Şizoid Kişilik Bozukluğu

  Aşağıdaki belirtilerden en az dördünün varlığı ile genç erişkinlik döneminde başlayan ve devamlı surette kendini belli eden, toplumsal ilişkilerden kopma ve kalabalık ortamlarda kısıtlı duygu ifadesinin olduğu bir kişilik bozukluğudur: Şizoid bozukluk yaşayan kişi;
1. Ailenin bir üyesi gibi davranamaz, yakın ilişkiye giremez ya da girmekten zevk alamaz.
2. Çoğunlukla tek bir etkinlikle uğraşmayı yeğler.
3. Genelde faaliyetlerden zevk almaz, alsa bile çok az etkinlikten zevk alır.
4. Birinci derece akrabaları haricinde yakın arkadaşları ya da sırlarını paylaştığı dostları yoktur.
5. Başkalarının kendisine yönelttiği övgü ya da eleştirilere karşı ilgisiz görünür.
6. Duygusal olarak soğuk, uzak, monoton bir yapı gösterir. Sıcaklık ve sevecenlik hissi uyandırmaz.
   Bu grup kişiliğin en belirgin özellikleri, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve başkaları ile birlikteyken kısıtlı duygu ifadelerinde bulunmadır. Kendi başlarına vakit geçirmeyi tercih ederler.
   Başkaları ile irtibat gerektirmeyen uğraş ya da etkinlikleri (bilgisayar, matematik oyunları, bulmaca, yap-boz oyunları gibi soyut ve mekanik işleri) tercih ederler. Sosyal hayatın gerektirdiği bazı durumlara beklenen uygun karşılıkları veremezler.
   Toplumsal becerilerden uzak, içine kapanık kişiler olarak yaşarlar. Karşılaşmalar esnasında gülümseme, tokalaşma, başla selamlama gibi davranışları nadir olarak gösterirler. Üzerlerine gidilip kışkırtılsalar bile öfke ve gerginliklerini göstermekte güçlük çekerler. Hayatları amaçsız, rüzgârda sürüklenen bir yaprak gibi görünebilir. Genellikle evlenmezler. Ailelerine bağımlı olarak hayatlarını sürdürebilirler. Yoğun stres altında çok kısa süre ile psikotik bir dönem yaşayabilirler.
   Rahatsızlığın gelişiminde rol alan etkenler: Erken çocukluk döneminde soğuk, ihmalkâr, tatmin edici olmayan ilişkiler yaşayan çocuklarda ileri dönemlerde ilişki ve kişilerarası bağlantıların önemli ya da gerekli olmadığı şeklinde bir düşünce tarzı gelişmesi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bozukluk, erken yaşlarda, yalnız başınalık, benzer yaştakilerle arkadaşlıkta bozukluk ve derslerde başarısızlık ile ilk işaretlerini verebilir.
   Şizoid kişilik bozukluğuna; çöküntü, sosyal korku, kapalı alan korkusu (otobüs, uçak, asansör vb.) ve şizotipal, paranoid, çekingen kişilik bozuklukları eşlik edebilir.
   Şizoid bozukluk, genel nüfusun %0.5-7'sinde bulunmakta; erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülmektedir.
   Tedavi için hastaların kendisi nadiren başvurur. Genellikle yakınları kişiyi tedaviye ikna etmektedir. Bireysel terapi yanında grup terapilerinden de yararlanılabilir.
Şizotipal Kişilik Bozukluğu
   Aşağıdaki belirtilerden en az beşi ile birlikte, genç erişkinlik döneminde başlayan düşünsel ya da algısal çarpıklıkların ve olağandışı davranışların yanı sıra yakın ilişkilerde anîden rahatsızlık duyma, sıcak ilişkilere girme becerisinde azalmanın olduğu sosyal ve kişilerarası yetersizlikler durumudur. Şizotipal kişilik bozukluğu yaşayanlar;
1. Olayların ve bazı durumların kendileri ile ilişkili olduğunu düşünür, özel ve olağandışı anlamlar çıkarırlar.
2. Davranışlarını etkileyecek boyutta, yetiştiği  kültürel değerlerle uyumlu olmayan garip inanışlar ya da büyüsel düşüncelere sahiptirler.
(Falcı ve medyumlarla temas, ruh çağırma seanslarına katılma, altıncı his, telepati gibi konulara kafa yorma şeklinde).
3. Olağandışı algı yaşantıları (illüzyonlar gibi) olur.
4. Garip bir düşünce biçimleri ve konuşma tarzları (konudan uzaklaşan, belirsiz, fazla ayrıntıcı) vardır.
5. Kuşkucudurlar.
6. Yüz ifadeleri, içinde bulundukları duygusal durumu yansıtmaz.
7. Acayip ve alışılmadık görüntüleri ve davranışları vardır.
8. Birinci derece akrabalar hariç yakın dostlar pek olmaz.
9. Yakın ilişkilerinde aşırı bir sosyal kaygı, paranoid korkular hissederler.
   Bu kişiler, özel yetenekleri sayesinde geleceği bilebileceklerini, başkalarının düşüncelerini okuyabileceklerini, olayların gerisinde kimsenin anlayamadığı  özel  manalar  olduğunu düşünebilirler.  Başkalarıyla sert, kısıtlı, sosyal ilişki açısından uygunsuz bir tarzda iletişim kurarlar. Zaten çoğunlukla, insanlarla sadece gerektiği zaman
iletişime girerler. Birlikte geçirilen süre uzadıkça daha da tedirgin ve kuşkucu olurlar.
   Şizotipal bozukluğa; ağır çöküntü ile başta paranoid kişilik bozukluğu olmak üzere şizoid, çekingen ve sınırda kişilik bozuklukları eşlik edebilir. Ailesinde şizofreni olanlarda bu kişilik bozukluğunun yaşanma riski genel nüfusa oranla daha yüksektir. Bir çalışmaya göre vakaların yaklaşık % 10'unda intihar eğilimi saptanmıştır.
   Şizotipal bozukluğa, genel nüfusta %3-5 oranında rastlanmakta; erkeklerde hafifçe daha çok görülmektedir. Tedavi sürecinde, psikoterapi-nin yanı sıra, depresif belirtiler olduğunda antidepresanlar, hezeyanlar olduğunda antipsikotik tedavi eklenebilir.
DERLEYEN.EDİTÖR
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar