Antisosyal Kişilik (Psikopatik Kişilik)

Bu kişiler empati yapamayan toplumsal töreleri, yasaları çiğneyen, başkalarının hakkına saygı göstermeyen, bencil ve sorumsuz kişilerdir. Sık sık yalan söyler, kavga eder, dolandırır, ırza geçer ve hatta öldürebilirler. Bu yaptıklarından ötürü suçluluk ve pişmanlık duymazlar. Ussallaştırma (bahane bulma) mekanizmasını kullanırlar. Sık sık karakollara düşerler. İnsanlarla sürekli ve tutarlı ilişkiler kuramazlar; kurdukları ilişkiler başkalarını sömürme amacına yöneliktir; sarhoşken hızlı araba kullanırlar; borcunu ödemezler; çocuk, eş ya da annelerine bakmazlar; çoğu takma isimler ve meslekleri kullanarak başkalarını dolandırırlar "çevreyi yönetme ve kullanma eğilimleri fazladır"  Genellikle zeki, sempatik ve ilk karşılaşmada insanlar üzerinde olumlu bir izlenim yaratırlar. Son derece rahat ve anında doyum sağlamak isteyen kişilerdir. Bu nedenle sık sık suç işlerler; saldırgan davranışlar gösterirler. Psikopatlar çabuk kızarlar, sorumsuzdurlar; otorite tanımazlar, yanlışlardan ders almazlar, kaçakçılar, dolandırıcılar, kalpazanlar ve fahişeler arasında sıklıkla bu tiplere raslanır. Çaba göstermeden en iyi şeylere sahip olmak isterler. Şakacı, iyimser ve alaycıdırlar. Yakın dostları yoktur. Sevgiyi bir sömürü aracı olarak kullanırlar. Başkalarına güvenmezler.
Her türlü uyuşturucu maddelere ve cinsel sapıklıklara eğilimlidirler. Ölçüsüz para harcarlar. Sık sık okul, meslek ve çevre değiştirirler. Sert, hoşgörüsüz, katı yürekli ve kavgacıdırlar. Utanma ve çekinme duygulan yoktur. Kimi hallerde çocukcasına saf, yumuşak, sevecen ve verici olabilirler. Çocuklukta hayvanlara eziyet eden, kedilerin gözlerini oyan, annesinin elbisesine kasten mürekkep döken, tatlıya tuz, çorbaya alçı karıştıran, kadınların eteklerini kaldıran çocuklar geleceğin psikopat adaylarıdır .
Kimi psikopatlar yangın çıkarma (piromani), çalma (kleptomani) ve göstermecilik gibi cinsel sapıklıklar sergileyebilirler. Evlilik yaşamları çoğu kez boşanmayla sonuçlanır. Bu kişiler anne, baba ve öğretmenlere karşı isyankardırlar. Ahlaki yönden geri olmakla birlikte zeka düzeyleri çoğu kez normal ya da normalin üzerindedir. Özsevercidirler (narsisizm) ve olaylara göre karar değiştirirler.
Yüksek zekalı psikopatlar kolay kolay açık vermezler. Yasadışı yollarla servetlerine servet katabilirler. Özellikle anti demokratik toplumlarda siyasal iktidarı ele geçirebilir, yaptıkları tesadüfen ortaya çıkarsa ülkeyi terk edebilirler. Zeka derecesi düşük olanlar ise daha çok açık verirler; savcıları ve polisleri sürekli meşgul ederler.
Kimi psikiyatristler piskopatla antisosyal kişiliği ayırırlar. Genetik nedenlere bağlı ve tedavisi olanaksız olanlara psikopat, yanlış eğitimden kaynaklanan ve tedavi edilebilenlerine ise antisosyal terimini kullanırlar. Başka bir ayrıma göre psikopatlar hafif orta ve ağır olarak sınıflandırılırlar. Adasal psikopatiyi altı klinik tipe ayırır: Empulsifler ve yaygaracılar, kavgacı ve saldırganlar, kararsızlar, yalancılar, ekzantrikler, antisosyal ve kriminel psikopatlar.
Aksel ise psikopatiyi, davranış bozukluklarına göre sınıflandınr. Sikloid, şizoid, paranoid, epileptoid, histerik, sebasız-lar, ataklar, kavgacılar, antisosyaller, obsesif ve seksüel psikopatlar biçiminde sınıflandırır .
Amerikan Psikiyatri Birliği DSM-III-R Tanı ölçütlerinde anti-sosyal kişilik bozukluğunu pek çok madde ile düzenlediği halde, DSM-IV'de daha kısa ve genel tanı ölçütlerine yer vermiştir. Bu değişiklik önceden pek çok madde ile ifade edilen özelliklerin birleştirilerek sınıflandırılmasından ibarettir (Amerikan Psikiyatri Birliği).
Psikopatlar sürekli olarak başkalarında kusur ararlar. Kötülük ve iyiliği ayırt edemezler. Belalı, vefasız ve iftiracıdırlar. Çok şiddetli öç alma duyguları vardır. Sık sık cezaevine girerler. Ancak pişmanlık duymadıkları için tekrar aynı suçlan işlerler. Entellektüel psikopatlar yapmacık, zarif tavırları ve jestleriyle kendilerini çabuk sevdirirler. Tanı bir salon adamı olarak nitelendirirler. Bunların bir kısmı bazı fikir akımlarına ve ihtilal hareketlerine gereksiz yere karışırlar. Baş olmaya heves ederler. Çok ince ruhlu ve hassas görünürken, en sert ve haşin davranışlarda bulunabilirler. Maceradan hoşlanırlar. Kimileri obsesif biçimde aşın düzen merakı olan, ayrıntı üzerinde duran alıngan tiplerdir. Hiçbir ayrım gözetmeden aile içindeki kişilere cinsel saklında bulunabilirler
"Beş yaşındaki bir psikopat, babası banyoya girecekken banyo suyuna bir şişe mürekkep dökmüş, onun hiddeti karşısında kahkahalarla gülmüştür. Annesinin özene bezene misafirlere hazırladığı mükellef çay sofrasını tam misafirler toplanırken örtünün bir ucundan çekerek yere sermiştir. Büyükannesinin pabucunun tekini banyo sobasına atmış, ihtiyar kadının gözlüklerinin camlarını habersizce çıkarmış, onun perişan ve mustarip haline uzun uzun gülmüştür. Her defa adamakıllı dayak yediği halde yine tekrarlamıştır. Çocuk yuvasına vermişler orada evvela arkadaşlarına musallat olmuş, bir sürü muzırlıklar yapmış,, gözüne kestirdiği/ti dövmüş, fakat sonra hepsi bir olup onu o kadar dövmüşler ki mektep idaresi çocuğu evine göndermeye mecbur kalmıştır. Diğer bir zengin ailenin psikopat çocuğu kedi yavrularını tahtalara bağlar, kuyruklarını gazla tutuşturduktan sonra tahtaları havuza salıverir; bunların çırpınarak yanışlarını zevkle seyrederdi".
Psikopatların yüzde doksan dokuzu toplum içinde yaşamaktadırlar. Bazıları hayatta başarılı olur ve ön sıralarda bulunabilirler. Örneğin, bir psikopat orduyu zaferden zafere sürükleyebilir, hükümetler devirebilir. Kimi düzgün ve güzel sözleriyle halkı etkiler. İdamdan kurtulmak için delilikleri öne sürülür. Zaten ceza kanunları bunlar için yapılmıştır. Çok zeki görünen bir psikopat bazı konularda çok aptaldır. Bazıları üstlerini başlarını yırtar, kapıyı tekmeler, tabak ve bardakları fırlatırlar, kudurmuş gibi saldırabilirler. Güzel resim yaparlar, edebiyata düşkündürler, her şeyin alayındadırlar. Aralarında diplomasız avukatlık, doktorluk edenler vardır, sosyete adamıdır. Konuşmaları, şakaları ve takılmaları herkesin hoşuna gider. Kardeşleriyle cinsel ilişkide bulunabilirler.
Hiç kuşkusuz psikopatlarda bu belirtilerin tümü bulunmayabilir. Yapılan bir istatistiğe göre suçluların yüzde yirmisini psikopatlar oluşturmaktadır (Çifter, 1986, s. 384). ABD'de hapis cezasıyla cezalandırılan suçluların % 50'sinin psikopat olduğu bilinmektedir .
Antisosyal kişilik bozukluğunun nedenleri üzerinde çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bunları iki ana gruba ayırmak mümkündür: Yapısal (bünyevi) nedenler, çevresel nedenler. Yapısal nedenler arasında kromozom sapmaları (İkinci Y kromozomu fazlalığı), doğum zorlukları, oksijen yetersizlikleri, gebelik esnasında annenin bazı ilaç, uyuşturucu ve sigara kullanmış olması, röntgen yoluyla geçen ışınların tahribi, beyindeki bazı toksi - enfeksiyon halleri ve EEG beyin dalgalarının farklılığı sayılabilir.
Çevresel psikolojik nedenlerden en önemlisi, anne babanın çocuğa gerekli sevgiyi vermemiş olması; reddedilme, aşın koruma, tutarsızlık gibi nedenler sayılabilir. Psikanalitik görüşe göre oidipus kompleksi, bu kişilik bozukluğuna neden olmaktadır. Hitler, Goering ve Mussolini'nin psikopat olduğu ileri sürülmüştür. Herman Goering'in annesi "Herman ya büyük bir adam olacak ya da büyük bir suçlu" demiştir.
Antisosyal bir kişilik örneği;
Yirmi yaşında olan Mary, mutlu bir aileden geliyordu. İki ağabeyi de gayet mutlu evlilikler yapmışlardı. Evlenmeden önce nişanlısında anormal hiç bir davranışa rastlanmamıştı. Kendisine karşı saygılı davranıyor, zengin bir insan izlenimini bırakıyordu. Her ikisi de Protestan oldukları için nikah töreni kilisede yapıldı.
Genç adam dine pek önem vermediğini, ancak bu konuda nişanlısının isteklerini karşılamaya hazır olduğunu söylemişti. Törenden bir gün önce erkek pek endişeli görünüyordu, genç kız bunu evlilik heyecanına yormuştu. Nikah törenine sarhoş bir durumda gelen damat, gelini de ailesini de çok şaşırttı ve çok güç duruma soktu. Tören binbir güçlükten sonra sona erince hemen oradan çekilip gitmelerini istedi. Arabaya doğru ilerlerken kızdan aşırı davranışlarla özür dileyerek bu halini 'sinirine' bağışlamasını söyledi.
Balaylarını geçirecekleri iskoçya'ya doğru yola çıkalı bir saat kadar olmuştu ki, erkek arabayı bir telefon kulübesi önünde durdurarak gizli bir konuşma yaptı.
Arabaya dönünce eşine yine aşırı özür dilemelerle bir şey unutmuş olduğunu ('bana hiç bir zaman bunun ne olduğunu söylemedi') ve geri dönmesi gerektiğini anlattı. Karısını en yakın bir otele yerleştirdikten sonra erkek çekip gitti. O gece kadının yanına dönmedi. Telefon ederek elinde olmayan nedenler yüzünden gelemiyeceğini kızın yalnız kalması gerektiğini bildirdi.
Kız daha sonraları kocasının o geceyi eski bir kız arkadaşı ile geçirdiğini öğrenmişti. Erkek ertesi gün gelince yolda arabasının bozulduğunu anlattı. Yine çok aşırı bir şekilde özür diliyordu. Kızın şüpheleri uyandıysa da kocasının özürlerini kabul etti. Tatmin edici cinsel ilişkilerle mutlu bir balayı geçirdiler. Evlerine döndükten sonra bir iki hafta içinde ilişkilerinde bir çözülme başladı. Eve döndüklerinin ikinci gecesi erkek eve hiç gelmemişti.
"Bana ani olarak bir iş için çağrıldığını söyledi. Korkmaya başlamıştım. Endişe edecek bir şey olmadığını anlattı. Ertesi hafta para istedi, verdim. O gece eve sarhoş geldi ve bir tartışma sırasında zaten benimle evlenmek istemediğini, beni sevmediğini söyledi. Benim evden çıkıp gitmemi istedi. Karşı koyma çabalarıma karşı bedeni güç kullanmaya başlayınca çıkıp gitmekten başka çare bulamadım".
Boşanma davası sırasında erkeğin sabıkalı olduğu hırsızlıktan hapiste yattığı ve elli kadar ayrı işte çalıştığı ortaya çıkmıştı. Evlendikleri sırada da bir kaç yüz sterlin borcu varmış. Kızın son sözü şu idi: "Böyle bir işe nasıl girdiğimi hiç anlamıyorum. Onun iyiliği ve şefkati beni bütün bütüne aldatmış olmalı"
Örnek 2
İkinci dünya savaşında Almanya'nın çöküşünü takiben, bir savaş suçlusu olarak mahkum edilen ve ölümle cezalandırılan Nazi mareşali Georing, antisosyal ya da psikopatik kişilik örneklerinden biridir.
