtması cinsel kimliğin gelişimini etkiler.
Ergenlik yıllarında güven ve güvensizlik duygularının dengeli olması, daha önceki yıllardan getirdiği kişilik yapısını etkiler. Bebeklik çağından başlayarak ergenlik yıllarına kadar getirdiği kişilik yapısında temel güven duygusu yerine, temel güvensizlik, başarısızlık, suçluluk, başarı yerine yetersizlik duygularıyla yoğrulmuş bir benlik geliştirildiyse ergenlik döneminin bunalımları ile daha çok sorun yaratacaktır.
Suç işleme, intihar olayları ve ruh hastalıklarının ilk nöbetlerinin görülmesi; güvensiz ve sağlıksız bir kişilik yapısının iç ve dış kaynaklı zorlamalarının karşısında sağlıksız çözüm yollarıdır.
Erinlik döneminde çocukluktan getirdiği alışkanlıkları terketmesi yakınları için bir yakınma konusu olmaktadır. Asi, hırçın, karamsar, ders çalışmayan, süse düşkün, yalan söylüyor gibi yakınmalardan başka, tırnak yeme, ukalalık, oburluk, dikkatsizlik yetişkinleri kaygılandırıcı davranışlardır.
Ergenliğin ilk yıllarında; çocukluktan getirilen bu alışkanlıklar onun ihtiyacına cevap vermediği için, eski görünümünü kaybedip gevşer. Sonunda eski alışkanlıklarını yani yetişkinlerin beğendiği toplumsal kurallara uygun davranışları terkederler. Yeni gereksinimlere doyum getiren ve toplumsal kurallarla çelişmeyen davranışlar kazanmaya kadar pek çok yenilgiye düşerler. İçe dönmesi ve çevresine yabancılaşması bu dönemde görülür. İlk yıllarda görülen bu kararsızlık ve tutarsızlıklar normal ve ağırlıklı bir kişilik gereksiniminin geçici görüntüsüdür.
Ergenlikte Orta Yıllar:
 Erkeklerde 15-16-17, kızlarda 14-15-16 yaşlarını kapsar ve büyümeye ilişkin fizjolojik değişmeler devam eder.
 
Kimlik Gelişimi:
 Çevreyle olan ilişkilerinin arttığı ve toplum tarafından konulan kuralların anlaşılmaya çalışıldığı dönemdir. Bu dönemdeki aşırı ruhi huzursuzluklar sağlam bir kimlik duygusunun gelişimine sebep olur. Kendi kimliklerinden emin olduklarında ana-babaya çocukça bağlılıktan kendilerini kurtarırlar.
 Orta ergenlikte erkek çocuklar yetişkin bir erkeğe gereksinim duyarken, kızlar anneleri ile daha doğrudan özdeşleşirler. Özdeşleşme bilinçli ya da bilinçsiz bir süre devam etmektedir. Model olarak anne-babaya benzer kişileri seçmektedirler.
 
 Ergenliğin Son Yıllarında Kişiliğin Gelişimi ve Ruh Sağlığı:
 Ergenliğin ilk yıllarında yetişkin otoritesine başkaldırma şeklindeki bağımsızlık ihtiyacı ile cinsel kimliğin kabulüne ilişkin ihtiyaçlar tam çözüme ulaşamamaktadır. Fakat kişi kendini arkadaş dünyasının içinde bulur. Böylece dikkatini kendi üzerinden bir ölçüde uzaklaştırır. Yavaş yavaş cinsel isteklerini kendi denetimi altında tutmaya ve cinsel kimliğini özümlemeye başlar. 
 Ergenlik öncesinde karşı cinsi reddetme ve ergenlik yıllarında bu ilgiyi gizleme yerine karşı cinsin beğenisine ihtiyaç duymaktadır.
Ayrıca ekonomik bağımsızlığı için meslek seçimi üzerinde ciddi bir şekilde düşünür. Dış çevreden baskılar arttığında da yeteneklerini gözden geçirmeye çalışır.
Yetişkin olma yolunda kendisi için kimlik geliştirme çabaları yetişkinlerden çok arkadaşlarına göre yönetilir. Bu ait olduğu arkadaş çevresine tam bir uyum ise sınırlı bir benlik tasarımının gelişimine neden olur.
Ergenliğin sonuna doğru kişi ben merkezliden çok problem merkezli hale gelmiştir. Toplumsal değerlere ve toplumsal olaylara karşı ilgisi artmıştır.
Ergenin yetişkin otorite ile çelişkiler içinde bulunduğu bu dönemde yetişkinlerin onu kabul etmesi, saygı ve anlayış göstermesi gerekir.
 
DERLEYEN... ( EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar