Çocuk Eğitimi(Evladım Odanı Dağıt!)

Evladım Odanı Dağıt! Çocuklarımızın düzenli ve titiz olmalarını umut ederiz çoğu zaman. Çünkü düzenli ve tertipli olmanın kişiye huzur, dağınık olmanın ise zarar vereceğinizi düşünürüz.
Gerçekten böyle midir peki? Bizler anne-babalarımızdan dağınık olmanın kötü bir şey olduğunu öğrendik ve çocuklarımıza da aynı şeyleri öğretiyoruz. Kendinize sorun lütfen. Bildiğiniz her şey her zaman doğru mudur? Yıllarca portakalı C vitamini deposu olarak bildik. Hasta olduklarında çocuklarımıza bol bol portakal yedirdik. Sağlıklı olmaları için portakal suyu içirdik. Sonra bilim dünyası portakaldaki C vitamininin çoğunun, bizim yemeyip attığımız kabuğunda olduğunu ve bir soğanın portakaldan çok daha fazla C vitamini içerdiğini açıkladı.
Her insanın ağırlıklı olarak kullandığı algı kanalları vardır. Algı kanalları bizim dünyayı ve bilgileri algılayış ve depolayış şeklimizdir. Algı kanalı görsel olan bir insan, bilgileri zihnine görüntüler yoluyla kaydeder. Şemalarla, resimlerle, filmlerle daha kolay öğrenir. Algı kanalı işitsel olan bir insansa, duyarak algılar. Sesler ve sözcüklerin vurgusuyla zihnine kayıt yapar. Duyarak öğrenmek onlar için en kalıcı olandır. Dokunsal insanlarsa, hisler yoluyla bilgileri anlamlandırır. Dokunarak ve yaparak-yaşayarak öğrenirler. Sadece görmek ya da duymak onlar için yeterli değildir. Bazı insanlarsa günlük yaşamı görsel olarak algılasalar da, öğrenme konusunda dokunsal olabilirler.
Görsel insanlar genelde titiz ve düzenli insanlardır. Sadece yaşadıkları ortamın değil, kendi görünümlerinin de düzenli ve uyumlu olmasını isterler. Dokunsal insanlarda ise dağınık olma eğilimi vardır. İşitsel insanlarda bu anlamda kesin bir ayrım yoktur. Aslında hepimiz doğuştan bu üç algı kanalına da eşit olarak sahibizdir. Ama yaşadığımız çevre ve kültür birinin ağır basmasına sebep olur.

Algı Kanalına Uygun Bir Çalışma Düzeni

Çocuğunuz görselse masası düzenli ve her şey yerli yerindeyken rahat çalışacaktır. Ama dokunsal ise dağınık bir masada daha kolay çalışacak ve daha hızlı öğrenecektir. Dokunsal bir çocuğun masasını toplayarak çalışmaya zorlamanız, onun çalışma isteğini zayıflatacağı gibi öğrenmesine de engel olacaktır.
Birçok anne-baba dağınıklık içinde çalışan çocuklarını uyardıklarında, çocuk “Ama ben böyle daha rahat çalışıyorum.” diye tepki verir. Bu durumda anne-baba ona dağınıklığın zararlı olduğunu ve çalışmasına engel olacağını anlatmaya çalışır. Bu şekilde dağınık bir masada ders çalışan çocuğunuzu, masasını toplayarak çalışmaya yönlendirmeniz, hasta olduğunda C vitamini alsın diye portakal yedirmenize benzer. Çünkü o dokunsaldır ve gerçekten de dağınık bir masada daha rahat çalışmaktadır.
    Bu elbette ki çocuğunuzun dağınıklığına bir sınırlandırma getirmeyeceğiniz anlamına gelmez. Siz düzenli bir ortamda yaşamaktan zevk alırken, onun evi dağıtmasına müsaade etmeniz beklenemez. Her yeri istediği gibi dağıtmasına izin vermeniz, size zarar verecek ve sizi rahatsız edecektir.
Yapmanız gereken, onunla bir anlaşma yaparak evin bir odasının ya da ona ait olan köşesini dağıtmasına karışmamanızdır. Özellikle de dağınık bir masada çalışmak istiyorsa bunu değiştirmeye çalışmamanızdır. Çünkü size göre doğru olan, çocuğunuzun algı kanalına göre doğru olacak demek değildir. O dağınık masasında aradığını bulabilmekte ve daha verimli çalışabilmektedir. Onun odasının ya da masasının dağınıklığı sizi rahatsız ediyorsa onun iyiliği için buna göz yummanız daha yerinde olacaktır. Çocuğunuzun masası ya da odası dağınıksa; bırakın dağınık kalsın..
Zeynep Müge Kasaroğlu
İletişim:bilgi@gencogrenci.com


 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : kişisel gelişim - bireysel başarı - çocuk - eğitim - anne - baba - cocuk - cocuk oyunları - okul öncesi eğitim - cocuk eğitimi - kişisel başarı - bireysel gelişim - -

Yorumlar