Eğitimde Süreklilik

Ülkemizde eğitimin çocukluk ve gençlik gibi belli yaş diliminde meşgul olunan bir uğraş olarak kabul edilmesi, öğrenme olayının da belli yaş dönemiyle sınırlanmasına neden olmuş, "ilim beşikten mezara kadardır" sözü gerçek anlamdaki işlevine kavuşamamıştır.
Nitekim ülkemizde yaşı 25'ten büyük olanların toplam öğrenciler arasındaki oranı % 6.8 iken, bu oranın gelişmiş ülkelerde oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Örneğin Almanya'da üniversite öğrencilerinin % 44'ü, Fransa'da % 35'i, ABD'de % 36'sı, İngiltere'de % 20'si 25 yaşın üstündedir.
Gelişmiş ülkelerde eğitimin sürekliliği ilkesinin uygulanması, ileri yaşlarda bile olsalar bireylerin üniversite eğitimine devam etmelerini sağlamaktadır.
Bilginin hızlı bir şekilde değiştiğinin bilincinde olan gelişmiş ülke toplumları, eğitim durumu ve meslekteki kariyeri ne olursa olsun (üniversite diplomalı, hatta doktoralı bile olsalar) yetişkinlerin eğitilmesine de büyük önem vermektedirler.
Nitekim bu ülkelerde özel sektör kuruluşları personellerine yaygın bir şekilde hizmet içi eğitim verirlerken, devlet kurumları ia, (resmî okul yaşı üstünde bile olsalar) yetişkinlere eğitim ikanı tanımaktadırlar. Örneğin ABD'de yetişkinler arasındaki akıllaşma oranı % 13 gibi ciddi rakamlara ulaşmış bulunmaktadır.
Yetişkin bir eleman üniversite eğitimini tamamladıktan sonra her yıl teorik bilgisinin % 5'ini yitirmektedir. Teorik bilgisini çağa oydurmak için çalışanların, zamanının % 15'ini eğitime ayırması gerektiği uzmanlarca ifade edilmektedir.
 Eğitimin hedef kitlesi sadece belirli yaş
sınırları içindeki çocuklar ve gençler değildir. Eğitim, "İlim beşikten mezara kadardır" sözünde de anlamını bulduğu gibi, hayatın bütününü kapsayan bir süreçtir.
minerlerle ya da yayın izleme yoluyla eğitilmeyen elemanlar 45 yaşma geldiğinde tüm gelişmelerin gerisinde kalmaktadırlar.
Ülkemizde üniversite sonrası eğitim konusunda yeterli düzeyde kurumsallaşma sağlanamamış olması, bireylerin kendilerini yenilemelerine imkan vermemektedir. Bu durum, hemen her alanda rekabetin büyük önem kazandığı günümüzde kişi ve kurumların bu büyük yarışı geriden takip etmelerine neden olmaktadır. Büyük kuruluşların hizmet içi eğitim konusuna büyük özen gösterdiği görülmekle beraber, bunun hemen her alana yayılmamış olması büyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Nitekim gelişmiş ülkelerde hizmet içi eğitim konusu büyük önem kazanmıştır. İnsanlar, gelişen teknolojinin insanlığa sunduğu imkanlardan en iyi şekilde yararlanmak için kendilerini yenilemeye yönelik programlara büyük ilgi göstermektedirler.
Örneğin ABD'de, bir insanın ilkokuldan üniversite bitirene kadar harcadığı paranın en az üç katını bir mesleğe girdikten sonra emekliliğe kadar geçen süre içinde harcadığı tespit edilmiştir.
Mevcut bilgilerin eskime, yeni bilgilerin ise üretilme sürecinin büyük hız kazandığı günümüzde yeniliklere açık olmak her zamankinden daha da önem kazanmıştır.
Çok yaşayanın değil, gelişmeleri zamanında ve en iyi şekilde takip edenlerin hatırı sayılır bir bilgi birikimine sahip olduğu yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyoruz.
DERLEYEN.EDİTÖR
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar