Üstün Dökmenin Yazıları

Midye kabukları küçük şeylerdir. Çocukken ilgimi çekerdi; biriktirirdim. Bir midye kabuğu koleksiyonum vardı. Yetişkin
olduğumda, kumsallarda güzel renkli olanları elime alıp ilgiyle bakmaya devam ettim. Ama birkaç yıl öncesine kadar, o küçük midye kabuklarının içlerinde büyük bir matematik taşıdığını bilmiyordum.

Midye kabuklarındaki helezonu dikdörtgenler içine yerleştirdiğiniz zaman, Fibonacci dizisine uygun bir yapı ortaya çıkıyormuş. Fibonacci dizisi 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34... şeklindedir. (Yani dizideki her sayı, kendinden önceki iki sayının toplamıdır.) Midye kabuğu, belki insan kulağı, bu diziyi barındıran bir yapıya sahip.

Ayçiçeklerinin/günebakanların tanelerinin sıralanışı, ağaçların fidan verme, güllerin budanma düzenleri, hatta eni--boyu zarif altın oranlı dikdörtgen, midye kabukları gibi Fibonacci dizisini barındırıyormuş içinde.

Bir midye kabuğu veya bir ayçiçeği küçük bir şeydir. Sayıların 1, 2, 3, 5, 8... diye peş peşe yazılması da bir bakıma küçük, önemsiz bir şey sayılabilir. Ama midye kabuklarında ve ayçiçeklerinde bu sayı düzeninin ortaya çıkması, işte bu büyük bir şeydir. Küçük şeylerde, küçük olasılıkların, sürekli bir kesinlikle gözükmesi büyük bir şeydir.

Bir insan parmağı, evrende çok küçük bir şeydir. Ama bir parmak izinin, geçmişteki ve gelecekteki tüm parmak izlerinden farklı olması, işte bu büyük bir şeydir. (Olasılıklar aleminde, küçük olasılıkların mevcudiyeti, bazen ise büyük olasılıkların imkânsızlığı, büyük bir şeydir.)

Eski Yunan Felsefesi, "Arke (arkhe), ana şey nedir?" diye başlamıştı işe. Dünyayı oluşturan ana şey, kimine göre bir
maddeydi, örneğin toprak, hava, ateş, su idi. Kimine göre arke, atomdu. Pythagoras Usta, arkenin sayı olduğunu
söyledi. Ona göre uzayda sayıların dansı vardı; yerde, gökte, müzikte sayıların dansı vardı. Muhteşem bir iddia.
Gerçekten, atomlarda, moleküllerde, galaksilerde, seslerin dalga boylarında, müzikte, sayısal düzenler, matematiksel
tekrarlar var. Midye kabuğunda, fidanlarda sayısal düzenler var. Belki gerçekten de evrende sayılar dans
ediyor; bazen sessiz, bazen müzikle...

Midye Kabukları Üzerine Bir Şiir


Bazen küçük bir şey, bütün bir yaşamımızı gözden geçirmemize yol açabilir. Geçen sene, henüz elinizdeki kitabın kapağı ortada yoktu. Samsun'a konferans vermeye gitmiştim. Sabah otelin önündeki kumsalda yürüyüş yaparken midye kabukları gördüm ve o gün şu şiiri yazdım:

KOLEKSİYONCU

Kıyılar boyunca yürüdün yıllar yılı,

çakıl taşları topladın ve midye kabuklar...

Geçip gitmesin diye günler

çekmecelerde sakladın.

Topladığın onca pul, kibrit, taş, kabuk

bir kıyamet gününde gelip seni bulacaklar;

"İşte!" diyecekler "bizi biriktiren çocuk";

ellerinden öpecekler.

Sanırım bu şiirde, küçük bir midye kabuğundan yola! çıkıp bütün bir yaşamı gözden geçirmiş oldum.

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :üstün dökmen yazıları - üstün dökmenin kitapları - üstün dökmenin sözleri - üstün dökmenin hayatı - üstün dökmenin son kitabı -

Yorumlar