Hızlı Okuma Teknikleri

Okuma esnasında göz metin üzerinde soldan sağa doğru kayar; her kelime üzerinde duraklar. Bu duraklamalar esnasında aynı bir fotoğraf makinesi gibi gördüğü kelimenin resmini çekip beyne gönderir; beyin de daha önceden öğrenmiş olduğu bu sembolleri deşifre eder bir araya getirir ve fikre ulaşır.Metinde yazılmış olan bilgileri algılayıp,değerlendirip.depo etmeye çalışır.Bu bilgileri daha önce öğrenilip depo edilmiş bilgilere entegre etmeye çalışır.

Hızlı Okuma tekniği çeşitli göz egzersizleri vasıtasıyla göz algılama kapasitesini ve duraklama esnasında gözün okuma alanını geliştirme temeline dayanmaktadır. Eğitim neticesinde okuma ve anlama hızları 0-400 oranında yükselirBu uygulamalar gözün okuma kapasitesiyle birlikte,gözün görme kaabiliyetlerini de artırır.

Haliyle Hızlı Okuma tekniği metnin sadece belirli bölümlerine bakarak uygulanan bir göz gezdirme ya da çapraz okuma yöntemi değildir. Metnin tümünü daha doğru bir odaklanma ve daha hızlı bir algılama ile okumaktır.Bu hızlı okuma teknikleri uzun araştırmalar sonucu doğrulanmış ve sistematik hale getirilmiş tekniklerdir.

Hızlı Okuma ne zaman ortaya çıkmış?
 
İkinci dünya savaşı sırasında Luftwafe (Alman Hava Kuvvetleri) Londra semalarında dolaşıp bomba yağdırırken İngilizler pilotlarının ve kulelerde bekleyen gözcülerinin reksiyon kabiliyetlerini artırmak istediler. Ohio Üniversitesi’nden Dr. Renshaw’ın geliştirdiği ‘takistoskop’ aletiyle subaylar talim edildi. Göz algılama hızını geliştiren bu aletin merceği saniyenin 25 50’si ve 100’ü hızlarda resim ve şekiller gösteriyordu. İlk başta hiçbirşey algılayamayan subaylar zamanla resim ve şekilleri çok net bir şekilde görmeye başladılar.Hızlı okuma teknikleri uzun araştırmalar sonucu test edilmiş uygulamalar bütünüdür.Bu eğitimi aldıktan sonra ,bambaşka bir bakış açısına sahip olacaksınız.Rafta gördüğünüz her kitabı okumak isteyeceksiniz.Okuma isteğiniz tavan yapacaktır.

Kitap okurken yorulmayacağınız için canınız da sıkılmayacaktır.  Zaman içerisinde bilgi birikiminin sizi nerelere taşıyacağını hayal bile etmek zordur.Çalıştığınız işyerinde mesai arkadaşlarınızdan arayı ne kadar açtığınızı herkes farkedecektir.
 
Nasıl egzersiz sonucu bir atletin bacak kasları gelişiyor ve daha hızlı koşabiliyor ise aynı mantıkla göz algılama kapasitesinin de artabildiği ortaya çıktı. Savaş sonrası teknik ABD’de okumaya uyarlandı. Resim yerine kelimelerle yapılan takistoskop çalışmaları ile beynin kelimeleri hızlı bir şekilde algılaması ve neticesinde hızlı okuması sağlandı.Gözlerin bu hareketleri sadece okumada değil,etrafı ve cisimleri görmede de sizlere çok yardımı olacaktır.Daha önce farkedemediğiniz bir çok ayrıntıyı farkedeceksiniz.

Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan 1960’lı yıllarda NY Columbia Üniversitesi’nde konu üzerinde çalıştı ve ABD’de açtığı 128 Uni-Teq okulunun beşinde Hızlı Okuma kursları düzenledi. Daha sonra 1980’li yılların başında tekniği Türkiye’ye getirdi.

1. OKUMA HIZINI ENGELLEYEN ANLAMAYI AZALTAN NEDENLERİ (YANLIŞ OKUMA ALIŞKANLIKLARINI) ORTADAN KALDIRIN
 
Sesli Okuma: İlkokul çağlarında daha iyi anlamamıza yardımcı olacağını zannederek geliştirdiğimiz ve okuma hızını önemli derecede yavaşlatan bir unsurdur. Ortalama konuşma hızı 200 kelime kadardır. Sesli okuduğumuz zaman kendimizi bu limite sınırlandırmış olur ve bu hızın üstüne çıkamayız. Oysa okuduğumuzu anlamak için kelimeleri dil ve kulak yollarından geçirerek beyine göndermemize gerek yoktur. Göz çektiği fotoğrafları dilimizden yüzlerce defa süratli olarak beyine göndermekte ve beyin almaktadır. Sesli okuduğumuz zaman 200 kelime 1 dakikayla sınırlandığı için okuma hızımız çok daha hızlı olan beyin kapasitemize yetişememekte arta kalan beyin kapasetimiz boşluğu başka düşüncelerle doldurmaya çalıştığından konsantrasyonumuz ve okuma etkinliğimiz azalmaktadır.HALBUKİ HIZLI OKUMADA Beyin okadar boş kalamayacağı için bu tür gereksiz zaman kayıpları oluşmamaktadır.Motivasyon bozulmadan okuma tamamlanmaktadır.

İçinden sesli okumakda bir okuma türüdür. Her ne kadar bunda dudaklarımız kelimeleri tek tek telaffuz etmiyor ise de  ses tellerimiz kımıldıyor ve okuma hızımızı 500 kelime/ 1 dakikayla sınırlıyoruz. Bunu önlemek için uzmanlar okurken çiklet çiğnemeyi öneriyorlar.(Gözle görme alışkanlığı edinene kadar) Okurken çiklet çiğneme temponuz hiç değişmezse bu yanlış alışkanlığı yenebilir ve gözle okumaya başlayabilirsiniz.Hızlı okuma kurslarında bütün bu tekniklerin uygulamaları yapılmaktadır.

Kelime kelime okumak da okumayı yavaşlatan nedenlerden biridir. Başka dillerde de Türkçe´de de cümle yapılarında anlam bir kaç kelimede toplanmıştır. Diğer kelimeler onları düzenli bir cümle halinde birleştirmek için kullanılmıştır. Ve gibi ile için v.s. gibi sıksık tekrarlanan ve okuduğumuzu anlamamıza büyük katkısı olmayan bu kelimeleri her seferinde okumak bize büyük zaman kaybettirir. Başlangıçta hangi kelimelerin gereksiz olduğunu doğru tespit ederek okumadan atlamakta büyük güçlük çekecek ama zamanla bu konuda da yetenek ğeliştirerek 300 kelimelik bir yazının 100 kelimesini okuyarak anlayabilirsiniz.Her yazıda muhtemelen bu kadar tekrarlanmış kelime bulunmaktadır.Bize zaman kaybettiren bütün unsurları dikkate almalıyız.

Hızlı okursak anlayamayacağımızı zannetmek ,okumamızı en fazla yavaşlatan en önemli psikolojik etken ve yaygın olan yanlış bir kanıdır. Kağnı arabaları satte 3-5 kilometreden hızlı gidemezdi. Otomobil bu hızı 100- 200 kilometreye çıkardı. Eskiden insanlar bu hızlara ulaşılabileceğini düşünmezlerdi. Biz de bu gün, yarın kabulleneceğimiz gelişmelere inanmıyor ve direnç gösteriyoruz. Dakikada 6000 kelime okuyarak 13 yaşında üniversiteye giren Mariel Aragon dakikada 2500 kelime okuyarak A.B. D.´yi yöneten John Kennedy hızlı okuyarak da daha iyi ve daha çok anlama yapılabileceğinin kanıtlarıdır.Türkiyede de bu konuda eğitim almış onbinlerce insan bizim sözlerimizi doğrulayacaktır.bu insanlardan birkaçı sizin çevrenizdede bulunabilir.

Öyleyse bu şartlanmayı bir kenara bırakarak okuma hızınızı arttırın. Anlama hızınız başlangıçta düşecek ama hızınız arttıkça eski derecenizi yakalayıp geçecek daha iyi anlayacaksınız.Bu konuda hiç şüpheniz olmasın.

Geri dönmek; bize en fazla zaman kaybettiren alışkanlık. Konsantrasyon eksikliğinden olur. Geri dönme imkanımız olduğu sürece de konsantrasyonumuz azalır. Öncelikle kendinize geri dönmeyi yasaklamalısınız. Geri dönme şansınızın olmaması konsantrasyonunuzu arttırır. Başlangıçta bazı paragrafları anlayamadığınızı hissedeceksiniz. Endişelenmeyin ve geri dönmeyin. Kendinize "Bugüne kadar geri dönerek okuduğum her paragrafı anladım mı? Şimdi hatırlıyor muyum?" diye sorun . Umarız cevabınız endişelerinizi yatıştırır.Kendi kendizi yenmeye başlarsanız bu işi kolayca başarırsınız.Aynı zamanda kendinizi de aşmış olursunuz.

Göz eğitimsizliği; gözün satırlar üzerinde düzenli hareket edememesidir. Okuma eğitimini  sağlam bir şekilde alamayan bir göz satırlar üzerinde gezinir durur. Sıçramalar ve duraklamalar düzenli olmaz. Kişi sık sık geri dönüşler yapar. Bu nedenle de satırdaki düşünceleri birbirlerine bağlayarak bütünleştirip anlamlandırmada zorlanır. Bunun için gözü sürat ve çabukluk kazandırıcı bazı yardımcılarla eğitmek gerekir. Örneğin bir vasıtada giderken ilanları okuyarak ve varsa videoda 2-3 kat hızlandırılmış alt yazılı filimleri seyrederek küçük göz egzersizleri yapabilirsiniz. Başlangıçta yoğun kontrasyon nedeni ile başınız ağrıyacak  ama bir süre sonra alışacaksınız. Alt yazılı bir filmi normal hızında seyrettiğinizde size çok yavaş gelecek ve canınız sıkılacaktır.Hızlı okumaya alışınca bir daha yavaş okumaya dönmek istemeyeceksiniz.

Pasif okumak; okuyacağınız yazıya zihninizi yönlendirmeden anafikri, yazının konusunu , yazarın düşünce ve olaylara bakış biçimini ,üslubunu anlamadan yapılan okumadır. Yazıyı ne amaçla okuduğunuzu bilmeden yapılan okumalar okuma hızını düşürür. Dikkat yoğunlaşması olmadığı için de anlama olayı oluşmaz. O nedenle önce okunacak konuyu niçin okuyacağınızı belirlemeniz gerekir. Sonra bir ön okuma yaparak sorular belirlemek soruları yanıtlamak için tekrar dikkatinizi yoğunlaştırarak yeniden okumak etkili okumayı sağlar.Kitabın içeriğine bir göz atarak ,kitabın bütünü hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz.Önsöz bölümü ve içindekiler bölümleri enaz okunan,halbuki ilk önce okunması gereken bölümlerdir.Size kitabın bütünü hakkında bir fikir verirler.

Bilgi ve kültür düzeyi eksikliği; okuma hızınızı yavaşlatan en önemil nedenlerden biridir. Yeni edinilmek istenen bilgilerin iyi kavranabilmesi daha önce o konu ile ilgili kavramların kazanılmış olmasına bağlıdır. Hiç temel bilgimizin olmadığı bir konuyu anlamak çok zordur. Temel olmadan inşaat yapılmaz. Yani bilgi ve kültür eksikliği okunacak konunun anlaşılmasını zorlaştırdığı için okuma hızı da düşer. Bunun için parçada geçen anlamını bilmediğiniz kelimelerin anlamını öğrendikten sonra dikkatle okumanız anlamanızı kolaylaştırır.İnsanlar haklarında hiçbirsey bilmedikleri bir konuyu hemen anlayıp,anlamlandıramazlar.Anlayabilmek için defalarca okumaları gerekebilir.

