ADAM SENDECILIK VE NEMELAZIMCILIK

ADAM SENDECILIK VE NEMELAZIMCILIK
Neme lazımcı insanların mutlu ve başarılı olması zordur.
Ülkemizin bugünkü sıkıntıları yaşamasına sebep olan "Neme - lazımcılık" anlayışıdır. "Bana ne Beni ilgilendirmez, Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığı toplumdaki ahengin bozulmasının önemli sebeplerindendir.
Gençlerimizin arasına bugün bir virüs veba gibi giren hastalık "Bana ne!" hastalığıdır Bu hastalık gençlerimizi ülke meselelerine karşı duyarsız hale getirmiştir ve bugün toplumun bir katmanı "Ben tok olayım; başkası acından ölmüş bana ne" anlayışını hayat tarzı haline getirmişlerdir. Bu durum tarihiyle geçmişiyle yardım severliğiyie dünyaya örnek olmuş bir millet için düşündürücüdür.
Bugün; ülkemizde bazı insanlar bu felsefenin dışına çıka-bilseler ülkemizdeki problemlerin çoğu çözüme kavuşacaktır. Sadece kendini düşünen, kendi menfaati için hareket eden, menfaatlerine dokunulduğunda zıplayan insanların çoğalması, bu virüsün toplumda hızla yayıldığının bir göstergesidir. Gençlerimizi bugün kısırlaştıran en önemli hastalıktır neme - lazımcılık. Genç; çevresiyle ailesiyle, yaşadığı insanla, ülkesiyle bir bütündür. O sadece kendini, kendi çıkarlarını düşünemez "Ben" anlayışı en son gelen anlayış olmalıdır. Sadece ben diyenler; bu ülkeyi yaşanmaz hale getirmişlerdir, neme-lazımcılık toplumu yıkan, yok eden, ülkelerin temeline dinamit koyan bir zihniyettir.
Kanuni Sultan Süleyman, Süt kardeşi Yahya Efendi'ye bir pusula göndermiş, Ondan Osmanlı Devletinin yıkılmasına yol açacak sebeplerin neler olduğunu sormuştu.
Yahya Efendi, padişahtan gelen tezkireyi okuduktan sonra; aynı kağıdın arkasına:
Neme gerek kardeşim, sözünü yazmış, geri göndermişti.
Kanuni, bu cevaba çok bozulmuştu, ilk fırsatta Yahya Efendi'nin Beşiktaş'taki dergahına gelerek:
Aşk olsun ağabey! Sana çok kritik bir konuyu sordum, cevap bile vermedin, şeklinde sitemde bulundu.
Yahya Efendi; soruya cevap verdiğini söyleyince Kanuni: Tezkirenin arkasına "neme gerek" diye yazıp yollamışsın. Herhangi bir cevap yoktu kâğıtta... dedi. Yahya Efendi şu açıklamayı yaptı:
Aradığın cevap oydu işte Sultanım! Devletin inkıraz (yıkılış) sebebini soruyordun. Bir devlette ve millette;"neme lâzım," "neme gerek" düşüncesi başlar ve yayılırsa; o memleket ve o devlet yıkılmaya başlar... Gençlerimiz; bugün neme lâzımcı bir şekilde yetişiyorlar... Kendinden başka hiçbir şeye ilgi duymayan hep kendiyle ilgili şeyleri merak eden toplumsal sorunlarla ilgili merakı olmayan, okumayan, sorgulamayan, araştırmayan bir gençliğin tohumlarını ekenler; şunu bilmelidirler ki; böyle bir gençliğin yetişmesi öncelikle onların sonunu hazırlayacaktır... Toplumumuzdaki bu vebadan, bu virüsten kurtulmanın yolu, toplumsal olaylara duyarlı hale gelmiş, ülke meselelerini kendi şahsi meselelerinden üstün tutan, ülkesi için sorgulayan araştıran bir gençlik yetiştirmektir.
Somerset Maugham'ın dediği gibi: Bir ülkedeki insanların mutluluğu, ancak başkaları için yaşamakla elde edilir. Bizler kendimiz için istemediğimiz şeyi ülkemizin diğer fertleri için de istememeliyiz. Başkasına reva gördüğümüz şeyler, yarın bizim başımıza da gelebilir. Eğitimli bir genç asla neme lazım demez. Neme lâzımcılık, gerçeklerden doğrulardan kaçmaktır. Yalan, süslü bir hayal dünyasına sığınmaktır, insanlar, çabalarıyla, gayretleriyle, yaptıklarıyla, iyilikleriyle, "ötekini savunma" anlayışıyla, "neme gerek" kavramını terk ederek insan özelliği taşırlar. Bir kişinin değeri, gayreti nispetindedir. Kimin gayreti, himmeti milleti ise o tek başına bir millet olur. Kimin gayreti, himmeti kendisi ise o insan insan olma vasfını yitirmiş demektir.
Gençlerimiz; kendileri dışındaki insanların hak ve özgürlüklerini bilmek; yeri geldiğinde onların da hak ve hürriyetlerini korumak zorundadırlar... Yaşamı boyunca sırf kendi menfaati için yaşayan bir insanın kendine bile faydası olmaz... Bugün aydınlarımız, sanatçılarımız, düşünürlerimiz "neme -lazımcı" bir hayat tarzıyla yetiştikleri için; toplum olarak bazı sıkıntılardan kurtulamıyoruz... Her işi, her görevi devletten bekleme anlayışımız devam ediyor... Duyarlılığımız, olaylar karşısında söylememiz gerekenler bir anda yok olup gidiyor... Bu ve buna benzer olaylar o kadar çok ki yazmakla bitmez... Bizler bu ülkenin ve ülke gençlerinin yarınlarını garanti altına almak istiyorsak; "neme-lâzımcılık" hastalığından kurtulmalıyız. Bu hastalıktan kurtulmanın yolu okumak ve öğrenmektir... hak ve adalet kavramlarının biz de duygu haline gelmesidir. Sevgi ve hoşgörünün hayat şeklimiz olmasıdır... Sevginin, hoşgörünün, hak ve adaletin yaşam tarzı olduğu bir ülkede "neme - lazımcılar" yaşayamaz... "Birimiz hepimiz için-hepimiz birimiz için" anlayışıyla hareket ettiğimiz sürece, bu toplum bu hastalığa tutulmamak için kendini koruyacaktır Öğrenmekle sevgiyle hoşgörüyle ve en önemlisi dosdoğru bir yaşamla...
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com
 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :nemelazımcılık - -

Yorumlar