Kişisel Gelişim

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Kısa Çocuk Öyküleri

Kısa ocuk ykleri - Şeker yeme! Bir zamanlar doktorlar bir babaya on yaşındaki oğlunun şeker hastalığına yakalanmış olduğunu sylediler. ocuk şeker yemeyi bırakmadığı takdirde, lmesi kaınılmazdı. O yzden, doktorlara gre, babanın ne yapıp edip oğluna şeker yemeyi bıraktırması gerekiyordu.. O da doktorların sylediğini yaptı ve defalarca Oğlum şeker yemeyi bırak dedi. Ama oğlu onu dinlemeyip hep aynı cevabı verdi: Bırakamam, bırakmayacağım da! Ve şeker yemeye devam etti. Oğlunun gz gre gre lme doğru gittiğini gren baba, ona zorla şeker yemeyi bıraktırmayı dşnd. Ama sonra bu işin zorlamayla olamayacağını fark etti. Oğlu bu defa kendisi grmeden şeker yiyecekti. Bunu engellemesi de mmkn değildi. Oğlunu canından fazla seviyordu ve ne yapacağını bilemiyordu. &Ccedi

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Rene Descartes

Rene Descartes (1591-1650) Yeni ağın byk filozoflarından Descartes'la birlikte birey/zne n plana ıkmış ve dşnen zne Descartes felsefesinin hareket noktası olmuştur. Dşnce ister doğru ister yanlış olsun dşnmek iin nce Ben var olmalıyım. diyen Descartes, Rnesansta, İnsan, doğa ve Tanrı arasındaki bağı yeniden ele alır. Descartes'a gre Tanrı, sınırsız, mkemmel olandır. İnsan sınırlıdır ve yanılabilir. Mkemmel olmayan bir yaratık kendi kendisini yaratamaz. Var olma dşncesi Tanrısaldır. İnsan ancak Tanrı'nın tezahrlerini kavrayabilir. İnsan bir bedenle btnleşmiş ruhtur. Beden de doğadaki diğer nesneler gibi mekanik olarak dzenlenmiş maddeden başka bir şey değildir. Descartes, tanrısal olan ile insansal olan bilgi arasına ayrım koyarak laik dşncenin gelişmesine nayak o

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
John Locke

John Locke (1632-1704) Locke'a gre, tr bilgi vardır; ilki sezgisel bilgi olup bunun kesinliğinden şphe etmeyiz. İkincisi ispata dayanan bilgidir; bunda da bir sezgiden hareket edilip sezgiler zinciri kurularak ve gzleme dayanılarak bilgiye ulaşılır. Ancak bu bilgide, sezgiler zincirini kurmak kolay bir iş olmayıp, sezgiden emin olduğumuz halde, bağlantıyı yanlış kurmak mmkndr. ncs ise duyusal bilgidir. Locke'un İnsanın Anlama Yetisi zerine Bir Deneme (I960) adlı eserinde dile getirdiği bu dşncelerinin temelindeki esas tez, tm bilgilerimizin deneyle başladığı ve bu deneyle edinilenlerden başka zihinde nceden hibir şeyin bulunmadığıdır. Bilgimizin tm tekillerle başlayıp tmelin bilgisi haline gelir. Locke'a gre insan zihni, bilgilerle dolmadan nce boş bir levha gibidir (Tabula Rasa). Dış

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Edmund Husserl

Edmund Husserl (1859-1938) Husserl'e gre, bilin ve onun karşısındaki zn incelenmesi fenomenolojinin amacı ve metodudur. Bize verilmiş olan zler dış dnyadan ya da kendi i varlığımızdan gelebilir. Bu metot empirik (deneysel) olay ve olguların tesinde bunların zlerini, yani sadece dşncemizdeki varlıklarını kavramak abasıdır. Bu kavrayıştan nceki adım da varlığa ait her trl bilgiyi (gelenekleri, gnlk ve bilimsel bilgileri, n yargıları vb.) paranteze almaktır. Yani sz konusu olan varlığa ait tm bilgileri varlıktan ayrı dşnp varlığı soyutlamalıyız. Tm mevcut bilgileri bir kenara ektikten (paranteze aldıktan) sonra bilin, z doğrudan, aracısız olarak kavrar. Fenomenoloji zellikle varoluşuluk (egsiztansiyalizm) zerinde ok etkili olmuştur. Ancak bu yntem, felsefeyi metaf

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
ÖĞRENME VE BELLEK

ĞRENME VE BELLEK ğrenme, evresiyle etkileşimi sonunda bireyin davranışlarında ortaya ıkan kalıcı davranış değişmesidir. Bu tanıma gre, bir ğrenme durumunun birbirine bağlı ayrı yn bulunmaktadır. Bir kez, ğrenme, bireyin davranışlarında bir değişme yaratmaktadır, ikincisi, davranış değişimi kalıcıdır; ncs ise, bu değişme, bireyin yaşantısının ya da bir başka deyişle, onun evresiyle etkileşiminin bir sonucudur. Buna gre, etkili ğrenme sreci, bireydeki davranış değişmesinin kalıcı olmasını ngrmektedir. ğrenmeyi etkileyen pek ok değişken vardır. Bireyin beden- Zihinsel , duygusal ve sosyal aıdan ğrenmeye hazır bulunmasının ğrenme amacı, bunun iin gdlenmesi, ğrenilecek ieriğin birey iin ğrenilebilir zellik taşıması, uygu

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Hayvan Hikayeleri

Hayvan Hikayeleri - Ne kadar ykseğe zıplayabilirsiniz? Fireleri eğitmeye alışanlar bir ynyle garip, bir tarafıyla da akla yatkın bir şey gzlemlediler. st kapalı bir kutuya koyulan pireler zıplayıp tekrar tekrar kutunun tavanına arpıyorlardı. Fakat bir mddet sonra ilgin bir şey oluyordu. Pireler zıplamaya devam ediyor, ama bu defa tepeye vuracak kadar ykseğe zıplamıyorlardı. Belli ki, tavana vurduklarında canlarının yanması onlan bundan alıkoyuyordu.. İşin ilgin tarafı işte burada başlıyordu. Kutunun stndeki tavan kaldınldığında pireler zıplamaya yine devam ediyorlardı. Ama hibir zaman kutunun dışına atlamaya alışmıyorlardı. nk isteseler de atlayamıyorlardı. Bunun nedeni ise basitti: kendi kendilerini daha ykseğe zıplaya-mayacaklanna şartlandırmışlardı. Ama bir mddet sonra, şartlandırmadan vazgetiklerinde is

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Hayvan Öyküleri - Öbür taraf

Kendisini muayene iin evine gelen doktor tam odadan ıkmak zereyken, hastası ona şyle dedi: Doktor! lmden ok korkuyorum. Bana, br tarafta beni ne bekliyor, orada ne var, anlatır mısın? Doktor gayet sakin bir sesle Bilmiyorum diye cevapladı bu soruyu. Bilmiyor musun? Sen ki, dindar birisi olarak tanınıyorsun ve br tarafta ne olduğunu bilmiyorsun, yle mi? Doktor, o sırada kapının kolunu tutuyordu. Kapının br tarafından gelen seslerden bir şeyin kapıyı tırmıkladığı ve ve ieri girmek iin sabırsızca sesler ıkardığı duyuluyordu. O kapıyı aar amaz ieriye bir kpek atıldı ve mutlulukla doktorun zerine sıradı. Hastasına dnen doktor Kpeği grdn m?

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Çocuk Öyküleri

ocuk ykleri - Avucun iindeki taş ocuk sayılabilecek kadar kk yaştaki bir gen, değerli taşlara ilgi duyuyordu, bu yzden mcevher ustası olmaya karar verdi. Bu mesleği yapacaksam, iyi bir mcevher ustası olmalıyım diye dşnerek lkedeki en iyi mcevher ustasını aramaya başladı. Sonunda buldu; yanına vardı, bir sre bekledikten sonra usta tarafından kabul edildi. Anlat, dinliyorum dedi usta. Gen anlatmaya başladı, taşlara ilgi duyduğunu ve iyi bir mcevher ustası olmaya karar verdiğini heyecanla anlattı. Yaşlı usta sesini ıkarmadan gen adamı dinledi, szleri bitince de ona bir taş uzattı, Bu bir yeşim taşıdır dedikten sonra gencin avucuna taşı bıraktı ve eliyle gencin avucunu kapattı. Avucunu aynen byle kapalı tut ve bir yıl boyunca hi ama. Bir