Okumanın ne anlama geldiğini iyi bilin; Okumak yalnızca sözcük kümeleri görmek değildir. Okumak yazarla aktif bir söyleşi şeklinde sürdürülen zihinsel bir süreçtir. Bu anlamda okuyabilmek için görmenin ötesinde zihinsel beceriler gereklidir. Bu zihinsel beceriler de öğrenme yolu ile gerçekleştirilebilir.

Örneğin bir metne bir bakışta en fazla iki- üç sözcük algılayabilen bir okuyucu belirli bir eğitim programı sonucunda bir bakışta cümlenin ya da paragrafın tümünü algılayabilir hale gelir. Yine öğrenme sonucunda sürekli olarak her okuma çabasında yazarla aktif bir söyleşi içinde yazarın görüşlerini açığa çıkarmayı öğrenerek etkin bir okuyucu olabilir.Bu tamamen okuyucunun okuma hedeflerine bağlıdır.

Okumanın gerçek amacı, anlamı çabuk ve doğru kavramaktır. Bu okumanın geliştirilmesi için etkili okumanın temeli olan hız, kavrama ve bellek arasında bağ kurulmasını gerektirir. Okumada kavrama ile hız arasında yakın bir ilişkinin varlığı kabul edilmekte kavramaya ilişkin becerilerin arttırılması hızlı okuma ile olası görülmektedir.Hızlı okuma kurslarında,hızlı okuma ile birlikte hızlı anlamave kavrama kuralları da öğretilmektedir.Bunlarla ilgili olarak yeterince pratik yaptırılmaktadır.

HIZLI OKUMA

Hızlı okuma için;  okuma yanlışlarımızı düzelterek kendimizi hazırladık. Şimdi de hızlı okuma yöntemlerine geçmeden önce düşünce olarak atmamız gereken adımlar var.Beyin olarak ta kendimizi hızlı okumaya hazırlamalıyız.
 
a- Gözlerimizle aklımızı birlikte çalışmaya alıştırmak .Gördüklerimizi,gördüğümüz anda beyne iletmek ve hemen onu anlamlandırmak.
 
b- Bir metinde her sözcüğü okumak zorunda olmadığımıza inanmak.Anlam bütünlüğünü sağlayan kelimeleri okuyarak zaman kaybettiğimizi anlamak.Bu anlaşılıp uygulandığında okuma hızımız hemen birkaç katına çıkıverecektir.
 
c- Her metinin ya da kitabın aynı değerde olmadığını kabul etmek. Yani bazılarının zor bazılarının kolay olduğunu bilmek.Hepsi için aynı kuralların geçerli olmadığını peşinen kabul etmek.
 
d- Okuyacağınız her metin ve kitapta amaçlarınızın farklı olduğunu kabul etmek okuma hızınızı da buna göre ayarlamak gerektiğini bilmek.Her kitabı hakettiği şekilde okumak. 


Ücretsiz ön görüşme yapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır.


Hızlı Okuma eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi için :


İzmir’deki Hızlı Okuma eğitimlerimiz için 0(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.

İzmir’deki Karşıyaka Hızlı Okuma eğitimlerimiz için 0(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Karşıyaka Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Antalya’daki  Hızlı Okuma eğitimlerimiz için 0 242 323 73 15 yada  0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Antalya Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Muğla’daki  Hızlı Okuma eğitimlerimiz    0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Muğla Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Denizli deki Hızlı Okuma eğitimlerimiz    0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Denizli Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :hızlı okuma egzersizleri - hızlı okuma teknikleri nelerdir -

Yorumlar