DİNLEME BECERİLERİ

DİNLEME BECERİLERİ
Çoğumuz dinleme tekniklerimizin iyileşmesi için elverişli becerilere sahibi. Sizi biraz önce tanımladığım yöntemleri hemen sonraki konuşmanızda uygulamaya teşvik ediyorum.Tıpkı yeni olan her şey gibi, bunlar da birçok kez kullanılana dek doğal hissedilmeyecektir. Fakat bunu uygulayın ve karizmanızın bu yönünü geliştirmek için eksinlikle yol kat edeceksiniz.
Bu arada, aktif dinlemeyi sizin için kolaylaştıracak aşağıda yine farklı yöntemler bulacaksınız:
1. Bir kişiyi bir gün boyunca dinlemek —gerçekten dinlemek. Daha iyi iletişim kurabileceğiniz birini seçin. Onu bir gün boyunca dinlemeye-sadece onu duymak değil - kendinizi adayın. Her buluşmadan sonra, kendinize sorun: Yüzeyselin ötesine "geçmek için gerçekten de çaba harcadım mı? Sözlü, sesli ve görsel ipuçlarını gözledim mi? Ne söylendiği kadar söylenmeyenleri de kaydettim mi?
Bir kez daha iyi dinlemeyi kendinize bu şekilde hatırlatma alışkanlığına girdiğinizde, bu uygulamayı diğer günlere ve diğer tanıdıkları da içine alacak biçimde genişletin. İyi dinlemek başkalarına verebileceğiniz bir armağandır. Bunun sizin için hiçbir maliyeti yoktur fakat bu onlar için paha biçilmez olabilir.
2.  Açık bir dinleme ortamını yaratmak. TV i kapatın. Telefonlarınızı bekletin. Bilgisayarınızı da kapatın. Dinlediğinizde, tırnaklarınızı törpülemeyi, çapraz bulmaca çözmeyi ya da çiklet çiğnemeyi unutun. Bunun yerine, rahatsız edici unsurlar olmadan diğerleriyle yan yana oturduğunuz özel, sakin, rahat bir ortam oluşturmaya çalışın. Bu mümkün olmadığı takdirde, belki de daha nötr, daha sakin bir ortamda daha sonra buluşmayı önerin.
Burada önemli olan karşınızdaki kişiye onun için orada olduğunuzu hissettirmektir. Masasının üstüne bir masa boyutu modelinde bir park metre koyan ve çalışanlardan metreyi doldurmalarını isteyen - her 10 dakika konuşma için 10 cent bir patron gibi olmayın. İnsanlarda nasıl bir izlenim bırakıyordu!
3.  Ben müdahale ettiğimde konuşmayın. Bir başkası müdahale ettiği takdirde, bu tarzda yanıt vermeye teşebbüs etmeyin. Bu sadece sertlik seviyesini yükseltecek ve aranızdaki mesafeyi genişletecektir. Bunun yerine, onları dinleyerek kendinizi sınırlayın sonra sakince, kaldığınız yerden devam edin.
Başkan Lyndon Johnson, "Eğer konuşuyorsanız öğrenmiyorsunuz" demiştir. Ve rakibinizden daha çok nezaket göstererek, her ikinizin nasıl hareket etfnesi gerektiğine dair sessiz bir mesaj gönderirsiniz.
4.  Bunu aşırı yapmayın. Bazen dinleme becerilerini yeni geliştirenler bunda aşırıya gidebilir. Göz temasında bulunmaları gerektiğini bilirler, dolayısıyla öyle çok bakarlar ki konuşmacı çekinir. Kendilerine anladıklarını göstermek için başlarıyla onaylamaları gerektiği öğretildiği için sürekli başlarını sallarlar. Dinlerken uygun yüz ifadelerini yansıtmaları gerektiğini öğrendikleri için sanki gastrit ağrısı çeker gibi davranırlar.
Sonuçta, konuşmacı diğer kişinin kısa süre önce bir "dinleme" seminerine katıldığım ya da konu hakkında bir kitap okuduğunu düşünür. Fakat tüm bunlar yapay görünür. Tüm iyi şeyler, dinlemek dahil, ılımlılık ve uygun bir tutumu gerektirir. Çok fazla abartılı dinleme, en az hiç dinlememek kadar, hatta belki daha da çok kötüdür.