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
GELİŞİM PSİKOLOJİSİ

GELIŞİM PSİKOLOJİSİNİN KULLANDIĞI YNTEMLER 1. Deneysel Yntem: (Determinizm, neden sonu ilişkileri.) 2. Betimsel Yntem: Gzlem (doğal, sistematik, kesit alma, boylamsal, i, dış gzlem.) 3. Korelasyonel Yntem: Değişkenler arasındaki karşılıklı ilişkilerin belirlenmesi. BilgiNotu/ Gelişim psikolojisi bireylere ilişkin ortak zellikleri ve bireysel farklılıklara ilişkin verileri toplar. Bununla birlikte insan gelişiminin değişik evrelerindeki davranışları betimlemeye alışırken aynı zamanda bu gelişimin hangi ilkelere bağlı olarak gerekleştiğini inceler. Bireylerin zellikleri Bireysel farklılıklar gelişimi etkileyen temel faktrlerden birisidir. Ortak zellikler: Bireylerin yaşamları boyunca geirdikleri ortak bedensel, duygusal, zihinsel, sosyal gelişim zellikleridir. Ortak zelliklere ili

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
ÖRGÜN EĞİTİM - YAYGIN EĞİTİM

RGN EĞİTİM - YAYGIN EĞİTİM Uzun sreli Kısa sreli Belirli yaş grupları ğrencilerin yaşlarına gre gruplandırılmaması (heterojen) Zorunlu (ilkğretim) İhtiya duyulduka yapılması eşitli dersler ve konular Belli konularla sınırlandırılması Diploma verilmesi Sertifika, belge verilmesi 2. ĞRETİM Eğitim srecinin okullarda amalı, planlı ve programlı olarak yrtlen kısmına ğretim denir. ğrencilerin belirli davranışları kazanabilmesi iin dzenlenen planlı etkinlikler srecidir. ğretim, hedefe ve ğrenciye ynelik olmalıdır. ğretim ile NASIL? sorusuna yanıt aranır. ğretim; amalı, plnlı,

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Aristoteles

Aristoteles (M 384-322) Aristoteles'e gre, var olanların yansısı dşncelerdir, tek tek var olanlardan bunlara ilişkin dşncelere (tmele) varılır. Dşncenin doğru olması var olana uygun olması demektir. Fiziksel dnyanın keşfinde, bilimin grevini ve bilimsel yntemin tanımını filozofun mantık kitabı Organon'daki kavramlardan anlayabiliriz. Filozofa gre idea, tmel; gerek varlıktır ve oluşun nedenidir. Algılanan tek tek şeyler tmel ile tmele dayanarak kavranmalı veya aıklanmalıdır. Bilimin yapacağı iş; kavram olarak bilinen tmelden tekilin (algılananın) nasıl sonu olarak ıktığını gstermektir. te yandan tmel, bilimsel tanıtlamanın da temelidir. Tanıtlama, bir iddianın doğruluğu iin bir dayanak bir kanıt gstermektir. Bu dayanak da ancak, tekilin bağlı olduğu tmelde bulunabilir. Tmele dayanarak tekili kav

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Ludwig Wittgenstein

Ludwig wittgenstein (1889-1951) Mantıksal pozitivizm ya da mantıksal empirizmin gelişimine etkisi olan VVitgeİnstein, en nemli eseri olan Tractatus'ta anlamı ortaya ıkarmak ve daha aık hle getirmek amacıyla dilin mantıksal yapısını belirlemeye alışır. Ona gre felsefe dili sınıflandırma ve sadeleştirme abasıdır.Dil, anlamlı cmlelerle resmettiğimiz bir gereklik teorisidir. Dilin mantıksal yapısının felsefe yntemiyle araştırabilmesi iin cmlelerimizin analitik ya da sentetik aıdan doğru olarak belirlenmesi gerekir. ifadelerimiz bu kategorilere sokulamazsa yalnızca duygusal ya da kişisel tercihlere dayanan istekleri dile getirirler, DERLEYEN... (EDİTR) İletişim:bilgi@gencogrenci.com