Georing çoğu nazi arkadaşlarından daha iyi bir aileye sahipti. Babası güney batı Afrikada Almayanın valisiydi ve Haiti'de bakanlık yapmıştı. Herman muhtelif yatılı okullara devam etti. Fakat askeri akademiye gidinceye kadar huzursuzdu ve sıkılmıştı. Çalışmalarını akademide sürdürdü. Orduya piyade olarak girdi. Gizlice uçma dersleri aldı. Fakat üstlerine rağmen hava kuvvetlerine girmeyi başardı.
Cesur, fevri ve coşkulu bir pilottu. Richthofen'in ölümünden sonra onun görevini üstlendi. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda makinist ve pilot olarak çalışmak üzere İsveç'e gitti. Varlıklı bir kadınla evlendi Almanya'ya döndü ve Münih Üniversitesi'ne kaydoldu. Münih'te Hitlerle tanıştı ve Nazi hareketine katıldı. Berlin yakınında gösterişli bir kırevi inşa etti ve onu tablolarla ve antik eserlerle donattı. Özel bir hayvanat bahçesi vardı. Nişanlara, madalyalara, üniformalara tutkusu vardı. O psikopatik bir kalıp içinde bir gösterişçi idi.
Georing kaba ve terbiyesizdi. Yemeyi ve içmeyi severdi. Bir tarihte kendi köyündeki erkek ve kadın konukları, inek ve boğaları çiftleştirerek korkuttu. Bunun eski bir Tüton geleneği olduğunu ifade etti. O, zafer kazanmak için özveride bulunmalarını söyledi ve onları tereyağı yerine silahlan seçmelerini teşvik etti. Georing'in bir prusyah gibi cesur, mücadeleci ve otoriter olduğu söylenirdi. Nazik yürekli bir kasap olarak tasvir edilir. Prusya Polisinin başına şef olarak getirildiği zaman, adamlarına önce ateş etmelerini ve sonra soruşturmalarını söyledi. "Eğer siz hata yaparsanız onun hakkında konuşmayın. Benim adamlarımın hataları benim hatamdır. Onların ateş ettiği mermiler benim mermilerimdir."
Georing mermilerini etkili bir propaganda biçimi olarak gördü. Toplama kampı fikrini ortaya attı ve "benim görevim adalet dağıtmak değil, yok etmek ve imha etmektir.", Baş kesme cezasını eski bir Alman cezalandırma yöntemi olarak tekrar canlandırdı. Pek çok psikopat gibi Georing'in şefkatli bir yanı vardı. "Bir hayvanı inciten biri bütün Alman halkının duygularını incitir" demişti. Georing, genellikle Nazi Liderlerinin en normal ve tutucularından sayılmıştır.
Çoğu psikopat gibi sosyal ilişkilerinde normal görülürdü. Onun davranış biçimi yine de yapısal bir psikopatla aynıdır ve bu kişilik bozukluğuna güzel bir örnek teşkil eder.
Örnek 3
Beny 12 yaşında iken, bir inşaatın çatısından bir çocuğun ölümüne neden olan bir tuğla fırlattı. Polise önce herşeyin kaza olduğunu, tuğlanın elinden kaydığını anlattı. Daha sonra bir arkadaşının tuğlayı fırlattığını ve onu durdurmaya çalıştığını söyledi ve olayı yeniden tartışmayı kesinlikle reddetti.
Beny görünüşte neşeli ve insanlarla kolaylıkla ilişki kurabilen masum bir çocuk gibiydi. Ancak O, yasadığı yerdeki inşaatların çatılarından kedi ve köpek yavrularını atmış, hırsızlıkla, okuldan kaçmakla ve burnuna tutkal çekmekle bütünleşmişti. Vahşi dövüş ve kanlı zaferleri tecrübe ederek diğer çocuklarla korkunç kavgalara girerdi. Çatıda bir güvercin besledi ve kuşlara ilgisi dokunaklı gibi göründü. Yine de bir güvercin kötü bir kavgada yaralandığında, fırının içine canlı canlı fırlatarak ondan kurtuldu.
Belli bir süre içinde Beny'nin cezaevine gönderilişinde gençlere ait çeşitli ıslah edici kolaylığa başvuruldu. Her bir kurumda aynı davranış biçimi belirtildi. Bir süre için ılımlı ve çekici olabilirdi. Birçok kurumdan yirmiden fazla kaçtı. Son dersi, en ileri emniyet sisteminden kaçıp, çalıntı bir bisikletle park edilmiş bir arabaya çarpıp öldürücü beyinsel sakatlıkla mücadele ederek sonu ölüm olan trajik bir olaydı


DERLEYEN.EDİTÖR
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar