"Hayır" Demeyi Öğrenin

"Hayır" Demeyi Öğrenin Peter Senge "Beşinci Disiplin (The Fifth Discipline)" adlı kitabında, kişilerin ve kurumların davranışlarını anlamak için sistem yaklaşımının önemini vurgular.® Belirli davranışlar, mevcut sistemlerin doğal bir sonucudur. Bunun konumuzla ilgisi, Senge'nin ev ve işin gereklerini dengelemenin ne kadar zor olduğu konusundaki yorumlarıdır. İnsanlar bunları en iyi şekilde dengelemek isterler, ama bir şeyler olur ve hayatlarının dengesi bozulur. Senge, problemin sistemik yapısını söyle açıklıyor:
Çalışmaya çok zaman harcarsanız, muhtemelen iş arkadaşlarınızdan ve patronunuzdan olumlu tepkiler alırsınız. Bu da sizi daha fazla olumlu tepki almak için daha fazla çalışmaya iter ve çalışma isteğinizi arttırır. Bu arada, aile bireyleriniz hayatınızdan dışlandıklarını hissederler, çünkü işinize çok zaman ayırıyorsunuzdur. Çocuğunuzun futbol maçı veya doğum günü gibi, ailenizle geçireceğiniz zamanları işinize harcadığınız için, hayal kırıklığı hissedebilirler. Sonuç olarak, evde geçirdiğiniz zamanı, suçluluk duygusu ve aile bireylerinin yokluğunuzdan yakınmaları nedeniyle huzursuzluk içinde geçirmeye başlarsınız. Evde olmanız, olumsuz tepki almanız anlamına gelmeye başlar. Sistematik olarak düşünürseniz, olumlu tepkiler aldığınız yer olan işinizde geçirdiğiniz zamanı arttırır, olumsuz tepkiler aldığınız yer olan ,aile ortamında geçirdiğiniz zamanı azaltırsınız.
Sistem tam aksi yönde de işleyebilir. Başka bir deyişle, çocuklarınızın bütün spor faaliyetlerine katılmaya, okulda gönüllü olarak görev almaya ve diğer sosyal faaliyetlere katılmaya zaman harcayabilirsiniz. Evinize ayırdığınız zaman dolayısıyla aileniz ve sosyal katılımınız nedeniyle de sosyal çevreniz tarafından takdir edilirsiniz. Sosyal faaliyetlerde yer aldıkça, daha fazla görev almanız istenir. İşinizdeyse, çok zaman alacak veya şehir dışına çıkmanızı gerektirecek ekstra bir işi üstlenmeniz istendiğinde reddedersiniz. Bu, ikinci veya üçüncü defa olduğunda, çalıştığınız kurumdaki insanlar sizi "isteksiz", "yalnız maaş karşılığı çalışan" veya "takım çalışması yapamayan" biri olarak tanımlamaya başlarlar. Böylece bir sonraki ekstra işle ilgilenmesi istenen kişi siz olmazsınız. Kendinizi, diğer çalışanların proje üzerinde birlikte çalışarak elde ettikleri dostluktan soyutlanmış hissedersiniz. Aileniz ve sosyal yaşantınız gittikçe daha fazla önem kazanır, çünkü bunlar ödüllendirildiğiniz ortamlardır. İşle ilgili duygularınız olumsuz olduğu için, işiniz gözünüze daha önemsiz görünür. Sistem aynı şekilde, ama ters yönde işlemektedir.






Kişisel Önceliklerinizi Tanımlayın
Stresinizi yönetmek ve yaşamınızda istediğiniz dengeyi kurmak, sahip olduğunuz değerleri tanımakla mümkündür. Bu değerlere bağlı olarak kişisel önceliklerinizi tanımlamanız gerekir. Bu da nerede, ne zaman ve nasıl sınır koyacağınızı bilmeniz demektir. İş ve ev yaşamınızı dengelemek istiyorsanız, ne zaman "Evet.", ne zaman "Hayır." demeniz gerektiğini bilmelisiniz. Eğer bu cevapları bilinçli kararlar sonucunda vermezseniz, sistem kendi kendini tüketir ve siz denge denen değerli şeyi kaybedersiniz, ama nasıl 'Hayır.' diyeceğinizi bilmeniz gerekir.
Birçok insan Zorunluluk Miti'yle hareket ettiği için hayır demekte güçlük çeker. Biri sizden bir şey rica ettiğinde kendinizi evet demek zorunda hissediyorsanız, siz de aynı hataya düşüyorsunuz demektir. Yani, hayır demeye hakkınız olduğuna inanmıyorsunuz. Bu koşullar altında hayır derseniz, suçluluk duygusu hissedersiniz.
İnsanların soru sorduklarında evet cevabı kadar hayır cevabı almaya da hazırlıklı olduklarını unutuyorsunuz. Eğ yalnız evet cevabı isteselerdi, ricada bulunmaz, talimat erirlerdi.
Bir ricayı geri çevirirken takip edebileceğiniz beş adım vardır:
1.  Ricada bulunulduğunda kendinizi nasıl hissettiğinize dikkat edin. Bazen, midenize bir şey saplandığını hissedersiniz, çünkü sizden istenen şeyi yapmak istemiyorsunuzdur. Bu, ricayı geri çevirmeniz gerektiğini gösteren bir belirtidir.
2. Ricanın içeriğinden emin olun. Sık sık başkası için bir şey yapmayı kabul edip, sonra tam olarak neyi kabul ettiğinizi fark ederek vermiş olduğunuz karardan pişmanlık duyduğunuz oluyor mu? Biri için bir şey yapmayı kabul etmeden önce, tam olarak neyi yapmayı kabul ettiğinizden emin olun.
3. Kendi duygularınız Ve ricanın içeriği hakkında yeterince bilgi sahibi olduktan sonra karar verin. Acele etmeyin! Eğer düşünmeniz gerekiyorsa, düşünün. Birileri sizi, düşünmenize fırsat vermeden karar vermeye zorlarsa, reddedin. Eğer kararınız reddetmekse, hayır deyin. Bu beş harfli kelime, çok etkili olabilir. "Bilmem ki..." veya "Biraz düşüneyim" gibi kesin olmayan ifadeler, çoğu zaman evete dönüşür.
4. Mazeret belirtmekten kaçının ve yalnız gereği halinde açıklama yapın. İnsanlar mazeret belirtme yöntemini, hayır cevabının olumsuz etkisini yumuşatması için kullanırlar, fakat mazeret çoğu zaman evete dönüşür, çünkü sizden iş isteyen kişi probleminize (mazeretinize) bir çözüm bularak geri gelir ve tekrar ricada bulunur. Mazeret kullanmak yerine, eğer varsa bir açıklamada bulunun. Açıklama, istenen işi yapabilecek durumda olsaydınız yapacağınızı, ama içinde bulunduğunuz durumda yapamayacağınızı belirtir. Açıklamada fazla detaya girmek gerekmez. Örneğin, aynı hafta içinde üçüncü defa geç saate kadar çalışmanız istendiğini düşünün. Ailenizle olmak istiyorsunuz ve işten uzaklaşmaya ihtiyacınız var. Mazeret ileri sürebilirsiniz: "Eşime söz verdim, çocuklara bakacağım." diyebilirsiniz. Bir süre sonra müdürünüz geri gelip "Neden bir bakıcı tutmuyorsun?" veya "Onları da ofise getir. Sen çalışırken, onlar da video izlerler." diyebilir. Artık köşeye sıkıştınız demektir. Hayır demek isterken, muhtemelen evet dersiniz. Mazeret ileri sürmektense, "Bu akşam için başka bir sözüm var." gibi bir açıklama yapın. Bu, dürüst bir açıklamadır ve sizi uzun uzadıya açıklama yapmaktan kurtarır. Eğer durum öyle gerektiriyorsa, daha detaylı bir açıklama da yapabilirsiniz. Örnekteki durumda şöyle bir açıklama yapabilirsiniz: "Eşime, haftada iki geceden fazla dışarıda kalmayacağıma dair söz verdim. Zaten iki gün çalışmam gerekti, bir derneğin yönetim kurulunda görev yapıyorum, bu da üçüncü gece demektir. Eşime verdiğim söze bağlı kalmak istiyorum. Bu akşam geç saate kadar çalışamayacağım."
5. Karşınızdaki ricada ısrar etse dahi, ilk açıklamanızı tekrar edin. Buna, bozuk -plak yöntemi adı verilir. Bunu sakin bir şekilde ve sinirlenmeden yapın. Yukarıda açıklanan durumda, "Bu akşam için başka bir sözüm var." açıklamanıza karşılık müdürünüz "Nasıl bir söz?" diye sorarsa, "Maalesef bu gece geç saate kadar çalışamayacağım. Daha önce verilmiş bir sözüm var." diyebilirsiniz. Bozuk plak yöntemini sinirlenmeden ve savunmaya geçmeden kullanırsanız, hemen hemen kimse size baskı yapmayacaktır.
Hayır Deme Yolları
1.   Rica hakkında neler hissediyorsunuz? Yapmak istiyor musunuz?
2.   Ricanın mahiyetinden emin olun.
Sizden ne yapmanız istendiğinden emin olun.
3.   Kararınız reddetmekse, "Hayır." deyin.
4.   Açıklama yapın; mazeret belirtmeyin.
5.   Gerekiyorsa, bozuk plak yöntemini uygulayın.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :kişisel gelişim - kişisel gelişim yazıları - kişisel gelişim kitapları - genç gelişim - kişisel gelişim nedir -

Yorumlar