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
William James

William James (1842-1910) Amerikalı filozof James (Ceymıs)'e gre bilgilenmede ilk nesnelere, ilkelere ve kategorilere değil son nesnelere, sonulara ve rnlere ynelmek gereklidir. Dnya biricik bir varlıktan değil bireylerden oluşur. Dnyayla ilgili bir teori İnsan yaşamıyla ilgili bir ok konuyu gz ardı ederek kesin sonulu yanıtlara ulaşıyorsa reddedilmelidir, nk bu dogmatik bir teoridir. Pragmatizm İse hibir dogması olmayan yalnızca yaşamı ve insanın eylemlerini l alan bir ğreti olup bu kuram erevesinde gereklik ve doğruluk insanın dşncelerinden, eylemlerinden bağımsız değildir. James, bir yntem olan pragmatizmin insan yaşamının bir amacı olduğunu ve bu amacın da ncelikle eyleme (pratiğe) dayandığını ileri srer. Ona gre, doğrunun biricik lt başarıdır;

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
John Dewey

John Dewey (1859-1952) Pragmatizmin ve bilimsel yntemin ğretilmesinin en etkili savunucularından biri olan John Dewey (jon Dvi)'ye gre bilimsel yntem, teoriler ve dşnceleri ifade eden biimlerin oluşmasını kolaylaştıran akıl yrtme srelerinin sistematikleştirilmesinden oluşur. Bu sistematik sreler; analiz, sentez, karşılaştırmalar ve deneysel faaliyetleri ierir. Bilginin yararlı olması onu doğru kılar, aynı zamanda doğru bilgiler yararlıdır. Eğitimde aktivite ilkesini ve bilimsel dşnme yntemini VVilliam James temel alan fonksiyonalist akımın temsilcilerinden olan Devvey, aktivite programı kavramını ilk kez 1896 yılında Şikago Laboratuvar okulunda kullanmıştır. Ona gre, ğrenmeyi sağlayan ana unsurlardan biri olan problem zme, bilimsel yntemin de zelliklerindendir. İnsandaki drt drt &

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Hans Reichenbach

Hans Reichenbach (1891-1953) Bilimi aıklamak iin bilim dilini zmlemeye alışan Reichenbach Bilimsel Felsefenin Doğuşu adlı eserinde şu dşnceleri ortaya koyar; simgesel mantık dediktif (tmdengelimli) mantıktır, konu edindiği dşnce işlemleri arasında mantıksal zorunluluk vardır. Empirik bilim bu mantığın yanı sıra indktif (tmevarımiı) mantığı da kullanır. İndktif mantığı diğerinden ayıran zellik, ulaştığı sonucun ncllerde saklı olmamasıdır. rneğin, gzlediğimiz kargaların hepsinin siyah olmasına dayanarak tm kargaların siyah olduğu sonucuna gidebiliriz; ancak bu sonu ncl aşar, nk ncl doğru, sonu yanlış olabilir ve bu zelliği ile indksiyon n deyisel bilginin bir aracıdır. Bir teorinin doğrulanması teoriden olgulara giden ıkarıma değil, tam tersin

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
 Platon'un Mağara Benzetmesi

Platon'un Mağara Benzetmesi Sokrates: İnsan denen yaratığı eğitimle aydınlanmış ve aydınlanmamış olarak dşn, bunu şyle bir benzetmeyle anlatayım; yeraltında mağaramsı bir yer ve iinde insanlar var. nde boydan boya ışığa aılan bir giriş.... İnsanlar ocukluklarından beri ayaklarından, boyunlarından zincire vurulmuş, bu mağarada yaşıyorlar. Ne kımıldanabiliyor ne de burunlarının ucundan başka bir yer grebiliyorlar; kafalarını bile oynatamıyorlar. Yksek bir yerde yakılmış bir ateş parıldıyor arkalarında, Mahpuslarla ateş arasında dimdik bir yol var. Bu yol boyunca alak bir duvar, hani şu kukla oynatanların seyircilerle kendi arasına koydukları ve stnde marifetlerini gsterdikleri blme var ya, onun gibi bir duvar... Bu alak duvar arkasında insanlar dşn. Ellerinde trl trl aralar taştan, tahtadan yapılmış; insana, hayvana ve d