5.  Zihinsel-haritalandırma uygulayın.Not almak için mükemmel bir yöntem de "zihinsel haritalandırmadır." Bu serbest-tür tekniktir konuşmanın akışını kesmeden hızla notlar almanıza yardımcı olur. Temelde, başlıca bilgi kısımlarını ilişkilendirmek, sonra bunu uygun alt konular ya da detaylara çözmek için kabaca bir diyagram kullanırsınız.
Bu son derece yararlı ve kullanımı kolaydır ve kesinlikle olasılıkla okulda öğrendiğiniz eski tarz Roma rakamlı belirleme usulüne benzemez.
6.  Beden Dilini hakkında uyanık olun. Gözleriniz, yüzünüz, elleriniz, kollarınız, bacaklarınız ve duruşunuz dinleyip dinlemediğiniz ve diğer kişiyi anlayıp anlamadığınız hakkında dışarıya işaretler gönderir. Örneğin, konuştuğunuz bir kişinin aşağıdaki unsurları yaptığını fark ederseniz, ne düşünürdünüz?
• Yan taraflara bakmak
• İç geçirme
• Esnemek
• Kaşlarını çatmak
• Kollarını göğsünün üstünde birleştirmek
• Tavana bakmak
• Tırnaklarını temizlemek
• Ellerini şakırdatmak
• Bozuk paralarla oynamak ya da anahtarları şıkırdatmak
• İskemlede sallanmak
Siz çok geçmeden bu kişi her ne söylerse söylesin, gerçekte sizin konuştuklarınızla kesinlikle ilgilenmediği ve sadece oradan uzaklaşmanızı dildiği izlenimini edinirsiniz -değil mi? Tıpkı Ralph Waldo Emerson'un dediği gibi, "Ne olduğunuz öyle çok haykırıyor ki, ne söylediğinizi duyamıyorum".
Buna karşılık şu davranışları düşünün:
• Gözlerinizin içine bakmak                                        
• Sık sık gülümsemek
• Ara sıra kaşlarını kaldırmak
• Uygun anlarda gülmek
• Konuşurken açıklayıcı el hareketlerinde bulunmak
• Gözleri açık tutmak
• Dudakları kemirmek
• Başını eğmek
• Size doğru eğilmek
İşte bu kişi sizinle ve söylediklerinizle ilgilenmektedir. Ayrıca, aktif dinleyici genelde konuşmacıyı örneğin, "Görüyorum", "Uh-huh", "Miranın" yada "Gerçekten mi?" gibi yorumlarla destekler.
Bundan sonraki bir bölümde nasıl bazı insanların temas güdümlü olduklarını öte yandan diğerlerinin bu niteliğe daha az sahip olduklarını ye kendileri ve konuştukları kişi arasında daha fazla alanı tercih ettiklerini öğreneceksiniz. Bu alansal tercihlere saygı gösterdiğiniz takdirde daha iyi bir dinleyici olursunuz.
Yine diğer kişiyi hem "sözlü hem sözsüz biçimde desteklediğinizde, güven ve giderek artan bir bağlantı kurarsınız. Ve aynı zamanda olasılıkla bir p^ler de öğrenirsiniz!
7. Yargılamaktan kaçının. Tıpkı birinin önerdiği gibi, " antenleriniz olsun, boynuzlarınız değil", eğer birisini sığ ya da çılgın ya da az-bilgili olarak önceden yargılarsanız, otomatik olarak söylediklerine dikkat etmeyi kesersiniz. Dolayısıyla dinlemenin temel bir kuralı karşınızdaki kişiyi ancak duyduktan ve söylediklerini değerlendirdikten sonra yargılamaktır. Nasıl göründükleri ya da onlar hakkında duyduklarınıza ya da gergin olup olmadıklarına dayanarak sonuçlara atlamayın.
