DUANIN ÖNEMİ

DUANIN ÖNEMİ
‘Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapılan açılmış demektir.’ Hadisi Şerif (Tirmizi) Cenab-ı Allah, Kur'an-ı Kerim'de Peygamberimizin (sav) şu şekilde dua etmesini istiyor: ‘Ey Habibim, 'Benim ilmimi fazlalaştır.' de.’
Dikkat ederseniz malının, parasının, şanının buna benzer diğer unsurların daha da artması için dua etmesini istemiyor. Kur'an-ı Kerim'in hiçbir yerinde bu şekilde dua edilmesi istenmiyor, ‘ilmimi fazlalaştır.’ ayet-i kerimesini yorumlayanlar, bu cümlenin içinde bir çok şeyin fazlalaşmasının da bulunduğunu ifade etmektedirler.
ilmi çok olan, âlim olur. Hürmet ‘gösterilir. Toplumda kariyeri olur. İlminden dolayı belli bir makama geleceğinden kazancı da iyi olur. Bu ilmini teknoloji sahasında kullanırsa, kendisiyle beraber, ülkesini de kalkındıracaktır. (Bili Gates ilmi sayesinde teknolojiyi kullanarak, dünyanın en zengin insanı olmuştur.)
‘Allah'a duayı, size icabet edeceğinden emin olarak yapın.’
Hadis'i Şerif (Tirmizi)
Ders çalışırken devamlı Allah'tan yardım isteyin. O'nun küçük bir yardımını aldığınız anda, en karmaşık konular en kolay konulara dönüşüverir.
‘Biriniz Allah'tan dilekte bulunduğunda bolca istesin. Çünkü Rabbinden istemektedir.’
Hadis'i Şerif
‘Bir kişinin yapabileceği en kuvvetli iş, duadır. Dua dünyanın çekim kuvveti gibi gerçek bir kuvvettir. Hiçbir tedavinin fayda vermediği vakalarda, insanların sadece dua gücü ile hastalıklardan ve melankoliden kurtulduklarını gördüm.’
Dr. Alexis Carrel ‘Birçok bilim adamı duanın tabiat üstü bir faktör tarafından cevaplandığı düşüncesi üzerinde bazı tartışma ve araştırmalar gerçekleştirdi, unlardan biri de San Fransisko Hastanesi Kalp Uzmanı Randolph yrd'ın 393 kişi üzerinde yaptığı çalışmadır. Byrd, hastaların yarısı-ı; dindar kişiler tarafından rahatsızlıkları için dua edilmek üzere rast gele ayırdı. Diğer kısmına ise dua edilmedi. Byrd, çalışmanın sonunda, kendileri için dua edilmeyen grubun diğer gruba oranla beş kat daha fazla antibiyotiğe muhtaç olduklarını ve üç kat daha fazla bozukluk geliştirdiklerini ortaya çıkardı.’
Ben de üniversitede iken şöyle hayal ederdim: ‘Allah'ım ben kitap okumasını çok seviyorum fakat kitaplar pahalı; öğretmen maaşımla birçoğunu okumam mümkün değil, Mersin'de kitap kiralanan bir yer olsa da okusam.’ Çok şükür şu anda kitapseverlerin Mersin'de istediği yeni kitabı 10 kuruşa kiralayabileceği Küçük hamam Durağı'nda bir Sevgi Kitabevi var.
Okulumuzda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olan Muammer Bulat, tayinini Mersin merkeze aldırmak istiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü'nde işini yaptıracak bir kişiyi ararken kendi kendine ‘Ben burada ne arıyorum, insanlara yalvarıp, onlardan yardım bekleyeceğime, Allah'a yalvarırım, Allah'tan yardım beklerim.’ diyerek evine dönüyor. Allah'a yalvarmak O'ndan yardım istiyor. Liste açıklandığında bakıyor ki tayini istediği okula çıkmış. Bunun nasıl olduğunu sordurduğunda, tayin işine bakan kişi eline listeyi almış. Devamlı içki içtiği meyhanenin adı 'Bulat' olduğundan onların akrabası zannetmiş, en iyi okula bizim arkadaşı göndermiş. Halbuki hiç alakası yok. Sadece soyadı benzerliği var.
‘Eğer Allah'a hakkıyla güvenseydiniz, dağlar yerinden oynardı.’ Hadis'i Şerif
Almanya'daki Türkler, bir camii yaptırırlar. Camiide ibadete başlarlar. Caminin kanunen ibadete açılması gerekir; fakat belediye, caminin park yeri olmadığı için açma ruhsatını vermez. Caminin iki tarafında yol, diğer iki tarafında ise küçük bir dağ vardır. Alman hükümetinin izin vermeyeceğini anlayan genç imam, Cuma günü hutbede cemaate:
-    Yarın bu küçük dağın yerinden kalkması için dua edeceğiz. Müsait olanlar yarın ikindi namazında burada olsunlar, diye duyuru yapar. Kimse inanmadığından sadece 5 kişi gelir. Beraber Allah'a dua ederler. Ertesi sabah, başı kasketli ve kravatlı bir kişi imamın evinin zilini çalar. İmama şunları söyler:
-    Ben şu ilerideki yeni başlayan büyük inşaatın mimarıyım. Şu anda bize yüklü miktarda dolgu maddesi lazım. Buraya da en yakın şu küçük dağ var. Bize bu dağın kabasını satarsanız, çok memnun oluruz. En sonunda da yerinizin düzenlenmesini de yaparız. Bütün cemaatin: ‘Bu ancak bir irmciz! ile olur.’ dedikleri hemen bir gün sonra gerçekleşmişti.
Rahmetli Profesör Esat Coşan, bir hatırasını anlatıyor: ‘Köyümüzde dul bir kadın vardı. Bir adam kadına ait bir malını gasp etti. Kadın da buna ‘İki gözün çıksın.’ diyerek beddua etti. Adam kadının bedduasını hafife alarak ‘Köpeğin duası kabul olsaydı, gökten kemik yağardı.’ sözlerinin ardından ‘âmin’ dedi. Şu anda o adamın iki gözü de kör.                                 
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com
                
 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :dua - duanın gücü - insanlar - gelişim -

Yorumlar