Çocuk ve Özsaygı

Anaokulu öğretmenlerinin neredeyse hepsi çocuğun özsaygısını geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu bilir. Fakat merakını ve öz eleştiri yapmasını teşvik etmenin daha önemli olduğunun çok azı farkındadır. Bu, anaokulunun ilk haftalarında eve gelip hergün babasına parmak boyası yaptıklarını söyleyen çocuk örneğiyle açıklanabilir. Her seferinde öğretmenin yaptıklarını çok iyi bulduğunu söylemektedir. Birkaç hafta böyle, hergün aldığı övgülerle geçer. Daha sonra eve yaptığı parmak boyasının karşılığında aldığı son "çok iyi" övgüsüyle gelir. Bunu babasına gösterir ve der ki: "Kötü bir parmak boyası nasıl yapılır?"
Pek çok anaokulu öğrencisinin olduğu gibi, kendi çabaları hakkında değerlendirme yapmaya hazırdır. Kendisini iyi hissetmesi için devamlı olarak onay görmeye ihtiyacı yoktur. Kolay elde edilmiş başarılar için bol bol övgü yağdırmanın öz saygısının oluşmasını sağlayacağı yanlıştır. Bir okul öncesi eğitim profesörü okullarda "övgü kültürü" üzerine bir çalışma gerçekleştirir. Bir anaokulunda, övgü yollarından biri kağıtlara çizilmiş bebeklerin başlarının üzerinde yer alan konuşma balonlarıdır. Çocuklara verilen ödev, burada yer alan "Ben özelim, çünkü..." ile başlayan cümleyi tamamlamaktır. Bu boşlukların "Boya yapabiliyorum.", "Bisiklete binebiliyorum." ve "Arkadaşlarımla oynamayı seviyorum." gibi cümlelerle tamamlandığı görülür. Araştırma sonunda şöyle bir yorum getirilir: Böyle önemsiz başarılar için çocuk kendini ne kadar daha özel hissedebilir? "Eğer herkes özelse, kimse özel değildir." Bu araştırmadan şöyle bir sonuca gidildi:
Özsaygı; çocuk, yetişkinler ve arkadaşları tarafından saygı gördüğünde oluşmaya başlar. Saygı görmesi demek görüşlerinin ve yaptıkları tercihlerin önemsenmesi ve kendilerini ilgilendiren şeyler için karar verme ve seçim yapma fırsatının verilmesi demektir. Çocuklar doğuştan doğa ve toplum bilimcisidirler. Çevrelerinde olup biteni anlamaya çok zaman ve enerji harcarlar. Öğretmenler, bu yönlerini geliştirmek için onlara araştırma ve projeler oluşturmaları için bol bol fırsat verirler.
Aynı araştırmacı, başka bir anaokulunda şunları gözledi: Duvardaki panoda çocukların bir çiftlik gezisine ait görüşleri vardı. Hepsi "beğendim" kelimesi ile bitiyordu. Çocuklar inekleri beğenmişlerdi. Süt sağma makinalarını beğenmişlerdi. Hemen her şeyi "beğenmişlerdi."
Oysa "... Beni şaşırttı.", ya da "... hakkında daha çok bilgi edinmek isterim." gibi cümleler de olmalıydı. Çünkü merak ettikleri ve ilgilerini çeken şeylerin ciddiye alınması özsaygının artmasına katkıda bulunur. Çocuğun keşfetme heyecanı ve isteği teşvik edilince ve sorular sorması sağlandığında çocuk kendisine değer verildiğini hissedecektir. Sorduğu soruların cevaplarını beklediği sırada, gözlemlerinde bazı eksiklik ve yanlışlıkların olduğunun farkına varabilir. Bunların ortaya çıkması kendi yararınadır. Çünkü yaşayarak öğrenmektedir. Engellenmelerle başa çıkmayı öğrenirken, başarı için yürünmesi gereken uzun yolda gösterdiği dayanıklılık ve iyimserlik özsaygısının en sağlam temellerini oluşturacaktır.

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :çocuk - saygı - özsaygı -

Yorumlar