Aslında belki de iyi bir egzersiz zor bir konuşmacıyı dinlemek için zaman ayırmanız olacaktır. Belki koyu bir şive ile konuşur. Ya da size kıyasla daha hızlı ya da daha yavaş konuşur ya da birçok argo kelime kullanır. Bu konuşmacının sunduğu güçlükler her ne olursa olsun bunu önyargılı olmamak ve sadece dinleme becerilerinizi uygulamak için bir fırsat olarak kullanın. Bir süre sonra, çeşitli üslupları dinlemekte daha rahat ve daha etkin olacaksınız.
8. Empati ile dinleyin. Konuştuğunuz kişi her ne denli kızgın, saygısız, sahte, bencil ya da abartılı olursa olsun şunu anımsayın: Kendisi de tıpkı sizin gibi ayakta kalmaya çalışıyor. Bizler hepimiz aynı fiziksel ve psikolojik mücadeleye katılıyoruz. Bazılarımız diğerlerine göre daha iyi ayakta kalma stratejilerine sahibiz. Dolayısıyla bu şekilde uygunsuz görünen kişi azarlanmaktan çok acımayjı  dikkat eder. Emily Dickinson, "Yaralı ceylan en yükseğe atlar" yazı testi ve doğrudur.
Bu nedenle, empâtiyle dinlemek kendinize, şunları sormak demektir: "Bu kişine öfkesi nereden kaynaklanıyor?" "Ne istiyor?" "Makul biçimde ve suçlayıcı olmadan ne yapabilirim?" Siz herkesi çekmek zorunda değilsiniz ve dünyanın yükünü omuzlarınızda taşımak zorunda değilsiniz.
Fakat öte yandan, bu kişinin bu şekilde davranmasına yol açan sebepleri düşünebilirseniz, belki bunları biraz gevşetmek isteyeceksiniz. Gerçek anlamda iyi dinlemek odağında, bir sevgi hareketidir ve bu şekilde şifa bulmaya yardımcı olabilir.
9. Duygusal sağır noktalara duyarlı olun. Sağır noktalar zihninizi dağıtan ya da sürükleyen sözcüklerdir. Bunlar otomatik olarak dinlemeyi engelleyen zihinsel bir bariyer oluşturur. Herkes bazı sözcüklerle bu şekilde etkilenir.
Örneğin, tasarruf ve kredi personeline hitap eden bir konuşmacı "banka" sözcüğünü tekrarladı. Bu endüstrinin üyeleri için bankalar ve tasarruf ve krediler son derece farklı şeylerdir kendilerine "bankacılar" olarak yapılan her referans dinleyicilerde gerginliğe neden oldu ve geçici olarak dinlemelerini engelleyen duygulara yol açtı.
Dolayısıyla, kendi kör noktalarınızın ne olduğuna dair uyanık olun ve uyarlamalarda bulunun. Ve diğer kişilerde bu duygulara neyin yol açtığım bulmaya çalışın ve söz konusu sözcükİlerden sakınarak olası dinleme seviyesini yükseltmeyi deneyin.
10. Bir aktif-dinleme tavrını yaratın ve kullanın. Aktif bir  dinleyici olmayı öğrenmek tıpkı aktif bir koşucu olmayı öğrenmeye benzer. Çaba gerektirir. Azar azar başlarsınız ve ilerlersiniz. Bu en az fiziksel bir aktivite olduğu kadar zihinsel bir durumdur, Ayrıca, daha uzun çalıştığınız ve daha iyileştiğiniz ölçüde, giderek artan faydalar sağlarsınız.
Aktif dinleme tavrı kendi zayıf dinleme alışkanlıklarınızı kırmakta büyük ölçüde yardımcı olur. Bu tür bir tavrı uygulamak şu anlama gelir:
Dinlemenin en az konuşmak kadar güçlü olduğunu tekdir etmek. Bir kişinin size söyledikleri en az sizin onlara söyleyecekleriniz kadar önemlidir.
Dinlemenin zaman ve çabadan tasarruf sağladığını anlamak. Dinleyen kişiler daha az hata, daha az yanlış anlama ve daha az yanlış başlangıçlara neden
Herkesi dinlemenin önemli ve değerli olduğunu anlamak. Karşılaştığınız herkesten öğrenebileceğiniz şeyleri arayın.
  KAYNAK

 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :dinleme - dinlemeyi öğrenmek - çocuk -

Yorumlar