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
 Siyaset Sanatı

Siyaset Sanatı Apollodoros'un oğlu olan Hippokrates, devlette nemli bir grev almak iin siyaset sanatını ğrenmek istemektedir; bu sanatı ona ğretmesi iin Sokrates, Hippokrates'i, Protagoras'a gtrr. Fakat, Sokrates, bu bilimin ve dolayısıyla siyasetle ilgili erdemlerin ğretilebileceğine inanmamaktadır. Protagoras da Sokrates'in bu inancını değiştirmek ve erdemlerin ğretilebileceğine ikna etmek ister. Dinleyicilere erdemlerin ğretilebileceğini bir mitosla mı yoksa 'logosla mı temellendirmesini istediklerini sorar ve tercih ona bırakılınca, şu mitosu anlatır: Bir zamanlar tanrılar vardı, ama lml trler henz yaratılmamıştı. Yaratılmaları iin kaderin saptadığı an gelince, tanrılar onları toprak, ateş ve bu ikisiyle karışabilen maddelerle yer altında şekillendirdiler. Gn ışığına ıkarılacakları an yaklaşınca, Prometheus ile Epimetheus'u h

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
Türk ve Batı Sanatı Etkileşim Tarihi

Trk ve Batı Sanatı Etkileşim Tarihi Tarihsel gelişim sreci iinde tm toplumlar birbirlerinden bir şekilde etkilenmişlerdir. Toplumların sanat etkinliklerini ekonomik, politik, ahlaksal ve kltrel yaşamları etkiler. Ayrıca sanat dolaysız olarak başkalarına aktarılma zelliğine sahiptir. Sanatlar hareket ve etki yaratan etkinliklerdir. Bu taşma ve etkileme hli salt sanatılar zerinde değil sanatların birbiri zerinde de grlr. Bu bağlamda Trk sanatının batı ile olan ilişkisine baktığımızda başlangıta Trk sanatının Batı sanatını etkilediğini ancak 18. yzyıldan itibaren ise Batı sanatının Trk sanatı zerinde ok geniş boyutlu etkilerinin varlığından sz edilebilir. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u almasından sonra başta Venedik olmak zere batı ile kltrel ilişkilerinde ilk kıpırtılar grlmeye başlamıştır. Fa

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
 Felsefe Bilgisi

Felsefe Bilgisi Grdğmz tm bilgi alanları, varlığı paralayarak obje edindikleri varlığa ilişkin doğru bilgilere ulaşmaya alışmaktadır. Felsefe ise mevcut tm bilgi alanlarına projeksiyon tutarak onların bilgi alanlarını, yntemlerini tanımlar. Her trl bilgiyi sorgular, eleştirir. Bu nedenle felsefenin son sz syleyen bilgiler st bir bilgi (bir st dil) olduğunu syleyebiliriz. Felsefe; her trl bilgiyi, olayı, olguyu obje edinebilir ve bunlar zerinde mantıksal, kavramsal zmleme yapar. Felsefe, hep bir yolda oluştur, ama bu yolda oluş, bir yolda kalış, hedefe ulaşamama anlamında olmayıp dşncenin, var olanların bilgisine ulaşmak iin metotlu, araştırıcı, şpheci, sorgulayıcı bir dşnme sreci izlemesidir. Felsefe nelik bilgisi (kavramsal, zsel bilgi) verir; şeyl

Eklenme Tarihi: 2012-03-09
Kategori: Kişisel Gelişim  
David Hume

David Hume (1711-1776) Empirizmin diğer nemli temsilcisi olan Hume, bilgilerimizin deneyimlere dayandığını, doğuştan bilgilerin olmadığını syleyerek rasyonalizmi ve nedensellik ilkesini eleştirir. Nedensellik ilkesine gre Her şeyin bir nedeni vardır ve belirli şartlar altında aynı nedenler aynı sonuları doğururlar. ve bu ilke dşncenin ve bilimsel aıklamaların dayandığı apaık ilke olarak kabul edilir, iki olay arasında byle bir nedensellik ilişkisi olduğunu nereden bildiğimizi, bu ilkenin kesinliğinin nereden geldiğini araştıran Hume'a gre, bu ilkeyi deneyden nce, yani apriori olarak bilemeyiz, yani herhangi bir nedenin iinden sonucunu (etkisini) ıkarmamız mmkn değildir (Apriori nerme; doğru ya da yanlış olduğu deneye başvurulmadan, tecrbeden bağımsız olarak bilinen nerme. Aposteriori nerme; doğruluk ya da yanlışlığına deneye başvu

Gösterilen Makale 961-980 (Toplam Makale 1197)
Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 - 42 - 43 - 44 - 45 - 46 - 47 - 48 - 49 - 50 - 51 - 52 - 53 - 54 - 55 - 56 - 57 - 58 - 59 - 60